
Vicdani retçilere kapılar kapandı
Yasada en tartışmalı konulardan birisi, 'zorunlu askerlikten kaçışın' sığınmacı başvurusu için geçerli bir gerekçe olmaktan çıkarılmasıydı. Askerlik hizmetinden kaçma ya da ordudan firar, ilgili şahsın ağır cezaya çarptırılması ihtimali söz konusu olduğu takdirde iltica nedeni kabul edilecek. Kendi ülkelerinde zorunlu askerlik yapmaktan kaçanların (vicdani redcilerin) sığınma talepleri baştan reddedilecek. Bu durumdan en çok Eritreliler etkilenecek. İsviçre'ye geçen yıl en fazla sayıda sığınma başvurusunun yapıldığı Eritre'de, tüm sağlıklı erkek ve kadınlara sınırsız sürede zorunlu askerlik uygulaması bulunuyor. Diktayla yönetilen Eritre'den kaçan binlerce kişi İsviçre'de mülteci olarak kabul edilmişti.
Kamplarda tecrit edilecekler
Ayrıca sığınmacı adayları sığınma işlemleri bitene kadar mümkün olduğunca toplu yerleşim alanların dışındaki kamplarda tutulmaları öngörülüyor. Yeni uygulamaya göre sosyal yardım alamayacak olan ilticacılar, bir ekmeğin 5 frank olduğu ülkede 'Acil yardım' adı altında günde sadece 8 Frank ile yaşamak zorunda kalacak. Ülkesinde hakkında herhangi cezai bir yaptırım olmadığı halde İsviçre’ye gelen ve burada katıldığı bir eylem veya yazdığı bir yazıdan dolayı geldiği ülkede cezai yaptırıma maruz kalabilecek olan kişilere iltica talebinde bulunmaları durumunda cezai yaptırım uygulanacak. Mülteciler, İsviçre'de en küçük bir suça bulaşmaları halinde yarı açık cezaevlerinde tutulacaklar.
Hükümet denetlenemeyecek
Hükümetin ilticacılar üzerindeki tasarrufu da halk denetiminden çıkarıldı. Hükümet ilticacılar ile ilgili kendi çıkarına uygun olarak kararnameler çıkarabilecek ve 'deneme' adı altında 6 ay, bir yıl veya daha fazla uygulamaya koyabilecek.
Aile birleşimi zorlaştı
Yürürlüğe giren dördüncü madde ise özellikle aile birleşimi önünde ciddi engeller içeriyor. Daha önceki uygulamaya göre sığınma talebi kabul edilen kişinin ailesi ve aile fertlerininde İsviçre'ye getirilmesi ve aynı haktan yarlanması yeni uygulama ile birlikte ortada kalkıyor. Yeni uygulamada sadece başvuruda bulunan kişinin hakları korunacak. Buna bağlı olarak örneğin aile fertlerinde herhangi biri nasıl baskı görürse görsün aynı aileden ikinci bir fert söz konusu uygulamaları referans göstererek sığınma talebinde bulanamayacak.
Sonuç mülteciler için felaket
Siyasi sol, mültecilere yardım kuruluşları sendikalar ve İsviçre kilisesi, geçen yıl parlamentoda onaylanan yeni İltica Yasası'nı referandum yoluyla iptal ettirmeyi umuyordu. İnsan hakları grupları ve sol kanat partiler, sığınmacı yasalarındaki değişikliğin ayrımcılığa neden olacağını belirterek hükümetten bunu geri çekmesini istemiş ve bir referandum yapılması için imza kampanyası başlatmışlardı. Referandum sonuçlarının açıklanması ardından bu gruplar sonucun mülteciler için bir felaket olduğunu açıkladı. Yasaya karşı olan Sosyal Demokrat Parti, "Sonuçlar evrensel insan halklarını ortada kaldırmıyor. Biz bu değerlere sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.
Sağ kanadın istediği oldu
Sağ siyasi kanat ise mülteci sayısındaki tırmanıştan diğer ülkelere kıyasla daha liberal olduğunu savunduğu İsviçre'nin iltica hukukunu sorumlu tutuyordu. İsviçre'de sığınmacı sayısında sürekli bir artış gözleniyor. Ülkedeki sığınmacıların sayısı son 10 yılın en yüksek seviyesinde. İsviçre'de halen yaklaşık 48 bin kişi sığınma başvurularının sonuçlanmasını bekliyor.
SVP durumdan memnun
Yasayı oluşturan milliyetçi İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) Halkla İlişkiler Sorumlusu Claude-Alain Voiblet, referandum sonuçlarının açıklanmasından sonra "Açık ve net bir şekilde görüldü ki İsviçre daha fazla yabancı istemiyor. Sonuçlar partimizin önümüzdeki dönemlerde konuyla ilgili getireceği yeni uygulamaları güçlendirecektir" dedi.
Halk seçimine ret
Öte yandan aynı referandumda İsviçre hükümetinin bundan böyle parlamento değil de doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören öneri ise yüzde 70'llik çoğunlukla reddedildi.
ALİ ONGAN/BASEL