İsviçre'de Kürt Kadın hamlesi

Haberleri —

İsviçre Gündemi


İsviçre'de kadınların gittikçe Kürt siyasetinde etkin rol alma çabaları dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl kurulan Zürich Beritan Bölge Kadın Meclisi'nin önceki gün yapılan ikinci kongresinde hissedilen farklılık ve nitelik bunun bir göstergesiydi. Paris'te Sakine, Rojbîn ve Ronahî'nin katledilmesi, Avrupa'da olduğu gibi İsviçre'deki kadınları da derinden etkiledi. Her toplantıda onlara adanan saygı duruşu, hesap sorma yeminleri ve çizgilerini yükseltme kararlılığının tekrarlanması bunun bir göstergesi. İsviçre Kadın hareketinin Basel, Bern, Zürich bölge örgütlenmelerini geliştirme dönemleri de Paris cinayetleri sonrası hız kazandı.
Kadınlar hala kızgın ve öfkeli. Bu onlarda siyasi bilinci de artırmış gözüküyor. Bir kaç yıl önce kongre ve toplantılarda konuşamayan kadınlar, şimdilerde rahatça görüşlerini anlatabiliyor, tartışabiliyor ve eleştirilerini doğrudan yapabiliyorlar. Belki de en önemli gelşimelerden biri 3. kuşak genç Kürt kadınlarının Paris cineyetleri sonrası kadın sorunu ve kimliklerine gösterdikleri ilgi. Beritan Kadın Meclisi'nde bu kuşağın kendini komisyon olarak örgütlemesinin anlamı önümüzdeki ay ve yıllarda daha da anlam kazanacak gibi gözüküyor. Uluslararası Kürt Kadın Hareketi Temsilciliğinin merkezi olarak Zürich'de ilan edilmesi, kadınların dengi örgütleri ve diplomatik alanda da önemli adımlar atacaklarının habercisi oldu. Yakında resmi açılışı gerçekleşecek olan Temsilcilik, Avrupa Kadın hareketine çok şey kazandırmaya aday gözüküyor.
Elbette söz konusu pozitif gelişmelerin yanında, ciddiyetle üzerinde durulması gereken sorunlar da Kadın Hareketini beklemektedir. Bunlardan en önemlisi Ailenin erkekle birlikte dönüştürülmesi ve sistemler içinde çürüyüp giden Kürt ailesinden demokratik aile tipinin geliştirilmesidir. Avrupa Kürt Kadın Hareketi Temsilcisinin bu konuya özel bir vurgu yapması, eksiklikliklerin bilindiği ve gündemlerinde olacağının habercisi oldu. Geleneksel toplum ilişkileri ile Avrupa sistemleri arasında sıkışan aile, gençlik, çocuk ilişkileri de Kadın Hareketini bekleyen sorunların başında geliyor. Elbette kadının özgürleşmesi, siyasete ve toplumun inşasına katılımını, kadının işi olarak gören ve bunun siyasette, ailede, toplum ilişkilerinde sağlamayan geri siyaset-erkek tarzı da aşılması gereken engellerin başında gelmektedir.
Siyasetle iç içe olan Kürt toplumunun aşırı politize olmuş hali kadın-birey-toplum arasında sosyal ve kültürel konularda sessiz bir çatışma yaratmıştır. Kadın Haraketi ve Kürt kurumlarının siyasal olarak yan yana gelebilen ama sosyal ve kültürel olarak buluşamayan tabana yönelik yeni önlemler geliştirmesi bir zorunluluğa dönüşmüştür. Bir kadın delegenin dediği gibi "Kadın ruhu sanattan beslenir, sanatla güzelleşir. Kültürel etkinlikler olmazsa olmazlar arasında olmalıdır" sözlerinin de altı çizilmeliedir.
Yazımı Avrupa Kürt Kadın Hareketi Temsilcisinin uyarısıyla bitirmek istiyorum: "Kadının girdiği yerde barış, sevgi ve disiplin olmalıdır. Kadın saygınlığını korumalı ve saygı görmelidir. Her düzeyde lümpenizmine izin vermemeliyiz. Lümpenizme hoşgörünün bedelini Paris'te pahalı bir biçimde ödedik. Ailemizi, kendimizi, toplumumuzu dönüştürmeden, toplumsal inşaayı gerçekleştiremeyiz. Bütün örgütsel, siyasal, toplumsal, kültürel, diplomatik alanlarda kendimize çeki düzen vermeliyiz. Barış ve çözüm için savaş döneminde harcadığımız emekten de de fazla emek harcamak zorundayız. Bunu yaptığımız ölçüde başaramayacağımız hiç birşey yoktur."
Sonuç olarak İsviçre Kürt Kadın Hareketi, Kürt siyasetinde de, İsviçre sisteminde de etkili olmaya hazırlanıyor.

paylaş

Haberler


   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.