İşsizlikle birlikte iş aramaktan umudunu kesenlerin sayısında rekor artış yaşandı. Klinik Psikolog Elif Efsun Tatar, son yıllarla işsizlik nedeniyle intiharların arttığını söyledi.
SELMAN GÜZELYÜZ/MA/ANKARA
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Şubat, Mart ve Nisan aylarını içeren Mart dönemi işsizlik rakamlarına göre; işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 573 bin kişi azalarak, 3 milyon 971 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,9 puanlık azalış ile yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti. Çalışan kişi sayısının 1,7 milyon oranında azalmasına karşın, TÜİK’e göre işsizliğin düşmesi tartışma yarattı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) ise aynı döneme ilişkin yayımladığı raporla, TÜİK’in resmi işsizlik verilerinin gerçeği yansıtmadığını, gelinen aşamada Kovid-19 salgını sürecinde en az 6 milyon istihdam kaybı olduğunu ve salgının etkisiyle yenilenmiş geniş tanımlı işsizliğin 13 milyonu aştığı kaydedildi.
1 milyon kişi umudunu kesti
TÜİK verilerinde dikkat çeken bir diğer veri ise çalışmak istediği halde iş bulamayan ve iş aramaktan umudunu kesenlerin sayısında yaşanan artış oldu. Buna göre Mart 2020’de iş bulmaktan umudunu kesenlerin sayısı 1 milyon 174 bin kişi oldu. Son 6 yıllık verilere göre de iş aramaktan umudunu kesenlerin sayısı, son 6 yıldan bu yana sürekli olarak yarım milyon seviyesinin üstünde seyretti.
Klinik Psikolog Elif Efsun Tatar, işsizlik sorunun ciddi boyutlara ulaştığını, eskiden eğitimsiz kesimlere reva görülen işsizliğin artık eğitimli kesimler için temel sorun haline geldiğini söyledi. Tatar, “Ülkedeki işsizlik sorunu, üretken olamama kavramının çok ötesinde; karnını doyuramama, barınma ihtiyacını karşılayamama, kışın ısınamama, kısacası temel insani gereksinimleri dahi giderememe noktasına geldi. İnsanlar vasıflarının altında işlere razı olduklarında bile iş bulmakta sorun yaşıyorlar” dedi.
Korku unsuru olarak kullanılıyor
İş arama sürecinin kendi başına zorlu bir süreç olduğuna değinerek, iş bulamamanın insanları umutsuzluğa sürüklediğini ifade eden Tatar, “Geçmişte tuzu kuru kesimin ‘iş beğenmiyorlar’ şeklinde ifade ettiği işsizlik, öyle boyutlara ulaştı ki artık istihdam halinde olan kişiler için de bir tehdit haline geldi. İş bulamayanların yaşadıkları çaresizliği çözmeye çalışmak yerine, çalışan kesimin ağzını açmasını önlemek için işsizler bir canavar gibi söz edilen korku unsuru olarak kullanılır oldu. ‘Kapıda bekleyen işsizler ordusu var, şikayet etmeyin’, ‘Buradan ayrılsa nerede iş bulacak ki, hiçbir şey yapamaz’ şeklindeki konuşmalara zaman zaman şahit oluyoruz” diye konuştu.
Psikolojiyi de etkiliyor
Uzun süre işsiz kalan bireylerin bir noktada umutlarını kaybettiğine dikkat çeken Tatar, işsizliğin bireylerde sadece ekonomik olarak değil, aynı zamanda psikolojik sağlık açısından da düşürdüğünü söyledi. “Bir sürü insan, bundan sonra iş bulabileceğine dair inancını yitirmiş durumda” diyen Tatar, “Olumsuz sonuçlanan her iş arama girişimi, kişinin umutlarını ve benlik saygısını düşürüyor. İşsizliğin en yaygın psikolojik sonuçları umutsuzluk, depresyon ve kaygıdır. Kişiler bir yandan ekonomik koşullarla başa çıkmaya çalışırken, bir yandan da işsizliğin getirmiş olduğu psikolojik sorunlarla uğraşıyorlar. Psikolojik destek de alamadıkları için tablo gittikçe daha vahim bir hal alıyor” ifadelerini kullandı.
İntiharlar arttı
En büyük psikolojik sorunun işsizlik olduğunu vurgulayan Tatar, şunları söyledi: “İşsiz olan bir insanın en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaması, kişiye bir anlamda ‘sen yaşama’ mesajı vermektedir. İşsizlik yüzünden intiharlar son yıllarda artmaktadır ve artmaya devam edecek gibi görünmektedir. Umudunu kaybeden bir insanın kaybedecek başka bir şeyi kalmamıştır ve hiçbir şeyi olmayan bir insan yaşamak için bir amaç bulmakta çok zorlanır. Kaldı ki, çevresindeki insanlar bile ona farklı gözle bakmaya başlarlar. Hatta günümüzde sosyal medya dilinde ‘işsizlik’ bir hakaret olarak kullanılmaktadır. İşsizlik kişinin birçok ihtiyacını karşılamasını önlediği gibi, sosyalleşme ihtiyacını karşılamasını da önlemektedir. Yeterince sosyalleşemeyen kişiler gittikçe yalnızlaşırlar, sosyal destekleri azalır. Ayrıca uzun süre iş bulamayan kişiler, sonraki iş arama girişimleri adına da umutsuz olurlar. Bir şeyi defalarca denemek ve sonuca ulaşamamak çok yıpratıcı bir süreçtir.”
İşsizlik hasta ediyor
Tatar, işsizlik sorunu olan bireylerde görülen psikolojik belirtileri şöyle sıraladı: “İşsizlik sorunu olan kişilerde en çok görülen psikolojik belirtiler uykuya dalmada güçlük, çok az ya da çok fazla uyuma, benlik saygısında düşüş, geleceğe dair umudunu yitirme, yoğun kaygı, hayattan zevk alamama, dünyayı yaşamaya değer bir yer olarak görmeme, yeni bir şeyler denemeye karşı isteksizlik, özgüvende düşüş, yaşam amacını kaybetme, hatta kendini sevilebilir biri olarak görmemeye kadar uzanmaktadır. İşsizlik sorunu ele alırken ekonomik, politik, sosyal ve psikolojik yönleriyle incelemek, sorunun çözümünü direkt olarak sağlamasa da hem bireysel hem de toplumsal anlamda bu konuda bilinç geliştirmeye katkı sağlayacaktır.”