
AKP hükümeti, Sur ve Silopi ilçeleri için aldığı “acele kamulaştırma” kararlarına dönük tepkiler ve bu kararın yargıya taşımasının önüne geçmek istiyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen ve hafta başında Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeye başlanılan “torba yasa tasarısı“na son dakika eklenen bir madde ile “acele kamulaştırma” kararı adı altında işgal edilecek olan bölgelerde itiraz yolu kapatılmaya çalışılıyor.
Yargıdan dönme ihtimali
AKP hükümetinin iktidara geldiği ilk yıllara kadar sadece 16 kez “rant yöntemi” olarak başvurulan, “acele kamulaştırma” kararı, AKP’nin iktidarını pekiştirmesiyle bu sayı binlere ulaştı. Sadece “savaş hali” durumlarında alınması gereken “acele kamulaştırma” kararları 2004-2007 yılları arasında 120, 2008’den bugüne kadar bin 824 olmak üzere toplam bin 964 “acele kamulaştırma” kararı alındı. Ancak bu kararların birçoğu Danıştay’dan döndü veya birçok kez “yürütmeyi durdurma” kararı alındı. En son Sur ve Silopi’de neredeyse ilçelerin tamamını gasp edecek şekilde alınan “acele kamulaştırma” kararlarında da böylesi bir durumla karşılaşmak istemeyen AKP, torba yasaya eklediği bir maddeyle itiraz yollarını kapatmaya çalışacak.
Haftaya yürürlüğe girebilir
Hafta boyunca görüşülmeye devam edilecek olan tasarıdaki söz konusu maddenin de bu hafta içerisinde Meclis’ten geçerek, Erdoğan’ın onayına sunulması ve ardından da yürürlüğe girmesi bekleniyor.
İşte o düzenleme
Tasarının 26. Maddesi ile 6306 sayılı Afet yasasına “Kamu düzeni veya güvenliğinin bozulduğu yerlerde; altyapı hizmetleri yetersiz olan ve imar mevzuatına aykırı inşa edilmiş, sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlarda uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamaz” hükmünde ek madde eklendi.
Düzenleme ile hem “riskli alan” ilan edilen Sur ve Silopi’de, hem de bundan sonra “riskli alan” ilan edilecek yerlerde yargı yoluna başvurarak “yürütmeyi durdurma” kararı alınmasını engelleyecek olan AKP, bir diğer taraftan da Türkiye’nin her yerinde “riskli alanlar” ilan ederek, buralara el koyma yetkisini elde etmiş olacak.
Anayasayı açık ihlal
Tasarının onaylanarak, yürürlüğe girmesiyle birlikte özellikle son dönemlerde AKP’nin Anayasa’ya aykırı bir şekilde almış olduğu kararlara bir yenisi daha eklenecek. Anayasa’nın 125. Maddesi’ne göre; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” deniliyor, ancak AKP bu tasarıyla birlikte yargı yolunu kapatarak, Anayasa’yı açık bir şekilde ihlal edecek.
Mülkü sahipleri devre dışı
Aynı torba tasarısındaki 22 ve 23. maddelerdeki iki düzenlemeyle de “riskli alan” içerisinde, “riskli yapı“ olmasa bile, bu yapılara dair mülk sahiplerinin tasarrufta bulunamamasının önü alınacak. Böylelikle, günlerce kuşatma ve saldırıların hedefi olduktan sonra harabeye dönüşen ilçelerde, mülk sahiplerinin yıkılan evlerini onarmaları engellenecek. Daha önce AYM tarafından iptal edilen bu durumu torba yasa ile yürürlüğe koymayı amaçlayan AKP, AYM’nin açıkça yurttaşın mülkiyet hakkını gasp etmeye yönelik bu düzenlemeyi bir kez daha da AYM’nin bağlayıcılığı kararlarını görmezden gelerek, hukuku da katledecek.
Dava başvuruları bine ulaştı
AKP’nin bu girişimine rağmen Sur’daki “acele kamulaştırma kararını” yargıya taşımak için oluşturulan komisyona da yurttaşların başvuruları devam ediyor. Oluşturulan Hukuk Komisyonu üyelerinden Muzaffer Özdemir, zorla el koyma kararına karşı Danıştay’a başvuruda bulunmak isteyen mülk sahiplerinin sayısının bine ulaştığını belirterek, en kısa sürede de dava açmak için harekete geçeceklerini söyledi.
Özdemir, AKP’nin Meclis’ten geçirmeyi istediği yargı yolunu kapatma girişimiyle dava açmanın önünü almayı hedeflediğini belirterek, benzer bir durumun daha önce de yaşandığını ancak bunun AYM’den döndüğünü hatırlattı.
HAYRİ DEMİR / DİHA/ANKARA