Protesto eylemlerinde radikal tavırlar da ortaya çıkmıyor değil. Örneğin Cumartesi gecesi Tel Aviv kentinde yapılan gösteride bir eylemci, üzerine benzin dökerek kendisini yaktı. 40 yaşlarındaki protestocu, şu anda hastanede ağır yanık tedavisi görüyor.
'Büyük tartışmalar yürütülmeli'
Tel Aviv'de geçtiğimiz yılki çadır eyleminin ardından protesto hareketi diğer kentlere de hızla yayılmış, her hafta sonu on binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlenmişti. Protesto hareketi, ülke çapında 400 bin kişinin sokaklara döküldüğü eylül ayında doruk noktasına ulaşmış, ardından hükümetin verdiği reform sözleri üzerine durmuştu.
Cadır eyleminin organizatörleri, toplumun daha aktif bir şekilde harekete geçmesi için büyük tartışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtiyorlar. Kampanya yürütücüleri, orduya büyük maddi kaynakların aktarımı, Filistin'in işgali, güvenlik politikaları, İran ile sorunlar gibi konulara değinmeden büyük bir hareket yaratılmayacağı görüşünde.
Öte yandan Haarezt Gazetesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre, İsrail vatandaşlarının yüzde 26'sı protestoların ardından durumlarının iyiye gittiğini düşünüyor.
'Aşırı dincilere askerlik muafiyeti kalksın'
Öte yanndan bu yıl gösterilerde hayat pahalılığı ve sosyal adalete yeni bir konu da eklendi: Askerliğin toplumun tüm kesimleri için zorunlu hale getirilmesi talebi… Pek çok İsrailli genç, aşırı dinci ultraortodoks Yahudilere askerlik muafiyetine isyan ediyor.
18 yaşını dolduran her İsrailli genç erkek ve genç kadın askere gitmek zorunda. Gençler, hiç kimsenin, askerlik için kendilerine birşey sormadığını ancak, siyasi nedenlerden dolayı aşırı dincilerin askerlikten muaf sivil hizmetlerde çalıştırılmasının adil ve eşitlik olmadığını düşünüyor.
İsrail Yüksek Mahkemesi, Şubat ayında tarihî bir karara imza atarak, ultraortodoks Yahudilere tanınan muafiyetin Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetmiş ve yasanın değiştirilmesi için Ağustos ayına kadar mühlet vermişti.
Bütün bu taleplerle göstericiler, önümüzdeki günlerde de yine meydanlara çıkmayı planlıyor.
TEL AVİV