İsviçre Ekonomi Bakanlığı’ndan bir yetkili, talep olmasına rağmen 2017 yılı içerisinde Türkiye’ye birçok silah satışının yapılmadığını söyledi. Gerçeklik hiç de yetkilinin açıkladığı gibi değil. Bu açıklama ile İsviçre bir yandan kamuoyundan gelen tepkilerin önüne geçmek istiyor, bir yandan da açık bir anayasa ihlali olan silah satışına meşruiyet kazandırmak istiyor.

SERKAN DEMİREL / HABER / ANALİZ

İsviçre, 2017 yılı içerisinde Türkiye’ye bazı silah satışlarının durdurulduğunu açıklamış olsa da gerçek, yapılan açıklamanın çokta ötesinde.

Özellikle Türk devletinin Cizre, Sur ve Nusaybin gibi kentlerde gerçekleştirdiği katliamlar sürecinde İsviçreli demokratik çevreler, İsviçre’den acil bir şekilde Türkiye’ye silah satışını durdurmasını istemişti. Gelen bu tepkileri dikkate almayan İsviçre, bu süre zarfında Türkiye’ye savaş malzemesi satışı gerçekleştirmeye devam etmişti.

Halk silah ambargosundan yana

Türk devleti ve ona bağlı çete gruplarının Efrîn’e dönük işgal saldırıları başlaması ile birlikte İsviçreli demokratik çevreler, tekrardan Federal Anayasa’da bulunan savaş malzemesi satışına dönük maddeleri hatırlatarak, Türk devletine silah satışına bir an önce son verilmesini istiyor. Türk devletinin uluslararası yasaları yok sayarak Efrîn’i işgal ettiğine dikkat çeken çok sayıda İsviçreli milletvekili, “Bu şartlar altında Türk devletine silah satışına devam etmek Türkiye’nin işlediği suçlara ortak olma anlamına gelecektir” diyerek, karar mekanizması olan İsviçre Federal Konsey’ini uyarmakta ısrarlı.

Bu baskılara karşı geçtiğimiz günlerde ülkenin önde gelen gazetelerinden Le Matin Dimanche’a konuşan İsviçre Ekonomi Bakanlığından bir yetkili, talep olmasına rağmen 2017 yılı içerisinde Türkiye’ye birçok silah satışının yapılmadığını duyurdu. Bu açıklama ile bir taraftan konuya ilişkin yükselen tepkilerin önüne geçmek isteyen İsviçre, diğer taraftan da Türkiye’ye silah satışına devam etmeye meşruluk kazandırmaya çalışıyor.

İsviçre Ekonomiden Sorumlu Devlet Sekretaryasının (SECO) yıllık savaş malzemesi satışı raporlarına bakıldığında, bazı silah satışlarının durdurulduğu denilen 2017 yılı içerisinde Türkiye’ye yaklaşık 650 bin frank değerinde savaş malzemesi satışı gerçekleştirilmiş.

SECO’nun raporuna göre 2015 yılı içerisinde 137 bin, 2016 yılı içerisinde 47 bin Frank değerinde Türkiye’ye silah satışı gerçekleştiren İsviçre, nasıl oluyorsa bazı silahların satışını yapmamasına rağmen Türkiye’ye 2017 yılı içerisinde diğer yıllara oranla çok daha yüksek satışlar gerçekleştirmiş.

Anayasa ihlal ediliyor

Yapılan bu açıklamanın tek amacı konuya ilişkin yükselen tepkilerin önünde geçmek ve uluslararası hukuk nezdinde savaş ve insanlık suçu işleyen Türkiye’nin destekçisi konumunda olmadığını göstermeye yöneliktir. Oysa ki; İsviçre Federal Anayasası’nda hangi ülkelere silah satış yapılmayacağı çok net bir şekilde belirlenmiş durumda. Federal Anayasa, İsviçre’de üretimi yapılan savaş malzemelerinin hem İsviçre’de hem de satışı yapılan ülkede sivil halka karşı kullanmayı yasaklıyor. Yine Federal Anayasa, iç savaşın olduğu ülkelere silah satışını yasakladığı gibi, İsviçre’den savaş malzemesi alan bir ülkenin, aldığı malzemeleri başka bir ülkeye göndermesi veya bir başka ülkeye karşı kullanması net bir şekilde yasaklıyor. Bu ihlalleri, savaş ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak değerlendiren Federal Anayasa, bu ihlalleri yapan ülkelere silah satışını durdurulmasını öngörüyor.

Türkiye listede yok

İsviçre, bugüne kadar Federal Anayasa’nın savaş malzemesi satışlarına yönelik maddeleri ihlal ettiği gerekçesiyle Suriye, Yemen, Lübnan, Libya, Kuzey Kore’nin de arasında bulunduğu birçok ülkeye savaş malzemesi satışını resmi olarak duyurdu. Türkiye bugüne kadar bu listeye dahil edilmiş değil, ne zamanki yetkililer tarafından Türkiye’ye silah satışı yasaklandığı resmi anlamda duyurulsa Türkiye o zaman bu listeye girmiş olacak.

Bu liste girmek, bir anlamda silah satışı yapılan ülkede ya iç savaş ya da o ülkenin uluslararası yasaları yok sayarak, savaş ve insanlığa karşı suç işlediğinin İsviçre Federal Anayasası kapsamında kabulü anlamına gelecektir.

Özetle, İsviçre yaptığı bu açıklama ile bir anlamda bugüne kadar Türkiye yaptığı silah satışlarından kendisini aklamaya ve son dönemde büyük bir kesim tarafından ısrarla gündemde tutulan konunun üzerini kapatmaya çalışıyor.