Kâr amacı gütmeyen veya en az kârı hedefleyen tek kurum belki de Stockholm Kürt Enstitüsü yayınlarıdır. Kazandığı az miktardaki kârı da tekrar halkın hizmetine sunacak çalışmalarda kullanır. Halktan aldığını tekrar halkın hizmetine sokan, kâr hedefi olmayan ulusal bir kurumdur ve yayıncılık yaşamında da bu prensibini göz önünde bulundurur.

 Hesapta olamayacağını zannettiğimiz bazı iç siyasi faktörler de işin içine girince Kurdiska İnstitütet’in yayıncılığı daha da zor duruma düştü. Binbir emekle yayınladığı ve Güney Kürdistan’a gönderdiği kitaplarının KDP gümrüğüne takılması, kendi ideolojilerine uymadığı gerekçesi ile imha edilemesi de Kürt yayıncılığı hanesine acı bir darbe olarak yazılacaktır.

 

Şoreş REŞİ

Avrupa’nın her bir ülkesinde yaşayan yazarların başlı başına sorunlarından biri de kitaplarını yayınlayacakları bir yayınevi bulamamalarıdır. Bu alanda derin ve çeşitli sorunlar var ama yeterince gün yüzüne çıkmamıştır. Aslında şunu da iddia etmek mümkün; bu alanda kolaylıklar ve olanaklar fazla olsaydı, belki yazan insanlarımızın sayısı bugünkünün iki katı da olabilirdi. Çünkü, biliyorum ki bir sürü kitap, yayınevlerinin mahzenlerinde çürüdü, kayboldu veya yayınlanamadı. Bu zorlukları gören insanlar da yazmaktan vazgeçti. Bunlardan birkaçını bizzat tanıyorum. Bir diğer başlıca sorun da bazı yayınevlerimizin aşırı politikleşmiş olması... Bu nedenle ayrı siyasi görüşten olan yazarların oraya gitmekten kaçınması ve yayınevinin ulaştığı çevrenin sınırlı kalması gibi problemler de var. Bu yazı ile İsveç’teki yayıncılığın durumunu ve sorunlarına ışık tutmaya çalışacağım.

Tahmin edileceği üzere Avrupa’da yayıncılık pahalı bir iş; eğer yaşadığın devletten veya AB’den bir yardım almıyorsan işin zor. Çünkü; kira, makina, elektrik, malzeme, vergi, işçilik gibi giderler çok pahalı. Bunları ödemek zorunda olan ve biraz da kâr amacı olan yayıncı, işletmesini kurtarmak için yayıncılığın yanında ek işler yapmak zorunda kalıyor. Bunların başında kitabın yazarından para almak gelir. Yayıncı buna mecburdur yoksa işletmesi yürümez. Parasal durumu iyi olmayan yazarlar da böylece kitabının basımından yoksun kalıyor.

Yayıncının basımını yaptığı kitabın dağıtımı da ayrı bir dilemma. Avrupa’nın geneline veya bir kısmına dağıtım yapan hemen hemen hiç bir yayınevi yok. Çünkü giderler pahalı, satış az ve bu nedenle çoğu zarar ediyor. Bu konuda bildiğim tek dağıtım şirketi veya yayınevi, Mezopotamya Yayınevi’dir ki o da çoğu ülkeye gidemiyor. Özellikle de İskandinavya ülkelerine gidişler pahalı olduğu için çoğu kez zarar ediyor. Bu nedenle  her zaman her yere gitmek istemiyorlar. Bu nedenlerden dolayı çoğu yayınevimizin ulaştığı alan yaşadığı ülkenin sınırları oluyor ki, ona da çoğu zaman imkanları yok. Dağıtım, yayınevinin olduğu şehirle sınırlıdır desek belki daha doğrudur.

İsveçlilerin yayıncılığı da şöyle işler: Yazar kitabını herhangi bir yayınevine verir, onlar kitabı okuduktan sonra eğer ideolojilerine uygun ise ve pazarda satabileceklerini düşünürlerse basımına karar verirler. Yazara belli bir oranda telif hakkı verdikten sonra, her satılan kitap başına da belli bir yüzdelik verir. Ama dağıtımını bütün ülkeye yapar. Devletin kültür kurumlarından büyük ihtimalle yardım alır ve satışlar da olduğu için hem yazarı hem de yayınevini kurtarır. Böylece sistem saat gibi çalışır.

Ama bizde sistem çalışmıyor, çünkü hem üstten hem de altan bunu besleyen veriler çok sıkıntılı.

İsveç’teki Kürt yayıncılığını birkaç kategoride sınıflandırmak mümkün:

   

Kâr amacı gütmeyen yayıncılık:

Kâr amacı gütmeyen veya en az kârı hedefleyen belki de tek kurum Stockholm Kürt Enstitüsü yayınlarıdır. Kazandığı az miktardaki kârı da tekrar halkın hizmetine sunacak çalışmalarda kullanır. Halktan aldığını tekrar halkın hizmetine sokan, kâr hedefi olmayan ulusal bir kurumdur ve yayıncılık yaşamında da bu prensibini göz önünde bulundurur.

Enstitü 1996 yılında kuruldu. Kuruluşu ile birlikte bir yayın dergisi ihtiyacını hissetti ve “Avaşîn” dergisini çıkardı. Bu dergi Kürtçenin bütün lehçeleri ile 13 sayı yayınlanabildi. Yazar çevrelerinden gelen yoğun istek üzerine ‘Rewşen Yayınları’ adı altında yayıncılığa başladı. Rewşen Yayınları adı altında bütün Kürt lehçeleri ile 68 kitap yayınladı ve bu kitaplar Avrupa’nın birçok ülkesinde dağıtıldı. Kürt dili ve alfabesi üzerine yayınlanan kitapları Mahmur ile eski Sovyet Cumhuriyetleri’ne kadar da ulaştı.

Daha sonra ‘Kurdiska İnstitütet’ ismi altında yayıncılığa başlayan Enstitü şimdiye kadar 38 kitap yayınladı. Ama günümüzde artık kitap basamaz duruma gelmiştir. Enstitünün yayın yaşamı şu anda bir tıkanmayı yaşıyor. Çünkü dağıtımı çok zor ve kitap satışları hemen hemen durmuş vaziyette. Durum bu olunca ve giderlerin de fazlalığı göz önünde bulundurulduğunda kitap basımı artık zorlaşıyor. Binlerce Euro verip de bastırdığı kitaplar hala depoda beklerse yayın alanında büyük bir kriz ve tıkanma yaşaması da normal.

Hesapta olamayacağını zannettiğimiz bazı iç siyasi faktörler de işin içine girince Enstitü’nün yayıncılığı daha da zor duruma düştü. Binbir emekle yayınladığı ve Güney Kürdistan’a gönderdiği kitaplarının KDP gümrüğüne takılması, kendi ideolojilerine uymadığı gerekçesi ile imha edilemesi de Kürt yayıncılığı hanesine acı bir darbe olarak yazılacaktır...

Kâr amaçlı yayıncılık:

İsveç’te kâr amaçlı yayıncılık yapan iki özel şirketten bahsetmek mümkün. Bunlar, APEC yayıncılık ile Still Ofsett Yayıncılıktır. Yukarıda da yazdığım gibi, her iki yayınevi de kitap yayıncılığın yanında, işletmenin yaşayabilmesi için reklam, resim, kumaş basımı vs. gibi çeşitli işlerin basımını da yapmak zorunda kalan yayınevleridir. Her ikisi de başta dağıtım işini yaptıysa da sonradan vazgeçti. Çünkü kârlı bir iş değil, zaman kaybı ve masrafları artırmaktan başka bir şey getirmedi.

APEC: 1988 yılında kuruldu. Şimdiye kadar çeşitli dil ve diyalektlerde 300’ün üzerinde kitap yayınladı. Kürt yayıncılık alanında, özellikle de çocuk kitaplarının tercümesi ve basımında, Kürtler üzerine yazılmış yabancı kitapların tercümesi ve yayınlanması ile Kürt yazarların kitaplarını basımında APEC önde gelir. Aynı zamanda İsveç’te yayınlanan diğer yayınevlerinin kalitesini yakalayabilmiş, modern ve Avrupai tarzda çalışan en büyük yayınevidir. Şimdiye kadar bu alanda yüzlerce kitabın Kürt kültür dünyasına kazandırılmasında büyük hizmetler vermiştir. Yaptığı bu hizmetler halk tarafından alkışlanırken, politik rengini yayıncılığa yansıtması da o kadar eleştirilmektedir. Çoğu kez insanların; “APEC, Ö...... H..... karşıtı kişilerin yuvası olmuş!” dediğini kulaklarımla duydum. İsveç’ten, Avrupa ülkeleri ve ülkedeki kitap fuarlarına katılan tek yayınevinin APEC olduğunu da belirtmem gerekir. Son yıllarda Amed ve Güney Kürdistan’da birer şube açma girişimlerinin olduğunu biliyorum. Bunların dışında İsveç kültür sisteminden yararlanmasını en iyi bilen ve bunu belli bir oranda yazarlarla da paylaşan bir yayınevidir. Üç aylık Birnebûn dergisinin sistematik olarak yayınlanmasına da öncülük eder.

Stil-Offset: Benzeri tarzda çalışan ama aynı hacimde olmayan bir diğer yayınevimiz de şimdiki ismi ile ”Stil-Offset”tir. 1990’lı yıllarda “Medya Yayınevi” ismi ve yayıncılık amacı ile kuruldu. Yayınevi olarak 15’e yakın kitap yayınladı ama şartların zorlaması ile formatını ve ismini Stil-Offset yapmak zorunda kaldı. 2000’li yıllarda İsveç Kültür Bakanlığına bağlı yardım kurumunun bazı bahaneler ve oraya bağlı çalışan Kürt kitap değerlendirmecilerinin tavsiyeleri sonucu kitaplara yardımın verilmemesi de bu formatın değişmesinde büyük rol aldı. Aynı dönemde üç aylık “Veger Dergisi”nin yayıncılığını da üstlenen Meyda Yayıncılık, İsveç Kültür Bakanlığına bağlı yardım kuruluşunun ‘siyasi bir dergidir’ bahanesi ile yardım vermemesi sonucu yayını durdurmak zorunda kalmıştı.

Ekonomik şartların baskısı ile ismini Stil-Offset yapan yayınevi, bir matbaa formatına da dönüşmek zorunda kaldı. Medya Yayıncılık döneminde başlattığı kitap dağıtımını da büyük bir ölçüde bir kenara bırakarak, yazarların kitaplarını onların parası ile basımını yapar duruma geldi ve şimdiye kadar 100’e yakın kitap basımı yaptı. Kitaplarını bu şekilde basan yazarlar kitabın dağıtımından da kendisi sorumludur. Yayınevi şu anda bir matbaadır ama araştırma, çocuk kitapları ile dil üzerine yazılan kitapların yayını hala sürdürürken, bunun sistematik bir durum olmadığını belirtmek lazım. Son olarak “Rêzimanê Kurdî” kitabının basımını yapmıştır.

   

Eğitim amaçlı yayıncılık:

Esas amaçları eğitim kitaplarının basım ve dağıtımı olan ama arka planda kâr da hedefleyen iki yayınevimiz var. Bunlardan biri “Dibistana Kurdî” diğeri de “Kurdiska Pedogogisk Centrum”dur.

Dibistana Kurdî: İsveç’in Västerås şehrinde Haydar ve Sabiha Diljen tarafından kurulan hem iki dilli bir okul, hem de bir Kürt yayınevidir. Sadece ders kitapları yayınlar. İsveç okul idaresi ile birlikte, eşitlik, insan hakları ve herkesin aynı değerde olduğu prensipleri çerçevesinde çok değerli eğitim kitaplarının yayınlanmasına imza atmışlardır. Avrupa standartlarında, İsveç’te yaşayan çoçuklara göre pedagoji ilmi ile hazırlanmış kitapların hem Avrupa hem de ülkedeki kitap yayını üzerinde büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca okullarında Kürtçe eğitim ile de büyük bir hizmet vermişlerdir. Şimdiye kadar yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, öğretmenler için konferanslar düzenlemiştir. Yayınladıkları kitaplar, sadece okul idaresi tarafından dağıtılır ve piyasada satılmaz. Bunun yanında, internet üzeri öğretici okul, video ve kurslar alanında da hizmet vermektedir.

Kurdiska Pedagogisk Centrum

Pedagog Hakkı Balta’nın kendi çabaları ile 2014 yılında başlattığı bir yayınevidir. Sadece çocuk ve ders kitaplarının yayını ile ilgilidir. Yayınladığı kitapları hem okullara hem de piyasada kendi çabaları ile satışını yapar. Şimdiye kadar ilkokul ve lise öğrencilerine yönelik onlarca kitap yayınlamıştır. Bunun yanında çeşitli eğitim seminerleri ile konferanslar da yapmıştır.

Sonuç olarak şunu demek gerekir, ister kâr amaçlı ister kâr amacı olmayan İsveç’teki yayınevlerimizin Kürt kültür dünyasına, Kürt eğitim sisteminin şekillenmesine, Kürtlerin tanıtılmasında, Kürtçe’nin bütün lehçeleri ile gelişmesine büyük katkıları olmuştur ve olmaya devam ediyor.