Ucuz iş gücü için siyasal iktidarın eliyle işsizlik ordusu yaratıldığına dikkat çeken istihdam uzmanı Sinan Ok, ”İstihdam geçici, işsizlik kalıcı” dedi.
CEMİL UĞUR/HAMDULLAH KESEN / MA/MERSİN
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı işsizlik verilerine göre; Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 266 bin kişi artarak 3 milyon 670 bin kişiye çıktı. İşsizlik oranı 0.5 puanlık artış ile yüzde 11.1’e çıkarken, aynı dönemde tarım dışı işsizlik 0.4 puanlık artış ile yüzde 13.2’ye yükseldi. DİSK-AR’ın verileriyse bunların iki katını işaret ediyor. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Türkiye İş Kurumu’ndan (İŞKUR) ihraç edilen istihdam uzmanı Sinan Ok, işsizliğin vardığı noktayı değerlendirdi.
Türkiye ekonomisinin geçirdiği dönüşümden dolayı iş gücünün inşaat ve hizmet alanlarına yöneldiğini belirten Ok, “Sanayi alanının istihdamı artmıyor. Tarım alanı da çözülüyor. İşsizler ordusu; yedek ya da ilave dediğimiz milyonlarla ifade edilen bir iş gücünü ortaya çıkarıyor. 1997-2007 yılları arasında 5 milyon insan tarım sektöründen koptu. İşçilerin eğitim düzeyi düşük. Sadece Urfa’da 12 bin kişi göç etmiş. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 200 bin kişi göç etmiş. Bunlar nereye gidiyorlar? İlk durak olarak Adana Mersin, İstanbul ya da İzmir yani Türkiye metropollerine yönelen mesleki eğitimi yeterli olmayan bir iş gücü yığını var. Kentlere geldiğinde kadınlar hanelere çekilip, iş gücü olmaktan çıkıyor. Dönem dönem evde iş dediğimiz montaj işleri ve tekstil atölyelerinden evde çalışma şeklinde bazı işler alan bir kitle de var. Fakat çoğunlukla onlar iş gücü piyasasından koparıldılar” diye konuştu.
AKP işsizliği dayatıyor
AKP hükümetinin iş gücü piyasasında tam zamanlı istihdamı yok etmek gibi bir hedefi olduğunu belirten Ok, şöyle devam etti: ”Esnek istihdam diyorlar. Kiralık işçilik diyorlar. Amaç şu; iş gücü örgütlü bir iş gücü, sendikalı olmasın. Mümkünse kıdem tazminatı alacak kadar bir yılı aşan sürelerle istihdam edilmesin. Hedef bu. Sermayenin istediği dikensiz gül bahçesi dediği bir iş gücü alanı istiyor.”
İş Kanunu’nu değiştirdi
AKP’nin bu politikalarını gerçekleştirmek için 2003’te İş Kanunu’nu değiştirdiğini anımsatan Ok, AKP’nin özel istihdam bürolarını açtığını ve Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde ise kiralık işçi bürolarını açarak bu politikalarına yaşam bulmaya çalıştığını söyledi. Ok, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Şu anda kıdem tazminatı fonu tartışmasını bu amaçla yapıyor. Amaç, korunak olabilecek herhangi bir iş gücü alanını bırakmamak. Çünkü iş gücü ne kadar korunaksız olursa ücreti o kadar düşük olur ya da ücret yükseltme talebi o kadar düşük olur. Sendika yoksa toplu bir şekilde iş sözleşmesi yapılamıyorsa işçi sermaye ile tek başına karşı karşıya kalıyor.
İşçi sınıfı borç içinde
Hepsinin borçlandırıldığı bir işçi sınıfı da var. AKP’nin başardığı bir şey de budur. 2002’de işçilerin yüzde 5 ile 10’u arasında bir borçluluk durumu varken bugün borçlu 15 yaş üzeri olan 30 milyon insandan bahsediliyor. Bunlar resmi veriler. Bu kadar borçlandırdığı bir emekçinin işi bırakma lüksü yok. Ücret ne kadar olursa olsun o kişi o işi devam ettirmek zorunda. Bu nedenle kiralık işçilik yasasını çıkarırken geçici iş ilişkisi yasası diye çıkardılar. Yani özel istihdam bürosu bir grup insan gücünü alacak, kendinde istihdam ediyor gibi gösterecek ama istihdamda olmayacak. Dolayısıyla istihdam geçici, işsizlik kalıcı.”
1 milyon 174 bin üniversiteli
Reel olarak işsizliğin arttığını ve 1 milyon 174 bin üniversiteli gencin işsiz olduğunu aktaran Ok, şunları dile getirdi: ”Bu korkunç bir sayı. Birçok Avrupa Birliği üyesi ülkeden daha fazla nüfusa sahip bir genç işsiz ordumuz var. Her ile üniversite açacağım, diye binalar açtılar. O binalara öğrencileri kaydettiler. Fakat orada nitelikli bir eğitim veremediler. 1 milyon 174 bin dediğimiz üniversiteli işsiz böyle ortaya çıktı ve bu tesadüfen olmadı. Uuzun süreli bir genç işsizliği böylece inşa etmiş oldu AKP eliyle.”
Hedefleri işsizliği arttırmak
AKP’nin Türkiye’nin uluslararası rekabetini ucuz iş gücü üzerinden yapmaya çalıştığını ifade eden Ok, ”Bugün 1 milyondan fazla insan geçinebilmek için gece çalışmak zorunda kalıyor. Pazar günü her iki insandan biri çalışıyor. Dolayısıyla insanlar mecbur, geçinmek zorunda. Borçlandırılmış bir toplumdan bahsediyoruz. AKP’nin başarısı bu. AKP’nin bütün politikaları; eğitim, sosyal güvenlik, vs, işsizliği arttırma hedefindedir. Bunun aksini iddia edenler verilere baksın” şeklinde konuştu.
Salt bir ekonomik sorun değil
Ücretin yaşam standartlarının altında belirlendiği bölüşüm sorununa dikkat çeken Ok, şunları söyledi: ”Bin 603 lira olan asgari ücretin bir üniversiteliye yeterli görülmesi hakarettir. Çünkü üniversiteyi bitirene kadar yapmış olduğu maliyet bin 603 lira ile temin edilemez. Asrgari ücretin 2 bin 500 liranın üzerine çıkmış olması gerekiyor ki açlık sınırının altında bir istihdam olmasın. Eğer siz adil bir bölüşüm sağlarsanız, çalışma sürelerini kısarsanız diğer işsizler de iş bulabilir.
İşsizliği salt ekonomik bir sorun olarak ele almak doğru değildir. Burada siyasal bir sorun vardır. Siyasetin belirlediği daha üretimden gelen bir ayrımcılık var. İşsizliğin yok edilmesi bir program dahilinde ve politik tercihle olabilir. Bu da sağcı, muhafazakar, neoliberal siyasetle olmayacaktır.”