- Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden götürüldüğü hastanede kelepçeli muayeneyi kabul etmediği için jandarma tarafından işkenceye maruz bırakılan tutsak Nevzat Öner, suç duyurusunda bulundu.
Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan Nevzat Öner, 11 Ağustos'ta gittiği Van Yüzüncü Yıl Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde kelepçeli muayeneyi kabul etmediği gerekçesiyle görevli askerler tarafından darp edilerek işkenceye maruz bırakıldı. İşkence, Öner'in haftalık telefon görüşmesinde durumu ailesine aktarmasıyla ortaya çıktı. Yaşadığı sağlık problemi sebebiyle gittiği hastanede jandarma tarafından kelepçeli muayene dayatmasına maruz kaldığını aktaran Öner, dayatmaya karşı çıktığı için hastaneden ring aracına oradan da cezaevine getirilene kadar işkenceye maruz bırakıldığını aktardı.
Cezaevinde görüşmeye giden avukatların edindikleri bilgilere göre; Öner, hekimin kelepçelerin çıkarılması yönünde aksi bir talebi bulunmamasına rağmen görevli jandarma tarafından "Kelepçeli muayene olacaksın" denilerek muayene olmaya zorlandı. Öner, kelepçeli tedaviyi reddetmesi üzerine hastane koridorunda darp edilmeye başlandı. Bindirildiği ring aracında yetersiz hava şartlarına ve taleplerine rağmen kapıları açılmayan Öner, götürüldüğü cezaevinde idarenin darp izlerini fark etmesi üzerine o halde içeri alınmadı. Öner, cezaevine götürülmeden yeniden hastaneye götürülerek darp raporu aldı. Öner’in uğradığı darp ve işkence, sevk edildiği hastaneden alınan sağlık raporuyla da belgelendi. Öner, uygulanan işkenceye dair suç duyurusunda bulundu.
Telefonla öğrendiler
Eşini ayda sadece iki kez görebildiklerini ve ayda sadece iki haftada bir telefon görüşmesiyle sesini duyabildiklerini belirten Adalet Öner, "O gün de bizi telefonla aradı. Hastaneye götürüldüğü günü anlattı. Eşim, 'Kelepçeli tedaviyi kabul etmeyince, onu kelepçeyle sürükleyerek elini kanatıyorlar. Eşimin durumundan telefonda haberdar olduk. Eşim 7 yıldır cezaevinde. Biz ve avukatla görüş hakları kısıtlı" dedi.
Cezaevine kadar işkence
Cezaevinde yaşanan işkencenin ardından ailenin başvurusu üzerine cezaevine gittiklerini ifade eden Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Wan Şube üyesi Murat Özçiçek, Öner'in düşme sonucu kolunun ezilmesi üzerine revir doktorunun hastaneye sevki yaptığını aktardı. Özçiçek, jandarmanın muayene olması gereken Öner ile birlikte odaya girdiğini ve kelepçeli muayeneyi dayattığını belirterek, şunları söyledi: "Jandarma, Öner'e kelepçe ile muayene olacağını başka türlü izin vermeyeceklerini söylemiş ve onu zorlamış. Nevzat, bunu kabul etmeyince darp edip ring aracına götürmüşler. Darp sırasında Nevzat'ın kol, bilek ve ellerinde sıyrık ve çizikler oluşmuş. Özellikle kelepçe bileklerinde yaralanmalara sebep olmuş. Bunun yanı sıra vücudunun başkaca bölgelerinde de darp izleri mevcut. Nevzat, ringe bindirildiğinde astım hastası olduğunu ve içerinin havasız olduğunu jandarmaya söylemiş. Buna rağmen uzun bir süre ring aracında kapılar kapalı bir şekilde bekletilip cezaevine geri götürülmüş."
Görüştükleri cezaevi müdürünün durumdan haberdar olmadığını aktaran Özçiçek, "Mahpuslara dönük kelepçeli muayene dayatmaları devam ediyor. Bu uygulama, insanlık onuruna aykırı ve mahpusların sağlık hakkına erişimleri üzerinde en büyük engeldir. Hemen hemen tüm hapishanelerden bu yönlü şikayetler almaktayız. Birçok mahpus hastalığı ne kadar ağır olursa olsun bu uygulama sebebiyle tedavi olmadan dönüyor. Bu uygulamalar işkenceye varmış durumda. Defalarca kez bu yönlü şikayetlerde bulunduk. Fakat ne bakanlığın ne de başkaca bir kurum veya kişinin bu duruma yönelik bir çalışması olmadı" diye konuştu.
Çok sayıda şikayet var
Kelepçeli muayene dayatmasının insan hakkı ihlali olduğunun altını çizen Wan-Colemêrg Tabip Odası ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Wan Temsilcisi Hüseyin Yaviç, tabip odasına kelepçeli muayene dayatmasına dair çok sayıda suç duyurusu geldiğini kaydetti. Yaviç, uzun yıllardır buna karşı mücadele verdiklerini, ancak yeniden aynı hak ihlalini protesto etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Yaviç, şöyle konuştu: "Sağlık hakkı ihlali kabul edilir bir durum değil. Kelepçeli muayene, ağız içi dayatması gibi durumlar insan onurunu zedeleyen ve mahpusların sağlık haklarını ellerinden alan uygulamalardır. Uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan sağlık hakkı, sağlık kurumlarında mahpusların tedavi süreçlerini engelleyen bu uygulamalarla engelleniyor. Bu durum kabul edilemez. Mahpusun kelepçeli bir şekilde tedavi görmesi söz konusu olamaz. Gerek Türkiye gerekse de Türkiye'nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerde bu durum yasaklanmıştır. Mahpusların haklarına uygun hareket edilmesi gerekiyor. Bu anlamda sağlık personellerinin de sorumluluğu vardır.” WAN