İsviçre Gündemi

İsviçre bu yazı yayınlandığında açlık grevinin 52. gününe girecek Kürt politikacı Metin Aydın şahsında Kürt sınavı veriyor.
Metin Aydın açlık grevini, hem Avrupa’da Kürt politikacılara yönelik sindirme, kriminalize etme çabalarını protesto etmek, hem de Türkiye ve Kürdistan’daki açlık grevcileriyle taleplerini de sahiplenerek başlattı.
İsviçre, kendi topraklarında hiç bir suçlamayla karşı karşı olmayan, sadece ve sadece Almanya’nın Kürt politikacıları kriminalize etme çabalarının bir devamı olarak, kendisine iade edilmesini istediği için Metin Aydın’nı tutukladı.
Bu şu anlama geliyor, Almanya veya başka bir ülke bir Kürt politikacının iadesini istedi mi, İsviçre hazırola geçecek.
Metin Aydın bu anlamda bilinçli seçilmiş bir emsal.
Aynı koşullarda geçtiğimiz yıllarda M.Eşiyok’da interpolün ve Türkiye’nin iade taleplerine rağmen İsviçre’de tutuklanmış ve ardından serbest bırakılmış ve üstelik iltica hakkı tanınmıştı.
Söz konusu şahısa yönelik suçlamalar, Metin Aydın’a yönelik suçlamalardan çok daha ağır olmasına rağmen, Aydın’ın iade edilmek istenmesi acaba hangi hesaplara dayanmaktadır.
Aydın’ın kararlı politik duruşunun bunda kuşkusuz etkisi büyüktür.
İsviçre, insan haklarının şampiyonluğunu yaparken, Kürtler söz konusu olduğunda neden tavrını sürdürememektidir?
Kürt milletvekilleri, adayları, sivil örgütler, dernekler neden bu duruma sessiz kalmaktadırlar?
Böylesine bir konuda sessiz kalanlar, yarın Kürtlerden ne isteyebilir, hangi yüzle birlikte siyaset yapmayı talep edebilir.
Kürtler güçleri oranında, Adalet Bakanlığı, sivil örgütler ve İsviçre parlamentosunu harekete geçmeye çağırdı, hala da birşeyler yapmaya çalışmaktadır.
Bu bir ilke ve duruş sorunudur.
Metin Aydın’ın ölümüne seyirci kalmak, Kürtlerin ölümüne seyirci kalmak anlamına taşımaktadır.
Metin Aydın’ı iade etmek, istediği an istediği Kürt’ü iade etmek anlamına taşımaktadır.
Şu ana kadar Metin Aydın ölüm sınırında iken bile hiç bir resmi açıklama yapmamak, Kürtleri önemsememek anlamına gelmektedir.
Evet İsviçre; tarihi bir süreçten geçmektesin.
Metin Aydın’ı kendi ellerinle tutukladın.
Onun hayatının bütün sorumluluğu sende.
İstersen onu yaşatırsın.
İstersen…
Ama hangisini seçersen seç.
Bu senin Kürtlerle sınavın olacak.
Unutma bunu...