
Norveç, Danimarka ve İsveç’te islami örgütler, gençlerin savaşmak üzere Suriye’ye gitmelerini sağlamak için pek çok yöntem kullanılıyor. Varoşlarda yaşayan Müslüman gençlerin katılımı için Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine geziler düzenleniyor. Bu gezilere katılan gençler ideolojik, bazen de silahlı eğitimden geçiriliyor. Sosyal medya, Youtube ve camiler de gençlerin Suriye’ye gitmelerini teşvik etmek amacıyla yoğun olarak kullanılan araçlardan.
İsveç Güvenlik Polisi (Säpo) İsveç’ten 30 gencin islami örgütler safında savaşmak amacıyla Suriye’ye geçtiğini belirledi. Gidenlerin büyük bir çoğunluğu Göteborg ve çevresindeki illerde yaşayanlar oluşturuyor. Bu bölgede örgütlenen dinci akımlar bazı camileri bu amaçla kullanıyor.
Göteborg Posten Gazetesi, Göteborg’deki iki camide Cuma namazlarında Suriye’de savaşmak için cihad çağrıları yapıldığını açıkladı. Camiye devamlı gidenlerin bir kısmı da böylesi çağrıların yapıldığını doğruladı. Göteborg’deki cami, Suudi Arabistan’ın yolladığı paralarla inşa edildi.
Göçmen gençler gönderiliyor
İsveç’ten Suriye’ye savaşmak amacıyla gidenlerin çoğunluğunu Göteborg bölgesinde varoşlarda yaşayan göçmen gençleri oluşturuyor. Yapısal ayrımcılık, dışlanma, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı, Göteborg’de etkin olan aşırı dinci tarikatların propagandasıyla birleşince, aralarında 15 yaşındaki çocukların da yer aldığı gençler cihad amacıyla Suriye’ye gidiyor. Bugüne kadar 4’ü Göteborg’den olmak üzere İsveç’ten Suriye’ye giden 7 genç çatışmalarda öldü.
Sınır bölgesinden konuştu
İsveç Radyosu’nun Ekot Servisi Göteborg’den giderek El Nusra saflarında şavaşan 20 yaşında Bilal adındaki bir gençle Skype aracılığıyla görüştü. 7 aydan beri Suriye’de El Nusra saflarında savaştığını belirten Bilal, demokrasiye ve Esad rejimine karşı savaştığını ve amaçlarının Suriye’de bir şeriat devleti kurmak olduğunu söyledi. Türkiye sınırında bulunduğunu belirten Bilal, Suriye’deki görevini “Bazen yeni gelenleri eğitmek ve bazen de polis olarak görev yapmak” olarak tanımladı. İsveç Radyosu teknisyenlerinin yaptığı araştırma da Bilal’ın dediği gibi Suriye sınırında bulunduğunu gösterdi.
Danimarka'dan 65 genç
Danimarka İstihbarat Teşkilatı’nın (PET) verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 65 genç savaşmak amacıyla Suriye’ye geçti. Bunlardan 6’sının öldüğü belirtildi. Danimarka polisi Kopenhag’da bulunan Quba Cami'nin faaliyetleri ve imamı Abu Ahmed hakkında araştırma yaptı. Kopenhag Emniyet Müdürlüğü Şiddet Suçları Bölüm Şefi Jens Möller, camide Suriye’deki savaş için çağrı yapılarak, terörizme teşvik etmek suçu işlendiğini söyledi. Aynı zamanda İslamic Education’un sorumlusu olan Abu Ahmed’in Facebook grublarının da camideki vaazlarıyla gençleri El Kaide saflarında çatışmaya teşvik ettiği bildirildi. “Yardım4 Suriye” adı altında faaliyet gösteren grubun da Abu Ahmed’in direktifiyle Suriye’deki El Nusra militanlarına gönderilmek üzere para toplattığı belirtildi.
Yönetici de Danimarka'dan
Yıllarca Danimarka Selefi Federasyonu’nda yöneticilik yapan ve gençlere vaazler veren Abu Khattab’ın da Suriye’de bulunduğu ve El Nusra saflarında çarpıştığı belirlendi. Bundan bir kaç gün önce Youtube’de yayımlanan iki ayrı filmde Abu Khattab, Danimarka’da yaşayan gençlere Suriye’ye gelmeleri ve savaşmaları çağrısında bulunuyor.
Abu Khattab’ın oluşturduğu grubun 2001 yılından beri Danimarka medyasında tartışıldığı ve PET tarafından izlendiği belirtildi. Grubun 2011 yılında yapılan seçimlerde göçmenlerin yoğun olduğu Kopenhag’ın Nörrebro ve Tingbjerg varoşlarında demokrasinin islamla bağdaşmadığını öne sürerek Müslümanları seçime katılmamaya çağırdığı kaydedildi. Günlük yayımlanan Jylland-Posten seçimlerden hemen sonra bu grubun Tingbjerg’de Şeriat Bölgeleri kurmaya hazırlandığını açıklamıştı.
Norveç'ten 40'ın üzerinde genç
Norveç Güvenlik Polisi (PST) Norveç’ten en az 40 gencin El Nusra saflarında savaşmak amacıyla Suriye’ye gittiğini belirledi. Aftenposten Gazetesi bu sayının 40’ın çok üzerinde olduğu ve en az 60 gencin Suriye’ye geçtiğini açıkladı.
Finlandiya Güvenlik Polisi (Skypo) ise en az 10 kişinin savaşa katılmak amacıyla Suriye’ye geçtiğini belirledi. Skypo’nun Başkomiseri Tuomas Portaankonva, gidenler arasında Finliler dahil, değişik ülkelerden gençlerin olduğunu söyledi.
Dünyadaki radikal hareketleri araştıran ICSR adlı Uluslararası Merkez’in uzmanlarından Aaron Y. Zelin, başka ülkelerden 2000 ile 5500 arasında kişinin savaşa katılmak amacıyla Suriye’ye gittini belirterek, bu sayı içinde 135 ile 590 arasında kişinin Avrupa’dan gittiğini kaydetti.
Avrupa sadece izliyor
Avrupa ve İskandinavya ülkelerinde politikacılar ve istihbarat örgütleri gençlerin selefi örgütler saflarında çatışmaya katılmak için Suriye’ye gitmelerini izlemekle yetiniyor. İstihbarat örgütlerini en fazla kaygılandıran ise gençlerin Suriye’de katliam yapmaları veya ölmeleri değil, geri döndüklerinde Avrupa ülkelerinde törör eylemlerine başvurmaları olasılığı.
“Bizi endişelendiren İsveç’e döndüklerinde burada saldırı düzenlemeleridir” diyen Säpo’nun Analiz Şefi Jonathan Peste, şunları söyledi: “Onlar Suriye’de tehlikeli. Bazıları sivillere yönelik saldırılar yapıyor. Biz onların orada deneyim edinmelerinden kaygılanıyoruz. Şiddet kullanma yeteneklerini geliştiriyorlar. Çoğu İsveç’e geri gelecek. El Kaide’nin ideolojisi Avrupa ve İsveç’e saldırmayı meşru görüyor.”
Peste, gençlerin Suriye’ye gitmelerini engellemelerinin oldukça güç olduğunu iddia ederek, “Duyduğumuzda konuşmak için kendilerini arıyoruz. Oraya gitmenin tehlikeli olduğunu anlatıyor, başlarına bir şey gelirse kendilerine yardımcı olamayacağımızı söylüyoruz. Ama istemiyorlarsa bizimle görüşmek ve konuşmak zorunda değiller.”
PYD: Bilinçli bir politika
Konu hakkında sorularımızı yanıtlayan PYD Avrupa Temsilcisi Zuhat Kobani, Avrupa ülkelerinin bilinçli olarak Özgür Suriye Ordusu ve El Nusra saflarında savaşmak için Suriye’ye giden gençleri engellemediğini, Avrupa ülkelerinin amacının her iki kesimin birbirleriyle çarpışmasından ve güçsüz düşmelerinden sonra müdahale etmek ve böylece Suriye üzerinde denetim kurmak olduğunu söylüyor.
MURAT KUSEYRI/ANF/STOCKHOLM
El Nusra'ya dokunulmazlık
Çocuklarının El Kaide bağlantılı kişilerce örgütlenmeye çalışılmasının ardından polise başvuran Kartal ailesi ilginç bir yanıt aldı. Polis, aile üyelerine Nusracıların faaliyetlerinden haberdar olduklarını ama müdahale etmediklerini söyledi.
Rojava’da Kürtlere karşı savaştırılan ve katliamlar gerçekleştiren El Kaide’ye bağlı El Nusra çetesi, Amed'de de işbirlikçi yapılar aracılığıyla Kürt gençlerine el atmaya çalışıyor. “Allah’ın askerleriyiz, Suriye’deki Kürtler kafirdir” diyerek lise ve üniversite çağındaki gençleri saflarına kazandırmaya çalışan örgütün faaliyetlerine Diyarbakır polisi ise göz yumuyor.
Kardeşini çete saflarından kurtarmaya çalışan Mehmet Kartal, son yıllarda internet üzerinden bazı gruplarla tanışan kardeşinin El Kaideci şahıslarla ilişkisi olduğunu öğrenmelerinin ardından polise başvurduklarını söyledi. Polisin başvurularına karşılık olarak örgütün faaliyetlerinden haberdar olduklarını ancak bu gruplara 'terör listesi'ne alınmalarının ardından müdahale edebileceklerini söylediğini belirten Kartal, şunları ifade etti: “El Kaide’nin ne denli tehlikeli olduğunu halkımız da biliyor. Halen Irak’ta ve başka ülkelerde insanları katlediyorlar, intihar eylemlerinde bulunuyorlar. Din anlayışları savaştan ibaret, insan hayatına azami özen gösteren dini resmen terörize ediyorlar. Son aylarda da Suriye Rojava’da Kürt yurttaşlarına yönelik saldırılarındaki acımasızlıklarını biliyoruz. Kürtleri neredeyse kâfir ilan edip saldırıyorlar. Daha 2 yıl önce Halepçe şehitlik anıtını bombalayan yine bu katil örgüt. Şahsen bir Müslüman ve din sosyolojisi alanında araştırmalar yapan bir yurttaş olarak El Kaidecilerden utanç duyuyorum. Özellikle Ortadoğu’da tahakküm kurmak isteyen bu örgütü kesinlikle Kürt kentlerinden kovmalıyız. Kürtlerin namusunu helal kılan anlayışı bu topraklarda asla barındırmamalıyız. Gençlerimizi kandırıp ölüme yollama fırsatı vermemeliyiz.”
Kürt ailelerine de çağrıda bulunan Kartal, ailelerin çocuklarını bu katil örgütlerden korumaları gerektiğini söyledi.
FIRAT ŞOREŞ /ANF/AMED