İsviçre Gündemi
Bir yılı daha geride bırakıyoruz. İsviçre 2015 yılı bilinen sorunlarla geçirdi. Uluslararası para trafiğinin İsviçre bankaları üzerindeki hegomonyası kısıtlandı. Gizli hesaplar, vergilendirilmemiş yatırımlara getirilen uluslararası yaptırımlara rağmen İsviçre ekonomisi gücünden birşey kaybetmedi. AB ile ilişkiler çok sıkıntılı biir döneme girdi. Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) İsviçre'nin AB sömürgesi olamayacağını belirterek, hükümetten çekilmeyi bile tartışmaya açtı.
Dünya futbolunun merkezi FİFA'ya yönelik yolsuzluk soruşturmaları, tutuklamalar belki de ülkenin en önemli gündemi haline geldi.
İsviçre Kıbrıs, Sireya, Suriye, Yemen vb ülkelerdeki iç çatışmalara arabuluculuk görevini sürdürdü. 2015 Davos zirvesine DAİŞ damgasını vurmuştu. Fransa Cumhurbaşkanı yılın başlarında katıldığı Davos zirvesinde DAİŞ içinde 10 bin Avrupalı militana dikkat çekmiş ve sanki Paris katliamlarının olacağını hissetmişti.
İsviçre dünyanın en çok silah satan 13. ülkesi olarak bu alandaki gücünden hiç birşey kaybetmedi.
2015 yılı genel seçimlerinde son 10 yıldır yükselişti olan SVP gücünü daha da büyüterek seçimlere damgasını vurdu. Sağ partilerin gücünü pekiştirdiği seçimler sonrası 2016'da İsviçre sağ politikalarla yeni bir dönem yaşanacak. Bütün bu gündemlerin belki de en tepesinde yabancılar yer aldı. İsviçre sağı yabancı düşmanlığı üzerinden gücünü pekiştirdi ve 2016 yılı yabancılara yönelik kanun ve uygulamaların zirve yapacağı anlamına geliyor.
Öcalan damgası ve Rojava
İsviçre'de yaklaşık 80 bin Kürt yaşıyor. Ülkenin en politik, en hareketli ve kendini en fazla hissetiren sürgün grubu. İsviçre'nin uluslararası etkinliği olan gazetelerinden NZZ 2015 yılına girilirken, Öcalan'ı dünyanın kaderini değiştirecek 10 isim arasında saymıştı.
Kürtlerin Ortadoğu'da yükselen yıldızı, Rojava Devrimi, Kürtlerin DAİŞ'e karşı tek direnen halk olması, 7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçları, Rusya-Türkiye, Suriye-Türkiye, Irak Türkiye, İran Türkiye ve uluslararası ilişkilerin Kürt merkezli yürümesi ve ortaya çıkan sonuçlar NZZ'in (Neu Zürcher Zeitung) Öcalan tezini doğrular nitelikte gelişti. Bütün Kürt parçalarında Öcalan'ın ağırlığı ve liderliği 2016'da da Kürtler şahsında tarih yazmaya devam edeceğini gösteriyor.
Bu ülkede yaşayan Kürdistanlılar ve Demokratik Güç Birliği, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde HDP'yi açık ara 1. parti yaptı ve ülkedeki gücünü pekiştirdi. Çözüm sürecinde Rojava ve Kobanê direnişini sahiplenen Kürtler, 7 haziran seçimleri sonrası hem Türkiye Kürdistanı hem de Rojava'daki mücadeleyi omuzladılar. Bir yıl boyunca, görüşmeler, eylemler ve politik çalışmalarıyla en diri ve en mücadeleci halk olmayı sürdürdüler.
Kürt direnişinin uluslararası önemi kısmen İsviçre'de de yankısını buldu. İsviçreli sol ve demokrat çevreler Kobanê direnişini ve Rojava Devrimini sahiplendiler. Heyetler devrimi ve direnişi İsviçre'ye taşıdı. İsviçre'nin en ünlü doktorları Rojava'nın yeniden inşası için önce inisiyatif sonra dernek kurdular. İsviçreli sol partiler HPG'ye silah yardımı, Türkiye'ye silah satışı yasağı getirilmesini açık bir şekilde gündeme getirdiler.
Sonuç olarak Kürtler tarih değiştiren bir halk olarak 2016'da daha fazla farkedileceklerdir. Bu tarihi değişimde sürgündeki halkın mücadelesi ve emeğinin katkisi her zaman oldu ve olmaya devam edecektir.