
HDP'nin kadın özgürlüğünün kazanılması konusunda çok ciddi politikaları olduğunun altını çizen Aydınlar, "HDP, başta Kürt kadınların verdiği özgürlük mücadelesini ve zaferin sokakta kazanılacağı şiarını benimsemiş durumda. Çünkü özgürlük sürecine giden bu yolda, kadınlar artık evde değil, alanlarda, sokaklarda mücadelesini yürütüyor" dedi.
Şehirden kıra kadının adaletsizliklerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Aydınlar, "Şehirlerde ciddi bir adaletsizlik yaşanıyor. Örneğin bir fabrikada dahi işçi çıkarımlarında iş, zaman, güç aynı olmasına rağmen, önce kadın çıkartılıyor. Her etki bir tepki doğurur. Bu tepkinin de HDP olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Adaletsizliğin ortadan kaldırılması için kadınların HDP içinde daha aktif rol alması gerektiğini belirten Aydınlar, "Bir evi yöneten kadının, bir dünyayı yönetebileceği gerçeğine biz sahibiz. Çünkü göğün yarısı erkek ise, diğer yarısı da kadındır" dedi.
Kadınların inisiyatifinde yeni bir dünya
Aydınlar, HDP'de uygulanan eşbaşkanlık sisteminin, kadınların dünyada var olduğu gerçekliğini ve kadının özgürleşmesinin toplumun özgürleşmesi olarak görüldüğünün göstergesi olduğunu kaydetti. Kadının düşünen ve üretken olduğunun bu sistem ile daha aktif olarak ortaya çıktığına dikkat çeken Aydınlar, "Evlerine esir edilen, töre adına genç yaşta katledilen kadınların ve topyekün kadın sorunları konusunda HDP ciddi bir politika ve mücadele veriyor. Kadınların inisiyatifinde yeni bir dünya kurabileceğimize inandığımız için yerel yönetimlere talibiz diyoruz" diye belirtti.
İstanbul'u bir kadın şehri yapacaklarını ifade eden Aydınlar, "İstanbul aslında bir kadın kentidir. Aynı zamanda İstanbul kavganın başkentidir. İstanbul bölgeden gelen birçok insana ana edası ile kucak açmış bir kenttir. HDP'nin 'Kent senin' projesi ile İstanbul'un kadın şehri olduğunu açığa çıkaracağız" dedi.
Halka rağmen bir şey yapılmaz
Yerel yönetimlerde şu an kullanılan yöntemin iktidarların dayattığı merkezileşme modeli olduğunu belirten Aydınlar, "Bunun en son örneğini Gezi Parkı'nda gördük. Kamu alanları zenginlere peşkeş edilmeye çalışıldı. Biz bunlar karşısında halka rağmen bir şey yapılmaması gerektiğini savunuyoruz" diye konuştu.
Kenti koruma mücadelesinin en çok kadınlar tarafından verilmesi gerektiğini belirten Aydınlar, şunları söyledi: "Bu mücadeleyi kadınlar olarak en ön saflarda bizim vermemiz gerekiyor, çünkü bu iktidar bedenimize sahip çıkmaya çalışıyor, hatta kaç çocuk yapmamız gerektiğine bile kendisi karar vermeye çalışıyor. Bizler onun için kararlarına bile artık tecavüz edilen anlayış ve mücadele karşısında, bütün kadınları HDP çatısı altına mücadele etmeye çağırıyoruz."
Halk denetleyecek
"Kendimizi de kentimizi de yönetiyoruz" projesi ile denetleme mekanizmasının temelinde halkın olduğu komiteler oluşturulup, toplumla birlikte kenti yöneteceklerini ifade eden Aydınlar, "Bununla halka söz hakkını vereceğiz. Alandaki sorunları kendileri dile getirecek ve çözüm bulacak. Biz sadece onlara destek olacağız. Aynı zamanda bu yöntemle taşeron işçiliği anlayışını ortadan kaldıran, adaletli herkese eşit davranabilen bir belediyecilik anlayışı sergileyeceğiz" dedi.
Bu model ile aynı zamanda sermaye güçlerine "Bizi yönetenlere; "artık sen bir dur, sen bir sus! Çünkü sizin bizi nasıl yönettiğinizin farkındayız. Sizler bizi sermaye güçlerine, sermaye sahiplerine ve zenginlere yoksulların alın terlerini, emeklerini, işçilerin iki kuruşla nasıl zor koşullarda yaşadıklarının farkına varmadan sömürerek susturmaya çalıştınız, bizi sürekli inkar ettiniz" demek olduğunu belirten Aydınlar, "Bizler bu yöntem ile hiçbir halkın diğerinden farklı haklara sahip olmadığını, hepsinin eşit olduğunu açığa çıkaracağız" diye konuştu.
Halkın malını iade edeceğiz
Belediye başkanı seçildiklerinde öncelikle İstanbul'un katledilmesine ve sermaye güçlerine peşkeş çekilmesine karşı mücadele edeceklerini belirten Aydınlar, "İstanbul'u yaşanılır bir kent haline getirmek için bütün çarpık kentleşme alanlarını değiştireceğiz. Halkın malını halktan alanlara karşı mücadele verip bunu halka iade edeceğiz. Bunun adına siz ne derseniz deyin. Ama biz halkların özgürlük mücadelesi diyoruz. Çünkü bu dünyada, biz topraklarda hep beraber yaşayacağız ve bunu sadece zenginleri besleyecek bir anlayışla değil, işçinin, alın teri döken emekçilerin bugün çok zor şartlarda bu kentte var olma çabası içinde olan insanlarımızla yan yana politikalar üreteceğiz" dedi.
HDP'nin bunun için çok önemli olduğunun altını çizen Aydınlar, amaçlarını "Yerellerde özellikle yaptırımın, söz hakkının ve inisiyatifin halka verilmesi bizim önceliklerimiz ve ilkemiz olacaktır. Biz halkın söylemleri dışına çıkmadan, inisiyatifi onların elinden almadan güzel bir şehir, güzel bir ülke, güzel bir dünya yaratabiliriz. Yani başka bir dünyanın mümkün olduğunu göstereceğiz" sözleriyle ortaya koydu.
Aleviler iktidarların garantörü görüldü
Türkiye tarihinde Dêrsim'den Maraş Katliamı'na kadar Alevilere birçok kez katliam uygulandığını da hatırlatan Aydınlar, "Önümüzde AKP'nin de CHP'nin de tarihi var. Benim vurgulayabileceğim en büyük gerçek şudur; bizler eşit ve özgürlükçü bir anlayışı sahiplendik. Aleviler olarak hep birilerinin garantisi olarak görüldük. Ama AKP'nin dayattığı şeriatçı anlayışa karşı, karşı Alevilerin sığındığı bir CHP anlayışı var. Bu iki partinin de yaptıkları ortada" dedi.
Yok sayılan Alevi değerleri HDP'de can buldu
HDP olarak üçüncü bir yol izlediklerini, bu yolun ise tüm dinlerin ve ırkların özgürlüğünü hedef alan yol olduğunu aktaran Aydınlar, "Aleviler bugün asimilasyon politikaları ile karşı karşıyalar. Ben Alevi kimliğimle her zaman onur duydum, çünkü ezilen bir halkın bireyiyim ben. Alevilerin yok sayılan bütün değerlerinin HDP'de can bulduğunu bir Alevi olarak söyleyebilirim" dedi. Alevi yurttaşlara çağrıda da bulunan Aydınlar, "Alevileri, Kürtleri, Ermenileri omuz omuza faşizme karşı bir mücadele vermeye çağırıyorum. Bu mücadele için yerel seçimlerin de çok önemli bir adım olduğunu fark etmelerini diliyorum" dedi.
SADIK TOPALOÐLU/DİHA/İSTANBUL