Ülkede 40 kadar mülteci yurdu veya kampında 'hizmet' sunan European Homecare adlı tartışmalı güvenlik şirketine bağlı görevlilerden birçoğunun aşırı sağcı geçmişi olduğu anlaşıldı.
Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’ne bağlı Burbach kasabasında bir mülteci yurdunda taşeron bir şirkete bağlı güvenlik görevlileri Markus H. ve Markus K. adlı iki özel güvenlik görevlisi, 28 yaşındaki Cezayirli bir mülteciye işkence etmişlerdi. Cezayirli genci yere yatıran görevlilerden birinin, ayağıyla elleri arkadan kelepçeli olan gencin ensesine basarken poz verdiğine dair görüntüler cep telefonlarında ortaya çıkmıştı. Der Spiegel dergisinin internet versiyonu Spiegel Online, işkenceci güvenlik görevlilerinden Markus H’nin kolunda Neonazi çevrelerinde yaygın olan 'Saygı ve Şeref' yazılı dövmelerden olduğunu duyurdu. Spiegel Online haberinde, 30 yaşındaki güvenlik görevlisinin Neonazi dövmesi ile ilgili olarak, 'gençlik hevesi' yönünde savunma yaptığı ve "Bugün olsa benzeri bir dövmeyi yaptırmazdım" dediğine de yer verildi. Spiegel Online’nin verdiği bilgilere göre, Markus K ve Markus H adlı görevliler sorgularında, mülteci gencin bir 'saldırısını' engellemek için onu yere yatırdıklarını ve bunun sonucunda yaşadıkları ‘ferahlık’ duygusu nedeniyle poz verdiklerini iddia ettiler.
Çalışanların çoğu aşırı sağcı
Derginin haberinde, Burbach’daki mülteci yurdunda görev alan eski bir güvenlikçi hakkında da Almanya’da yasak olan bazı sembolleri kullanmaktan daha önce soruşturma açıldığı bilgisi verildi. Haberde, bazı güvenlik görevlilerinin ifadelerine dayanılarak, aşırı sağcı güvenlikçilerin yurtta görevlendirildiği kaydedildi. Siegerland Kurier gazetesine konuşan eski bir güvenlik görevlisi de yurttaki birçok eski meslektaşının aşırı sağcı geçmişe sahip olduklarını söylemişti.
Mültecilere işkence eden güvenlik görevlilerinin çalıştığı European Homecare adlı özel şirket Almanya’da 40 kadar mülteci yurdu veya kampındaki güvenlik, işletme gibi görevleri üstlenmiş durumda. Şirketin ismi 2003 yılında Avusturya’nın Traiskirchen kentindeki bir mülteci kampındaki skandallarla gündeme gelmişti. Buradaki kampta Çeçen bir mülteci çıkan bir kavgada yaşamını yitirirken, görevlilerin gerekli müdahaleyi yapmadığı, Kamerunlu bir kadının ise şirketin bir güvenlik görevlisi tarafından tecavüze uğradığı iddia edilmişti.
Açık ihmal var
Burbach skandalının ardından, Almanya'da Essen ve Bad Berleburg kentlerinde de mülteci yurtlarında kötü muamelenin ortaya çıkması üzerine Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hannelore Kraft da ihmaller olduğunu doğrulayarak, yurtların yeterince denetlenmediğini itiraf etti. Essen ve Burbach'da polis ve savcılık soruşturma yürütüyor. Eyalet yöneticileri ise mülteci yurtları standartlarını kontrol edecek daha fazla personel alınacağını, yurtların güvenliğinden sorumlu taşeron şirketlerin Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından inceleneceğini belirtiyor.
Yeşiller zirve önerdi
Yeşiller Partisi Federal Meclis Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt, mülteci yurtlarına yönelik skandalın patlak vermesi üzerine, bir ulusal mülteci zirvesi yapılmasını talep etti. Hükümetin tüm sorumluluğu eyaletlere yükleyemeyeceğini kaydeden Eckardt, yıllardır mülteci sayısının artacağının öngörülebilir olduğuna dikkat çekti. Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti İçişleri Bakanı Jäger ise mülteci zirvesi talebine karşı çekingen bir tutum sergiledi. Jäger, mültecileri yerleştirebilecekleri yerlere ihtiyaç duyduklarını belirterek, ülke genelinde böylesi bir amaca hizmet etmesi durumunda zirvenin yapılabileceğini kaydetti.
Federal hükümet topu eyalete attı
Öte yandan federal hükümetin topu eyalet yönetimine atarak sorumluluk almaması ise dikkat çekiyor. Federal hükümet, eyalet yönetiminden vakaların acil olarak aydınlatılmasını talep etti. İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere olayların üzücü olduğunu söylerken, eyalet yönetiminin olayları aydınlığa kavuşturacağını ve eksikleri bir an önce gidereceğine inandığını söyledi. Oysa soruşturmayı yürüten yetkililer, European Homecare bağlı özel güvenlik görevlilerinin mülteci kamplarındaki uygulamalarının ülke çapında soruşturması gerektiğine ifade ediyor.
Mülteci kampları lağvedilsin
Federal hükümeti eleştirilere rağmen Almanya'da mültecilerin insanlık onuruna yakışır bir mualame görmesi ve sağlıklı barınma koşullarının sağlanmasını gündemine almazken, yurt inşasının kolaylaştırılması için harekete geçti. Sosyal Demokrat Partili Çevre ve İskan Bakanı Barbara Hendricks'in projesine göre, şehir ve yerel yönetimler acil olarak ihtiyaç duyulan mülteci yurtlarını, mültecilerin yoğun olarak bulunduğu yerlerdeki boş arazilere inşa etme yetkisine kavuşacak. Yasa tasarısına ilişkin eyaletler tarafından yapılan başvurunun gelecek hafta içerisinde bakanlar kurulunun gündemine gelmesi ve yasanın gelecek yılın başında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak sivil toplu örgütleri, mülteci ile sığınmacıların kamp ya da yurtlar yerine kendilerine tahsis edilmiş evlerde kalmasının insan onuruna daha yakışır bir hareket olduğunu belirtiyor.
FRANKFURT