AYDIN ATAY / MA / AMED

Ergül Tuncay’ın cezaevinde gördüğü işkenceyi mektup aracılığıyla aktardığı İHD Amed Şubesi, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık, İHD’ye verdiği yanıtta “tutuklunun cezaevi personeli ve kurumu zor durumda bırakmak için kendisine işkence ettiğini” savundu.

Türk cezaevlerinde keyfi uygulamalar, psikolojik ve fiziki işkence katlanarak sürüyor. Elazığ 1 Nolu Cezaevi’nde kalan Ergül Tuncay, cezaevinde “Hazır Kuvvet” olarak bilinen personelin, kendisine ve birçok tutukluya saldırılar gerçekleştirdiğini savunarak, yaşadıkları işkence ve hak ihlallerini mektup aracılığıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi’ne anlattı: “Çatının kontrolleri için çatıya çıkan personel, benim havalandırmada olduğumu gördü. Önce hakaret ve tehdit ettiler, sonra 4-5 personel havalandırmaya girerek vurmaya başladılar. Koridorda kameraların olmadığı bölüme götürüldüğümde, vücudumun birçok yerinde kırılma, şişkinlik ve morarma meydana gelecek şekilde işkence gördüm. Hastaneden darp raporu aldım. Hazır kuvvet olarak bilinen personelin bugüne kadar yaptığı saldırılar sadece bana yapılan saldırı değildir.”

Mektup üzerine İHD Amed Şubesi ise konunun araştırılması için Elazığ 1 Nolu Cezaevi Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık yaptığı araştırmadan sonra İHD’ye yazılı bir açıklama gönderdi.

Yumuşak kaplı odaymış!

 Savcılık tarafından Tuncay hakkında hazırlanılan belgede, şu açıklamaya yer verdi: “10-08-2018 tarihinde saat 16.00-16.30 arasında Ceza İnfaz Kurumunda haftalık rutin olarak yapılan çatı aramasında C-57 nolu odanın çatı araması esnasında, hükümlü Ergül Tuncay’ın çatıda aramayı yapan personele karşı kışkırtıcı ifadeler kullanarak slogan atması üzerine içeriye giren görevli personellere karşı saldırdığı, bunun üzerine görevli personelleri adı geçen hükümlüyü sakinleşmesi için yumuşak kaplı odaya aldıkları, daha sonra hükümlünün rapor aldırmak üzere hastaneye sevkinin sağlanması için mahkum kabul birimine götürüldü” ifadeleri kullanıldı.

Savcılık: Cezaevine iftiradır

 Savcılık, Tuncay’ın mahkum kabul biriminde kendisini hastaneye götürecek jandarmaları beklerken kendisine zarar vererek, kurum ve personellere iftira atmaya çalıştığını belirterek, “Mahkum kabul biriminde götürüldü; fakat jandarma henüz gelmediği için mahkum kabul 1 nolu bekleme odasına alındığı, kısa süre sonra odadan gelen sesler üzerine odaya gidildiğinde hükümlünün kafasını ve omzunu duvara ve odada bulunan lavabonun demir kapısına vurduğu ve duvara yumruk attığının görüldüğü tutulan tutanaklardan anlaşıldığı, hükümlü bu şekilde yaparak görevini yapmakta olan personeli ve kurumu zor durumda bırakarak iftira atmaya çalıştığı, yaşanan bu olaya istinaden hükümlü hakkında idari soruşturma başlatıldığı, ayrıca hükümlüye adli yönden gereği yapılmak üzere Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür” dedi.

 
 

Baro müdahil olacak

 

Amed Barosu Başkanı Cihan Aydın, “Öğrenci Andı”nda yargılamaya taraf olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanında müdahil olarak yer alacaklarını açıkladı.

 Aydın, “Öğrenci Andı”nın 8 Ekim 2013’te kaldırıldığını, ancak Türk-Eğitim Sen’in başvurusu üzerine Danıştay’ın 8. Dairesi, andın kaldırılmasına ilişkin kararın yürütmesini durdurduğunu hatırlattı. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi gereği Türkiye’nin uymakla mükellef olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 2’nci maddesinin 1’inci fıkrasına atıfta bulunan Aydın, “Bu maddedeki bağlayıcı hüküm ve niyet, 6-10 yaş aralığındaki çocuklarımızın milliyetçi ve ırkçı ibareler içeren bir metni her sabah tekrar etmeleri zorunluluğuna tabi tutulmaları ile bağdaşmadığı açıktır” dedi.

Andın kaldırılması sırasında hükümetin öne sürdüğü gerekçelere katıldıklarını kaydeden Aydın, “Irkçılık dönemsel bir toplumsal hastalık değildir. Her zaman toplumsal barışı ve birlikte yaşama kültürünü tehdit eden bir sorundur. Teşhis de, tedavi de 2013’te yapılmıştır. Çocuklarımızın ve dolaysıyla geleceğimizin özgürlük alanını daraltacak bu uygulamadan 2013 yılındaki kararlılık ile vazgeçilmelidir. Bu ırkçı ve tekçi metin Türkiye halklarına yarar sağlamadığı gibi toplumsal ayrışmayı ve kutuplaşmayı daha da arttıracaktır. Bu çerçevede, siyasi iktidarın, hukuk sınırları dışına çıkan bu yargı kararına karşı gerekli idari tedbirleri alması için derhal girişimde bulunmaya davet ediyoruz.”

 Aydın, Amed Barosu’nun yargılamaya taraf olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanında müdahil olarak yer alacağını açıkladı. Aydın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yoluna gideceklerini ve temyiz sürecinin takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.

Bu arada bakanlık da Danıştay’ın kararına itiraz etti; yürütmenin durdurulmasını talep etti.

AMED