
7 Haziran 2015 Genel Seçimleri için İsviçre’de gerçekleştirilen oy kullanma işleminde Halkların Demokratik Partisi, oyların yüzde 47.5’ini alarak birinci parti olmuştu. HDP’liler, başarıyı daha da büyütme hedefiyle 1 Kasım Seçimleri’ne hazırlanıyor.
HDP’nin Avrupa’da en büyük başarıyı elde ettiği ülkelerden biri İsviçre olmuş; 7 Haziran Seçimleri’nde ülkedeki oyların yüzde 47.51’ini HDP almıştı. HDP’yi yüzde 25.11’le AKP, 17.46’yla CHP ve 6.77’yle MHP takip etmiş; diğer partiler, oyların yüzde 3.15’ini alabilmişti.
HDP, Bern Büyükelçiliği’nde kullanılan oyların yüzde 50.3’ünü, Cenevre Başkonsolosluğu’nda kullanılan oyların yüzde 57.75’ini, Zürih Başkonsolosluğu’nda kullanılan oyların ise yüzde 44.95’ini almıştı.
İsviçre’deki başarıyı yaratan önemli etmen, HDP projesinin koşulladığı birlik ruhunun mayasının ülkede tutması, değişik kesimlerden birçok insanın Demokratik Güç Birliği Platformu çatısı altında çalışmaları birlikte omuzlaması oldu.
İsviçre Kürt Toplum Merkezleri (DEM-KURD), İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu (İTİF), İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF), İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu (İABF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu (İDHF), İsviçreli Êzîdîler, Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi ve daha birçok bileşen, ülkedeki çalışmalara özne olarak katıldı.
Aynı bileşenler, 1 Kasım Seçimleri için de ülkede çalışmaları artan bir tempoyla omuzluyor. Parola, birinciği yeniden, ama bu kez başarıyı daha da büyüterek omuzlamak. Bileşenler, çalışmalarını, kurdukları “HDP İle Dayanışma Platformu” üzerinden örgütlüyor.
Platformun bazı bileşenlerinin HDP’ye neden ve nasıl destek verdiklerini belirttikleri açıklamalarından bölümleri, okurlarımız için derledik.
Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF): 7 Haziran Seçimleri'nin sonuçlarını sindirmeyen AKP'nin şefi Erdoğan ve çevresindekiler, iktidarları uğruna ülkeyi kan gölüne çevirecek senaryo, politika ve oyunlarla olası bir koalisyon ihtimalini devre dışı bırakarak erken seçim adı altında ülkeyi yeniden seçime götürüyor. Bu seçimlerle, Erdoğan'ı başkanlığından eden, AKP'yi tek başına iktidardan mahrum bırakan HDP'yi Parlamento dışına itmek hedeflenmektedir... Seçim sonuçları üzerinden demokrasi güçleri ve Kürt halkıyla hesaplaşmayı tasarlayan Erdoğan ve ekibi temsiliyetindeki egemen güçler, yapılacak seçimlerde olmadık her türlü yöntemi kullanıp kaderlerini güvence altına almayı arzulamaktadır. Dolayısıyla demokrasi güçlerine düşen görev ve sorumluluk artmaktadır. Avrupa ve İsviçre'de 1 Kasım Seçimleri için yürütülecek çalışma, süre kısa dahi olsa daha sonuç alıcı ve etkili olmak zorundadır. 7 Haziran Seçimleri'nin deneyimleri mevcuttur ve bu deneyimler üzerinden Türkiye'de verilen emek ve demokrasi mücadelesine seçimler aracılığıyla katkı da artmak durumundadır. İsviçre'de yaşayan en geniş Türkiyeli çevrelerin, Kürtlerin katılımı ve duyarlılığı için verilecek ortak çabanın artırılmasına ihtiyaç vardır.
Süryanilere ‘pratik’ çağrısı
Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) - İsviçre: Süryanilere bu süreçte önemli bir görev düşüyor. Çünkü, savaş meydanına, acı deryasına dönüştürülen Ortadoğu’da yeni bir demokratik model paradigmasıyla ortaya çıkan ezilen halkların ve ötekileştirilen toplumsal kesimlerin iradesi yok sayılıyor.
Türkiye’de 7 Haziran 2015’te yapılan milletvekili seçimlerinde halklar, kadınlar, gençler, ayrımcılığa tabi tutulan toplumsal kesimler el ele vererek iradelerini ortaya koymuştu. Fakat Mezopotamya ve Anadolu halklarını tarihten silmeyi hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin AKP hükümeti, HDP öncülüğünde tarih sahnesine çıkan halkların demokratik iradesini yok saydı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti devleti, tek tipçi, ırkçı zihniyetini bugüne kadar sürdürmüştür. 7 Haziran seçimlerinde rejimin inkar siyaseti boşa çıktığı içinse, rejimin başı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük bir paniğe girmiştir. Rejim, tek tipçi zihniyetiyle, yönetim tarzıyla yoluna devam etmek istiyor.
HDP, 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi 1 Kasım’da da halkların ve toplumsal kesimlerin ortak platformudur. İnkarcı, statükocu düzene karşı inkar edilenlerin güçlerini birleştirme ihtiyacı, her zamankinden daha önemlidir. Halklar güçlerini birleştirdiklerine, iktidara gelmeleri hayal olmaktan çıkacaktır. Padişahlık, halifelik, imparatorluk hayali, zihniyeti ortadan kalkacaktır.
Süryani halkı, Türkiye’de inkar edilen diğer halklar gibi 1 Kasım’da Saray’a ve AKP’ye cevabını sandıkta verecek. HDP, Türkiye’deki halkların rejime karşı kendini ifade etmesi umudunu taşıyor. Halklar 1 Kasım’da Saray ve DAİŞ zihniyetli AKP’ye güçlü bir cevap verdiğinde, HDP’nin oyu yüzde yirmi civarına yükseldiğinde, savaş siyaseti boşa çıkacak, akan kan duracak, insanlar arasında barışçıl bir yaşam kültürü gelişecek, Türkiye daha çok kalkınarak bölgede ve dünyada önem kazanacaktır. Süryaniler ve diğer halklar, kimliklerini özgürce temsil edecektir. Bütün halkları, toplumsal kesimleri ve özellikle de oy hakkı olan Süryanileri, ülke içinde ve diasporada sandığa giderek oylarını kullanmaya, HDP’den yana olan duygularını pratikte de göstermeye çağırıyoruz.
Başarıyı büyütmeye ihtiyaç var
İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF): 7 Haziran’la birlikte teslimiyet dayatmalarına karşı direniş ısrarı, değişik istemleri, 1 Kasım’ı ortaya çıkarmıştır. Çünkü başkan olamayacağını gören Erdoğan, çareyi 90’lı yılların kirli savaş politikalarına geri dönmekte bulmuştur. Faşist rejimin tipik sonuçlarıdır bunlar. Demokratikleşmenin faşist rejim ile olamayacağının en son kanıtıdır. Savaş politikalarıyla, yeniden kan üzerinden yürütülen kirli politikalarla seçimi kendi lehlerine çevirmek istiyorlar. Şu ana kadar nasıl ki Kürdistan sokakları bu politikalara karşı direniş alanına dönüşmüşse, 1 Kasım’da da seçim sonuçları buna paralel olarak AKP’yi siyaseten sandığa gömecektir. Bu, halklarımızın, demokratik ilerici kamuoyunun, ezilen ve sömürülen tüm toplumsal dinamiklerin HDP etrafında daha güçlü kenetlenmesiyle mümkün olacaktır. Bu bakımdan Avrupa’da, özellikle de İsviçre’de elde ettiğimiz başarıyı daha da büyütmeye ihtiyacımız vardır. 7 Haziran’da birinci parti olarak en başarılı alanlardan biri olduk. Ancak bu yetmez. Mutlaka gidemediğimiz en geniş seçmene gitmeyi ve ikna etmeyi kendimize görev saymalıyız. Bunu başaracağımıza da inanıyoruz. Halklarımızın özgürlük istemlerini yerine getireceğiz.
Gerekçemiz özgürlük özlemi
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP): Seçimlerde HDP desteklenirken örgütlü veya tekil bulunduğumuz her kentteki seçim komisyonlarında yer alarak çalışmalara aktif katılmalıyız. 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri’nde HDP’yi destekleyen ÖSP’nin gerekçesi, tüm imha, inkar ve baskı uygulamalarına rağmen Kürdistan halkının hak, adalet, özgürlük ve kimlik arayışındaki ısrarı, vermiş olduğu mücadele ve direniş, bütün halkların, inançların, toplumsal yapıların barış ve özgürlük özlemidir...
Aleviler HDP’nin yanında
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA): Aleviler olarak HDP’nin 1 Kasım Seçimleri’nden de zaferle çıkması için çalışacağız. Zira ezilen, baskı altına alınan, yok sayılan, katliamlardan geçirilen Alevilerin kurtuluşu, bütün inançların, halkların, renklerin iradesini yansıtan HDP’den geçmektedi.r İnançları nedeniyle ötekileştirilen ve katledilen Aleviler, ancak gerçek bir demorkasi içinde kendilerini ifade edebilir. Erdoğan hükümetinin özellikleri ve yapısı gereği her zaman katliam tehdidi altında olan Aleviler, CHP’nin de kendilerini katliamlardan kurtarmayacağını, sadece oylarına ihtiyaç duyduğunu yaşadıkları deneyimlerden biliyorlar. Dolayısıyla 1 Kasım, HDP etrafında kenetlenerek Padişah’a dur deme günü olacaktır. FEDA olarak bunun için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.
İstersek yapabileceğimizi gördük
İsviçre Kürt Toplum Merkezi (DEM-KURD): 1 Kasım Seçimleri’nin anlamı, halkın sandığa yansıyan iradesinin hiçe sayılmasıdır. 7 Haziran Seçimleri’nde barajı aşan HDP şahsında Kürtlerin oylarının Türkiye politik arenasına yansıması engellendi. kendine Saray kuran, padişahlığını ilan eden Erdoğan’a “Seni başkan yaptırmayacağız” diyen parti şahsında Kürt halkı cezalandırıldı ve savaş ilan edildi. Kürt halkının ve siyasi temsilcilerinin sindirileceği hesaplandı ama karşılaştıkları direniş karşısında panik yaşamaktan kurtulamadılar.
HDP etrafında kenetlenen halkların iradesinden korktular. Zira bu irade, Türkiye’nin geçmişiyle hesaplaşmasının, geleceğini yeniden şekillendirmesinin yolunu açacaktı.
1 Kasım Seçimleri, Kürtlerin, halkların, sistem dışına itilen bütün kesimlerin padişahla yeniden hesaplaşma günü olacaktır. Kürt Toplum Merkezi’nin bütün kurumları, 1 Kasım Seçimleri’ne yine var gücüyle hazırlanacaktır. Geçen seçimlerde İsviçre’de birinci parti olan HDP’nin oylarını daha da artırmasını bekliyoruz. Bunun için, İsviçre 1 Kasım Seçimleri Platformu bünyesinde ve özgün olarak Kürdistanlılar içinde seçim çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Geçen seçimlerde İsviçre’de, istersek neler yapabileceğimizi gösterdik. Bu tecrübelerimizi yeni açılımlarla besleyerek oy oranımızı artıracağız. Halklar, Erdoğan’ın savaşına bir kez daha hayır diyecek. Bu anlamda bütün kurumlarımız, sivil örgütlerimiz, üyelerimiz, seçimlere kadar en temel çalışma olarak HDP için çalışacak. Önümüzdeki günlerde paneller, geceler, yerel ve genel halk toplantıları gibi etkinlikleri artırarak seçim çalışmalarını sürdüreceğiz.
ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH