Fransa Gündemi

Fransa’da haftanın gündemi yine işsizlik. Çalışma Bakanlığı Ekim ayında işsizliğin son 14 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Ekim ayında iş arayanların sayısında 45400 artış yaşandı. Bu rakam sadece İş ve İşçi Bulma Kurumu olan Pôle Emploi „iş arıyorum“ diye başvuranların sayısı. Bunun dışında part-time işlerde çalışanlar, RSA’a (herhangi bir işe sahip olunmadığında alınan yardım) alan işsizler, kayıt dışı olan işsizler toplamıyla bu rakam 8 milyon civarına ulaşıyor. Pôle Emploi artık açık bir dille kendisine başvuran işsizlere yeniden iş edindirmenin koşullarının olmadığını ifade ediyor. Meslek eğitimi konusunda devletin son yıllarda gittiği kesinti, iş bulma konusunda yardımcı eleman sayısındaki yetersizlikler, kriz gerekçe gösterilerek yeni işçi alımlarının özel sektörde durma noktasına gelmesi vb gerekçeler nedeniyle İş ve İşçi Bulma Kurumu Fransa’da işlevini bütünüyle yitirmiştir. 
Sendikalar, meslek örgütleri hükümete hergün çağrılarını yineliyor; „derhal bir müdahelede bulunulmalı!“ Bu müdahale çağrısı sırasında belli talepleri dile getiren sendikalar, 1 Aralık günü sokakta olacak. İş alımı sonrası acemilik süresinin kısaltılması, çalışma şartlarının kaybı durumunda derhal maaş bağlanması, iş kaybı durumunda önceki maaşın yüzde 80’ni oranında bir ödemenin devlet tarafından yapılması, emeklilik primlerinin garantiye alınması, işten çıkarma durumunda tazminat hakkı, kadrolu işçinin işine son verme yöntemi olan part-time işlerin denetlenmesi, iş kaybı durumunda bireyin psikolojik desteğinin devlet tarafından sağlanması... Kriz derinleştikçe işçilerin talepleri ve taleplerinin karşılanması da bir o kadar büyük bir sorun haline geliyor. Her kriz döneminde ilk gözden çıkarılan işçilerin yeniden iş bulması neredeyse imkansız hale geldi.
Çalışma Bakanlığı’nın yayınladığı veriler arasında diğer önemli bir nokta ise işsizlik oranında en büyük payın yine göçmenlere düşmesiydi. Bu verilere göre, ülkedeki işsiz Afrikalı göçmenlerin oranı yüzde 23’e çıktı. Yine aynı araştırma, tüm göçmenler arasındaki işsizlik oranının yüzde 16’ya yükseldiğini ortaya koyuyor. Bunun nedeni ise göçmenlerin yüzde 70 oranında herhangi bir diplomaya sahip olmaması gösteriliyor. Yine Çalışma Bakanlığı verilerine göre temizlik işçilerin üçte birini, özel güvenlik ve koruma sektöründe çalışanların yüzde 29’unu yine göçmenler oluşturuyor. Göçmenlerin yine en çok çalıştığı sektörler arasında inşaat, tekstil, restoranlar ve altyapı hizmetleri ilk sırada geliyor.
Geçtiğimiz bahar aylarında Fransız Peugeot ve Citroen araba sanayisinde 8 bin işçisin çıkarılacağını duyurmasıyla Fransa’da krizin etkisi daha belirgin olarak hissedilmişti. Bu açıklamayı takiben Temmuz ayında inşaat sektöründe 6 bin işçinin 2012 yılı sonuna kadar işsiz kalacağı bildirildi. Krizin devam etmesiyle 2013 yılın ortasına kadar 15 bin inşaatçının daha işsiz kalması tahmin edildiği açıklandı. Ve bununla da sınırlı kalmadı açıklamalar; 2013 yılı sonuna kadar sağlık ve eczacılık sektöründe binlerce çalışanın işsiz kalacağı belirtildi.
Başta Fransa olmak üzere Avrupa Birliğine bağlı 27 ülkede ekonomik kriz nedeniyle şuana kadar işini kaybedenlerin resmi rakamlara gore oranı 17,4 milyona ulaştı. Bu rakamın özellikle yılın son ayında giderek yükseleceği belirtiliyor. Tüm bu rakamlar sendikalar tarafından tablonun giderek kararması olarak yorumlanırken, yeni eylemlerin de habercisi konumunda. Hükümet sessiz... Gerilim işsizler cephesinden tırmanıyor...
Yeniden iş sahibi olma konusunda büyük bir sıkıntı yaşayan Kürtlerin pozisyonu ne olacak sorusu ortada duruyor. İş denince Kürtler için iki söktör akla geliyor: İnşaat ve restorant... Her iki sektörde giderek yüzler ve uluslar değişiyor... Çünkü daha ucuz işgücü Avrupa’nın diğer ülkelerinden Fransa’ya akın ediyor.... Kürdistanlı ve Türkiyeli göçmenler, bugüne kadar iş kayıpları süreçlerinde diğer işsizler ordusuyla omuz omuza mücadele yolunu hiç denemedi... Konfeksiyon alanında kaybettikleri işlerini inşaat alanında aradılar... Şimdi onu da kaybetmek üzereler... ya şimdi nereye gidilecek!