
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov’un öldürülmesi, Rus uçağının düşürülmesiyle kıyaslanamayacak kadar ciddi bir saldırı görülüyor. Rusya’nın buna uzun vadede nasıl yanıt vereceği merak konusu.
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, önceki akşam Çankaya Belediyesi'ne ait Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde katıldığı sergi açılışında suikaste kurban gitti. Tekbir getiren, El Nusra’nın kullandığı Arapça marştan alıntılar yapan ve "Halep'i unutmayın, Suriye'yi unutmayın" diyen saldırganın 1994 Söke doğumlu, 2,5 yıldır Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polis Mevlüt Mert Altıntaş olduğu kısa süre içerisinde öğrenildi. Altıntaş'ın ayrıca Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Aralık 2014 Konya ve 1 Şubat 2015 Bursa seyahatlerinde de görevde olduğu belirlendi.
Türk tarafı kendini aklama peşinde
Türk tarafı kendini aklamak için Havuz medyasına bağlı gazeteciler ve analistler aracılığıyla uçak krizinde olduğu gibi ısrarla katil polisin FETÖ’cü olduğuna dair açıklama ile yorumlarda bulunarak ve delil yaratma girişimleriyle algı operasyonu yürütmeye başladı. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı İlnur Çevik de saldırganın 'FETÖ' ile bağlantılı olduğunu öne sürdü. Soruşturmanın da o yönlü devam ettirildiği öğrenildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Altıntaş'ın, bağlantılı olduğu kişiler ve örgütlerle ilgisinin araştırıldığını açıkladı. Saldırı sırasında "Halep'te çocukları öldürdünüz bunun intikamını alacağız. Benim buradan ancak ölüm çıkar" diyen ve olay yerinde öldürülen Altıntaş'ın babası, annesi ve kız kardeşinin de aralarında olduğu 5 kişi Söke'de gözaltına alındı. Altıntaş ailesinin evinde yapılan aramalarda bilgisayarlara, cep telefonlarına el konuldu. Altıntaş'ın yakınları sabah saatlerinde Ankara'ya götürülerek burada sorgulanmaya başlandı.
Neden canlı yakalanmadı?
Suikaste dair çok sayıda soru ise yanıt bekliyor.
* O gün görevli olmadığı ortaya çıkan çevvik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş nasıl olur da elini kolunu sallaya sallaya silahla içeriye girebildi?
* Kürtler ile muhaliflere yönelik en ufak detayları bile toplayan MİT büyükelçiye böylesi bir saldırı olacağına dair bilgiyi nasıl edinemez?
* Büyükelçi Halep’ten dolayı Rusya’ya yönelik tepkilerin arttığı bir dönemde neden korunmuyordu? Karlov’a neden yakın koruma tahsis edilmemişti.
* İçeride saldırgan polis dışında neden hiçbir güvenlik görevlisinde silah yoktu?
* Saldırgan neden canlı yakalanmadı, konuşması mı istenmiyordu?
Rusya soruşturmayı kendi yürütüyor
Rus tarafı da Türkiye’ye güvenmediği için soruşturmaya dahil olma kararı aldı. Rusya Soruşturma Komitesi, Büyükelçi Karlov cinayeti ile ilgili "uluslararası terör eylemi" maddesiyle soruşturma başlattıklarını açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de suikasti haber alır almaz güvenlik zirvesini topladı. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve istihbarat servislerinin direktörleriyle yaptığı toplantı sonunda Putin, suikasti "provokasyon" olarak nitelendirse ve saldırının Türk-Rus yakınlaşmasını hedeflediğini söylese de "Katilin arkasında kim olduğunu bilmek isteriz" dedi. Putin suikastin arkasındaki güçlerin araştırılması için 18 kişilik bir soruşturma ekibini Ankara’ya gönderdi. Soruşturma ekibi Karlov’un otopsisine katıldı ve olay yerinde incelemelerde bulundu.
Karlov’un naaşı Moskova’ya gönderildi
Karlov'un naaşı ise dün Ankara Esenboğa Havalimanı'nda düzenlenen devlet töreniyle Moskova'ya uğurlandı.
Erdoğan örtbas etmenin derdine düştü
Suikastin yaşandığı pazartesi akşamında beri üst üste açıklamalar yapan Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saldırının asıl olarak Türk-Rus işbirliğini hedef alan bir provokasyon olduğunu belirtti. Açıklamalarında FETÖ’yü işaret eden Erdoğan, Ankara’nın sorumluluğunu örtbas etme çabası içerisine girdi. Dün öğlen yaptığı yeni açıklamada da Rusya'yla ilişkilerin bozulmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, "Sırtından vurmak alçakların, kalleşlerin işidir" dedi. Saldırganın bedelinin anında ödediğini savunan Erdoğan "Bağlantıları inceleniyor, araştırılıyor. Zaten bağlantılar çıkmaya başladı" diyerek yine FETÖ’yü işaret etti.
Suriye zirvesi ertelenmedi
Karlov suikastle öldürülmesine rağmen Türkiye, Rusya ve İran dışişleri bakanları önceden planlandığı gibi dün Moskova'da bir araya geldi. Rusya tarafından iptal edilmeyen zirvenin gündemi Suriye ve Halep’ti. Çetelerin Halep’ten çıkarılarak İdlib’e gönderilmesi planı masaya yatırıldı. Zira Halep’ten çıkmayı istemeyen bazı çete örgütler saldırılarıyla tahliyeyi aksatıyor. Suikast olduğu sırada Moskova yolunda olan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Erdoğan’a benzer açıklamalar yaptı. Zirve öncesi yaptığı açıklamada da Türk-Rus dostluğunu ve ortaklığını hedef aldığını belirten saldırıyı kınayan ve üzüntülerini bildiren sözler sarf eden Çavuşoğlu’nun verdiği bilgiye göre Ankara’da Rusya Büyükelçiliğinin bulunduğu sokağa Andrey Karlov’un adı verilecek.
Demokratik Suriye Meclisi kınadı
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un öldürülmesine dair yankılar da sürüyor. Demokratik Suriye Meclisi Yöneticisi Rezan Hiddo, Suriyeli Kürtlerin Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'a düzenlenen suikasti kınadığını belirtti. RİA Novosti'ye konuşan Hiddo, "Andrey Karlov'un ölümüne neden olan terör saldırısını kararlılıkla kınıyoruz. Büyükelçinin ailesine, Rusya halkına ve Rusya liderliğine başsağlığı diliyoruz" dedi.
Demirtaş: Davutoğlu yargılanmalı
Mardin’de hakkında açılan davanın duruşmasında konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da Rus Büyükelçisi’ni öldüren polisin Ahmet Davutoğlu döneminde işe alındığını ve yine Kürt kentlerinin de bu dönemde yakılıp yıkıldığını belirterek, asıl yargılanması gerekenin Davutoğlu olduğunu belirtti.
Özsoy: Türkiye’nin ‘borcu’ katlandı
HDP Bingöl Milletvekili ve Dış İlişkiler Sorumlusu Hişyar Özsoy’a göre ise suikastla birlikte Türkiye daha fazla Rusya'nın denetimine girecek. Rus ve Türk yetkililerin saldırıyı "ilişkilerin normalleşmesine karşı bir provokasyon" olarak nitelemesinin bir arka planı olduğuna dikkat çeken Özsoy, şunları ifade etti: "Uçak krizi ardından geçen sürede Türkiye, Rusya ile olan ilişkisinde irtifa kaybetti ve hep alttan alan taraf oldu. Böyle bir saldırıda artık Türkiye'nin daha fazla Rusya'nın denetimine gireceğini gösteriyor. Çünkü Türkiye'nin borcu katlandı. Hatta uçak krizinden çok daha büyük şekilde borcu katlandı. Ruslar bu durum kesinlikle böyle değerlendirecek ve Türkiye de buna direnmeyecektir."


