İsviçre ile ABD arasında yaşanan ‘Ajan krizi’nin boyutlarının bilinenden de fazla olduğu ve sadece gizli hesapları kapsamadığı, aksine birçok alanda çok sayıda ajanın ABD’ye bilgi aktardığı belirtiliyor.
İsviçre hükümet çevreleri ve basınında konuya ilişkin yapılan tespitlere ABD’den henüz bir yanıt gelmiş değil. Kamuoyuna yansıyan son bilgilere göre, gizli hesaplar dışında ABD ajanlarının cirit attığı alanlardan biri de BM Cenevre merkezi. İleri sürülen iddalara göre ABD ajanları burada özellikle hükümet dışı örgütlerden ve Kızılhaç’dan bilgi sızdırıyor. Bu bilgiler arasında hükümet dışı örgütlerin raporları, temsil ettikleri siyasal kesimler ve iç yapılanma özellikleri bulunuyor. Konu iki ülke arasında çeşitli ödünlerle kapatılmazsa, ABD ajanlarının çalışmaları nedeniyle İsviçre, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak gibi gözüküyor. İsviçre kamuoyunun daha fazla bilgi aktarımı, ajanların hangi bilgileri sızdırdıklarına dair sorularını hükümet ciddi açıklamalarla yanıt vermiş değil. Konunun önümüzdeki günlerde daha büyük tartışmalara neden olacağı belirtiliyor.
***
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nihayet bir adaletsizliğin düzeltilmesi için adım attı. İsviçre referandumla kabul ettiği iltica yasasında kriminal suça bulaşan kişileri, aileleriyle birlikte sınırdışı edilmesi uygulamasını benimsemişti. AİHM’de bu konuda açılan bir davayı İsviçre kaybetti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, aile kavramının ve bileşiminin önemine dikkat çekerek, kriminal suçlar nedeniyle bütün bir aile bütünlüğünün bozulmayacağına, İsviçre’deki uygulamanın uluslararası yasalara ve insan haklarına aykırı bir uygulama olduğuna karar verdi. AİHM kararında küçük sayılabilecek kriminal suçlar nedeniyle de sınırdışıların durdurulmasını istedi.
İsviçre hükümetinin karara uygun yeni düzenlemeler yapması tartışılırken, SVP ve FDP gibi partiler, AİHM’i İsviçre’nin egemenlik haklarına saygı duymadığını belirterek, uluslararası yasaları hiçe sayacaklarını bir kez daha dışa vurdular. Aynı partiler İsviçre ile AB arasındaki anlaşmaları da İsviçre’nin egemenliğine müdahale olarak değerlendiriyorlar. Uluslararası alanda İnsan Hakları Merkezi olarak bilinen bir ülkede, söz konusu iki partinin referandumlarda ve parlamentoda çoğunluğu sağlayarak, ülkede uluslararası yasalara ve insan haklarına aykırı kararlar alması, İsviçre için büyük bir paradoksa dönüşmeye başladı.
Bern polisinin başkentte yapılan bazı gösterilerde şiddet kulandıklarını idda ettikleri, şahısların resimlerini yayınlamaları da yeni bir skandal oldu. Sol çevreler uygulamayı bir skandal olarak nitelemelerine rağmen, uygulamanın önüne geçemediler.
İsviçre ajan kaynıyor
İsviçre Gündemi