Almanya Gündemi


Bir süredir Almanya gündeminde arka sıralarda yer alan aşırı sağcı aktiviteler (özellikle PEGIDA ekseninde), geçen hafta itibariyle tekrar gündemin ilk sıralarına yerleşti. Bu kez adres Dresden, Köln gibi büyük şehirler değil, bir çoğunun bilmediği ve bu olay vesilesiyle gündeme gelen, Sachsen-Anhalt Eyaleti sınırları içerisinde yer alan, yaklaşık 2 bin nüfuslu Tröglitz. Tröglitz'in 46 yaşındaki Teolog Belediye Başkanı Markus Nierth (bağımsız, fakat CDU tarafından desteklenmiş) yaklaşık 50 mülteciyi, Tröglitz'te bulunan boş binalara yerleştirmek isteyince, aşırı sağcıların tehditlerine maruz kaldı. Sonuç olarak Belediye Başkanı Nierth görevinden istifa etti. Nierth'in istifa nedeni ise aşırı sağcıların protestoları karşısında politik partilerin kendisini yalnız bırakmış olması. 

Aslında olay böyle bir anda gelişmemiş. Geçtiğimiz sonbaharda, Almanya'ya gelen mültecileri yerleştirme planı çerçevesinde Tröglitz'e de 50 dolayında mülteci yerleştirilmeye karar verildi. Bu karar Belediye Başkanı Markus Nierth'e de bildirildi. Nierth gelecek tepkileri de hesaba katarak Tröglitz sakinlerine uzun bir mektup ile bilgi verdi ve mektubunda halkın bu karar karşısında duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Buna göre Almanya'ya 2014 yılı içerisinde 170 binin üzerinde resmi mülteci başvurusu oldu, ki resmi başvurusu olmayanlar ile birlikte bu sayı hayli kabarık. Bu mültecilerin yüzde 2.6'sının Sachsen-Anhalt Eyaleti'ne yerleştirilmesi planlanırken, oran olarak ise mültecilerin sadece yüzde 0.06'sı Tröglitz'e yerleştirilecekti. Bu haberin duyulmasının ardından aşırı sağcı Alman Nasyonal Demokrat Partisi (NPD) destekli bir grup düzenli olarak, mültecilerin yerleştirilmesi planlanan bölgede eylem yaptı. 

Tepkiler gelmeye devam ederken Belediye Başkanı Nierth de boş durmadı, mesala Noel zamanı kilisede halkın kalplerini açması yönünde telkinlerde bulundu. Fakat Nierth burada destek beklerken öfkeli vatandaşların tepkisiyle karşılaştı. Tabii bu arada her Pazar düzenli olarak yüz, hatta bazen yüzelliyi bulan aşırı sağcı bir grup, mültecilerin kente gelmemesi için protesto gösterileri yaptı. Bu sırada belediye başkanı da orada broşürler dağıtarak mültecilerin gelişinden, Nierth'in deyimiyle, sadece 'kaygı' duyan halka bilgi verdi. Bu gelişmeler yaşanırken Nierth yetkililerle görüşmeye de devam etti ve halkın tepkilerini dile getirdi. Hatta tepkileri azaltmak adına NPD ile de görüştü. Fakat bütün uzlaşma çabaları karşılıksız kaldı. 8 Mart günü NPD taraftarları Nierth'in evinin önünde bir protesto gösterisi yapmak istedi, yerel düzeyde yetkililer ise buna izin verdi. Ailesi ve 7 çocuğu ile yaşadığı evlerinin önünde aşırı sağcıların gösteri yapmak istemesine ve yetkililerinde izin vermesine tepki gösteren Nierth, ailesini daha fazla tehlikeye atmak istemediğini söyleyerek görevinden istifa etti. Nierth yaptığı açıklamada, aslında NPD'den çekindiği için istifa etmediğini, yetkililerin kendisini korumadığı ve yalnız bıraktığı için hayal kırıklığına uğradığını söyledi.

Hükümet yetkilileri Nierth'in istifası karşısında tepkilerini dile getirdi, fakat sorun hala tam olarak çözülmüş değil, zira olaylara rağmen mültecilerin Tröglitz'e yerleştirilmesi planlanıyor, onları hangi koşulların beklediği ise malumunuz. Aslında mülteci alımı için tehditlere maruz kalan yalnızca Tröglitz'in belediye başkanı değil, aynı zamanda mülteci alımı ile gündeme gelen Almanya'nın farklı yerlerindeki belediye başkanları, ya da konuyla ilgilenen yetkililer aşırı sağcılar tarafından tehdit edildi/ediliyor. 

Bu kısır döngü PEGIDA eylemlerinde de kendini göstermişti. Sosyal düzenlerinin bozulmasından korkan binlerce kişi PEGIDA'nın görünürdeki taleplerine sempati ile yaklaşmış (özellikle yabancılar ile ilgili dile getirilen taleplerine) ve aylarca alanları doldurmuştu. Özellikle sağ tendensli siyasi partilerin aşırı sağcılara yönelik istikrarsız politikaları, her defasında gündemin birinci maddesine yerleşmese de, böyle reaksiyonların devamını sağlıyor. Haliyle bu tarz olaylara göz yumanlar zor koşullardan dolayı ülkeye sığınmış mültecilerin can güvenliğini de tehlikeye atıyor. Avrupa ülkeleri içerisinde en çok mülteci alan ülke olan Almanya, politikalarını bu olay nezdinde bir kez daha gözden geçirmeli. 

Özetle; kirli savaşın kaybedenleri, ülkelerindeki zor koşullardan dolayı kaçarak sığındığı ülkelerden de dışlanan mülteciler.