
İsviçre Federal Cinsiyet Eşitliği Bürosu'nun araştırmalarına göre, İsviçre'de çalışan veya mesleki eğitim gören nüfusun yüzde 51'i cinsel taciz riski altında. Son bir yıl içinde ise yine çalışan veya mesleki eğitim görenlerin yüzde 40'ının cinsel tacize maruz kaldığı açıklandı.
Cinsel tacize maruz kalanların başında çalışan kadınlar geliyor. Çalışan veya mesleki öğrenim gören kadınların yüzde 30'u yılda en az üç defa, aynı kategori içinde yer alan erkeklerin ise yüzde 10'unun cinsel tacize maruz kaldıkları belirlendi.
Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, kadınların yaşadığı taciz olaylarının dörtte üçünün, hem tek başına hem grup halinde erkekler tarafından gerçekleştiğini gösteriyor. Ayrıca kadınlar tarafından bildirilen taciz olaylarında kadın ve erkeklerden oluşan karışık gruplar tarafından ve ender olarak da kadınlar tarafından yapılan tacizler de yer alıyor. Yapılan araştırmalarda kadınlara tacizci davranışlarda bulunan kişilerin başında, çalışma arkadaşları geliyor. Tacizci davranışlarda ikinci sırayı müşteriler alırken, üçüncü sırayı işyerlerindeki amirler aldı.
Araştırmada kadınların maruz kaldığı taciz yöntemlerine de yer verildi. Taciz yöntemlerinin başında; müstehcen hareketler, cinsel istek uyandıran sözler veya hareketler, istenmeyen vücut hareketleri, takip edilme, vaatlerde bulunma ve cinselliği çağrıştıran çeşitli görsel materyaller geliyor.
Cinsel taciz şikayet edilmiyor
1996 yılında yürürlüğe giren 'Çalışan Kadın-Erkek Eşitliği Yasası'nda yer alan 'cinsel taciz suçtur' ve 'koruyucu önlemler alınır' ibaresine rağmen, tacize uğrayanların çok küçük bir kesiminin resmi makamlara şikayetlerde bulunduğu açıklandı.
1996 yılından bu yana, cinsel taciz nedeniyle sadece 100 kadının mahkemelere başvurduğu belirtildi. Şikayette bulunanlar ile taciz edenin aynı iş yerinde çalışmaya devam ettikleri de verilen bilgiler arasında.
İsviçre Federal Cinsiyet Eşitliği Bürosu, cinsel tacize maruz kalan ve şikayette bulunan kadınların büyük bir çoğunluğunun şikayetten sonra işyerinde sorunlar yaşadığını ve birçoğunun da işyerlerinden ayrılmak zorunda kaldığını belirtiyor. Broşürde şu ifadeler yer alıyor: "İşletmeler koruyucu önlem almak zorundalar. Bunun için çeşitli kampanyalar düzenleyerek hem şikayetlerin önünün açılmasını hem de şikayette bulunan kişinin iş garantisi sağlanmalıdır."
İsviçre Federal Cinsiyet Eşitliği Bürosu, yasalarda cinsel tacizin tarif edildiğine işaret ediyor ve tacize uğrayana şu öneride bulunuyor: "Cinsel tacize maruz kalan kişiler, mutlak anlamda cinsel tacize uğradıklarını kanıtlamak için tutanak tutmalı. Görgü tanıklarını tespit etmeli ve mahkemelerde onların şahitlik yapması için ikna etmelidir."
İşletmeler önlem almalı
İsviçre Çalışma ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise işyerleri ve mesleki eğitim alanlarında yaşanan cinsel taciz vakalarına karşı işletmelerin sorumlu olduğu vurgulanıyor. Açıklama şöyle: "İşletmeler koruyucu önlemler almak zorundalar ve aynı zamanda tacize maruz kalan bireylerin haklarını korumalıdırlar."
Bu arada İsviçre Federal Cinsiyet Eşitliği Bürosu, küçük işletmelerde cinsel taciz vakalarına daha fazla rastlanıldığına vurgu yapıyor. Büro, bunun nedenini ise büyük işyerlerinin daha ciddi önlem almasına bağlıyor.
Psikolojik destek bir haktır
İsviçre Federal Cinsiyet Eşitliği Bürosu'nun yayınladığı 'İşyerinde cinsel taciz' broşüründe cinsel tacize maruz kalanların nasıl ve nerede yardım alabileceklerini açıklanarak, "Cinsel tacize maruz kalan bireylerin yüzde 12'si psikolojik destek alıyor. Bu gibi vakalarda karşılıksız psikolojik destek bir hak olduğu gibi psikolojik destek gören bireyin çalışma hakları da yine yasalar çerçevesinde gözetleniyor" açıklamasına yer verildi.
Cinsel tacize maruz kalan bireylerin İsviçre Federal Cinsiyet Eşitliği Bürosu'nun konuya ilişkin açtığı www.sexuellebelästigung.ch web adresi üzerinde daha geniş bilgilere ulaşılacağı belirtildi.
ALİ ONGAN/BASEL