* Raporun bizim için en önemli tarafı insan hakkı ihlaline insan hakkı ihlali diyor olmasıdır.

* Rapor Türk hükümeti ile Avrupa’nın bugüne kadar yürüttüğü danışıklı dövüşe son verdi.

* AKP’lilerin ‘Bak mültecileri bırakırız. Sizi ham yaparlar’  kabilindeki tehditleri tutmadı.

* Biz ağları yırtan gollerin peşinde değiliz. Mesele, barışçıl ve demokratik çözümün kapısının açılması.

Türkiye’nin yeniden siyasi denetime alınması ise HDP’li üyeleri sayesinde bir süreliğine ertelenmiş oldu. AKPM’nin HDP’li üyesi Ertuğrul Kürkçü raporu önemsediklerini belirterek, “Biz ağları yırtan gollerin peşinde değiliz. Mesele, barışçıl ve demokratik çözümün kapısının açılması” dedi.
Avrupa kurumlarının, insan hakları bağlamında şimdiye kadar Türk devletinin yaptığı ihlalleri görmediğini ve konuya sessiz kaldığını belirten Kürkçü, önceki akşam AKPM’de kabul edilen İzleme Heyeti’nin raporunun sokağa çıkma yasakları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan olumsuzlukları ele aldığını belirtti.
Kürkçü “Sınırsız, süresiz ve aylar süren sokağa çıkma yasaklarının Türk hukukuna da, uluslararası hukuka da aykırı, kanunsuz olduğunun altı çizildi. Bu çok önemli. Bu durumun insan hakları savunucularını donattığını söyleyebiliriz. İkincisi gazetecilere, bilim insanlarına karşı girişilen susturma operasyonlarına, düşünce açıklamaya şiddetle karşılık vermeye Türkiye’ye net bir sınır çekti. Bu açıdan çok önemli. Türkiye’deki demokratların, hükümetin şimdiye kadarki bütün icraatlarına karşı yaptığı eleştirileri bu raporda yanıtını buldu” dedi. 

‘İtiraz edenlerin sesi dinlendi’

Raporun, Türkiye ile Avrupa arasında mülteciler konusunda yürütülen danışıklı dövüşe de son verdiğini dile getiren Kürkçü devamla şu ifadeleri kullandı: “Bu raporla Türkiye’de itiraz edenlerin sesi dinlenmiş oldu. Şikayetler HDP’den ibaret değil. Türkiye’de AKP’ye oy vermemiş olan herkesin ortak bir şikayeti var. Oy vermiş olanların da Tayyip Erdoğan’ın despotluğundan şikayetçi. Dolayısıyla rapor bu açıdan Türk hükümeti ile Avrupa’nın göçmen meselesi dolayısıyla bugüne kadar yürüttüğü danışıklı dövüşe son vermiştir.”

AKP’lilerin tehdidi tutmadı
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) İzleme Heyeti’nin raporu tartışılırken AKP’li Markar Esayan ve Şaban Dişli gibi milletvekillerinin AKPM’ye dönük “Bak mültecileri bırakırız. Sizi ham yaparlar” kabilinde tehditlerinin tutmadığını da dile getiren Kürkçü, bu milletvekillerinin oturumda iğrenç şantajlar sergilediğini söyledi.

Mülteci şantajı bozuldu
Kürkçü, “Blöfleri görülmedi. Tayyip Erdoğan ile yaptıkları anlaşma ceplerindedir. Ona her türlü eleştiriyi yöneltebilirler. Bu açıdan ben Avrupa’nın göçmenler ipoteğinden-şantajından kurtulmuş olarak konuştuğunu görüyorum. Ben insan hakları savunucuları için çok önemli içtihat kapıları açıldığını düşünüyorum” dedi.

Monitoring kapıdan döndü
İzleme sürecine Türkiye’nin alınmasını ya da reddedilmesi konusunda alınan kararın aslında Türkiye’ye gönderilen bir sinyal olduğunu vurgulayan Kürkçü şöyle konuştu: “Monitoring (izleme sürecinin) kapıdan döndüğünü anlaması gerektiğini düşünüyorum. Başta Markar Esayan palavracısı olmak üzere, bizim, Ermenilerin bazılarının, Türkiye’nin sürecine alınması için çaba gösterdiklerini söylediklerini okuyorum. Hakikaten bu çabayı gösterseydi, Türkiye monitörün sürecindeydi.

İsteseydik monitoring sürecindeydi
Bunun yeri ver zamanı olmadığı için bu tasarı lehine oy kullanmadık ve kıl payı geçtiğini de gözönüne alarak, aslında isteseydik şimdi monitoring sürecindeydi. Bunun kıymetini bilirler, bilmezler mühim olan millete kıymet veriyor olup olmamaları. Monitoring sürecinde olan Türkiye, okyanusta bir sal gibi yönsüz bir ülke olabilirdi. Fakat ben sınırlara gelinmiş olduğunu söyleyebilirim. Kaçınılmaz olarak, doğal süreci içerisinde 2017 Ocak’ın da monitoring tartışması başlayacak, büyük olasılıkla da Nisan 2017’de gözlem sonrası dönem raporu tartışılacak.”

HDP önerilerinin kabulü bir zafer
Türkiye’nin, insan hakları ihlallerini sürdürmesi durumunda Avrupa’nın kıyısına itilme ihtimalinin çok güçlü olduğunu vurgulayan Kürkçü son olarak şu ifadeleri kullandı: “Bizim açımızdan şöyle söyleyebilirim; hakkın yolunda olunca, haklı oluyorsunuz. Bugüne kadar yaptığımız tüm değişiklik önerileri, raporları sağlamlaştıran, yol gösteren, onu sağlam bir eleştiriye tabi tutan bütün değişilik önerilerimiz kabul edildi. Bunu HDP’nin ve Sol Parti’nin bir zaferi olarak yorumlayabiliriz.
Biz ağları yırtan gollerin peşinde değiliz. Mesele Türkiye’nin kaybettiği istikameti tekrar kazanması, bozulmuş olan şakulünün düzelmesi ve savaşın son bularak, Kürt meselesinin barışçıl ve demokratik çözümünün bir kapısının açılması. Biz bu kapıyı açmaya çalışıyoruz. Yoksa Türkiye’nin Avrupa ve bütün dünya nezdinde Türkiye devletini yönetenlerin o kadar çok faulu varki, isteseniz aleyhine düzinelerce karar çıkarabilirsiniz. Eğer korktuğu buysa, korktuğunu başına getirmek çok kolay. Bizim amacımız negatif bir şey yapmak değil, aynı zamanda çözüm üretmek. Onun içinde hükümeti, aklın ve hukukun yoluna davet ettik.” 

REHA SARI
STRASBOURG