Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgaline sokaklarda tiyatro gösterileri sergileyerek tepki gösteren ve işlenilen savaş suçlarını anlatan Kürt ve Alman gençleri, “işgale karşı herkesin yapabileceği birşeyler var” diyor.

SAİT ÖZTÜRK / HEİLBRONN

Heilbronn’da bir grup Kürt ve Alman genci, TSK-ÖSO çetelerinin Rojava’daki katliamlarını sokak tiyatrosuyla kamuoyuna göstermeye çalışıyor. Oyunlarıyla büyük etki yaratan gençler, herkesi elinden geleni yapmaya çağırdı.

Türk devletinin ÖSO çeteleriyle birlikte Rojava’ya başlattığı işgal saldırıları dört parça Kürdistan kadar dünyada da protesto edildi. Pek çok farklı halktan milyonlarca insan günlerce işgal saldırıları ve katliamlara tepki gösterirken eylemlerin en önemli merkezi Almanya oldu. Almanya’da doğup büyüyen ya da politik sebeplerle göç etmek zorunda kalan gençler de katliamla yüz yüze bırakılan Kürt halkının sesi olmaya çalışıyor. Kürt ve Alman gençleri, sokak tiyatroları, sinevizyon gösterimleri ve farklı eylemlerle insanlara Rojava’da neler yaşandığını anlatmaya çalışıyor.

   

Sokak tiyatrosuyla vahşeti anlatıyorlar

Almanya’nın Heilbronn kentinde de bir grup Kürt ve Alman genci bir araya gelerek haftalık eylem planlaması çıkarıyor. Bu gençlerin eylemleri Alman basınında da yer buldu. Gençlerin son sokak tiyatrosu etrafına yüzlerce insanı toplamış ve Türk devletinin Kürt kadınına dönük vahşetini gözler önüne sermeyi başarmıştı. Birçok Alman’ın ilk kez farkına vardığı Rojava’daki işgale karşı gençlerin çalışmaları sürüyor. Çalışmaları hakkında konuştuğumuz gençlerden Gülistan Ateş, iki yüzlü ve çıkarcı devletlerin göz yumduğu katliamı ellerinden geldiği kadar duyurmak için bir araya geldiklerini anlattı.

Ateş, oyunda, geçen ay öldürülen DAİŞ lideri Bağdadi rolündeki kişinin saçlarından sürüklediği kadını oynuyor. Daha önce Cizre ve Şengal için de sokak tiyatroları yaptıklarını anlatan Ateş, “Bu seferki çalışmamızın biraz akademik olduğunu düşünüyorum. Büyük ses getirdik ve çok moral kazandık” dedi.

Bir fotoğraf bin kelimeden daha etkili

Grup üyelerinden Xalef Tiken ise bu tür performansların bazen kitlesel eylemlerden daha etkili olabileceği görüşünde. Bu görüşünü Almanların “Ein Bild sagt mehr als Tausend worte” (Bir fotoğraf bin kelimeden daha fazla etki gösterir) sözüyle destekleyen Tiken, “Ülkemize saldırı varsa, insanlarımız katledilip, kadınlarımız tecavüze uğruyorsa harekete geçmesini bilmeliyiz. Biz Heilbronn’da yaşayan gençler olarak birbirimizi tanıyoruz, bir de Alman arkadaşları da eklersek çok daha iyi çalışmalar yürütebileceğimizi düşündük. Tiyatro grubu fikri de böyle ortaya çıktı. Bu işin amatörüyüz ancak her şeye rağmen içimizdeki kini ve acıyı yansıtabiliyoruz. Bu da cevap oluyor” diye konuştu.

Landwehr: Faşizmi iyi biliyoruz

Grubun Alman üyesi Gregor Landwehr ise ülke olarak faşizmin ne olduğunu kendi tarihlerinden iyi bildiklerini belirterek, günümüzde faşizmden en çok zarar gören halkın Kürtler olduğunu vurguladı. Landwehr, niçin projede yer aldığını şöyle anlattı: “Ben de bir antifaşist olarak hava kirliliğine karşıyım, doğa dostuyum ve savunduğum birçok şeyin Rojava’da uygulandığını görüyorum. 2018’de Michail Panzer isimli bir devrimcinin bir gazetedeki yazısında geçen ‘İnsanlığa karşı yapılan zulme karşı çıkmak, bu zulme karşı dışarıya ses çıkarmak gerekiyor…’ ifadeleri beni çok etkiledi. Faşizmin Rojava sistemini yok etmek istemesine karşı durmanın bir görev olduğu bilinciyle Kürtlerle birlikte olmak isterim. Bu amaçla tiyatro fikrine dahil oldum. Tabi oyun gereği bir DAIŞ teröristini oynamakta zorlandığımı söyleyebilirim. Rojava özgür oluncaya kadar bütün arkadaşlarımla birlikte mücadele edeceğiz.”

Dün sakallı bugün kravatlı

İlk kez bir tiyatro oyununda oynayan Mukaddes Beğenmiş ise “Dün sakallı DAIŞ katliam yapıyordu. Bugün ise kravatlı DAIŞ. Erdoğan emrediyor çeteleri uyguluyor. Dünya ise sessiz ve gizliden destek veriyor” diyerek buna karşı çıkmak için bir şeyler yaptıklarını anlattı. Oyunda Bağdadi rolünü canlandıran Celal Güneş ise “Halkımız katliamla karşı karşıya. Ben de bu halkın bir çocuğu olarak acıları, katliam ve zulmü duyurmak için üzerime düşen görevi yapmaya çalıştım” dedi.