Türkiye Barış Meclisi (TBM), Akil İnsanlar Heyeti'nin bazı üyeleriyle İstanbul'da 'çözüm süreci'ne ilişkin yaptığı toplantının  sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, toplantıda 6551 Sayılı Çerçeve Kanun zemininde barışa nasıl bir katkı sağlanabileceğinin tartışıldığı belirtilirken, sürecin mevcut durumu, imkanlar ve avantajlarla, yine sürecin önündeki sorunlar ve risklerin de mercek altına alındığı kaydedildi. Açıklamada, toplantıda öne çıkan görüşler şöyle sıralandı.

* Öcalan’ın ifadesiyle 'çatışmadan siyasete geçiş'in büyük ölçüde tamamlandığı, sürecin ilerlemesinde hem irade, hem de gereklilik olduğunun altı çizildi. Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve müzakereler için daha elverişli bir ortamın oluşturulması dile getirildi.
*  Taraflar arasında güvenin tesis edilmesinde sivil toplumun devreye girmesinin önemi vurgulandı ve burada yapılması gerekenler belirtildi. Bulunduğumuz aşamada, içinde Akil İnsanların da yer aldığı yeni bir birimin şekillendirilmesi gerektiği dile getirildi.
*  Bu kapsamda; bir 'Sivil İzleme Heyeti'nin kurulması ve sivil alanın daha fazla görünürlük kazanmasının sağlanması istendi.
*  Hükümet tarafından, Akil İnsanlar Heyeti deneyimi dikkate alınarak, tarafların mutabakatıyla  'İzleme Kurulu'nun oluşturulması önerildi.

Kamuoyu adımlara hazırlanmalı

'Üçüncü Göz' niteliğindeki heyetin iki tarafa da eşit mesafede olmasına önemine vurgu yapıldığı kaydedilirken, Çerçeve Kanun temelinde atılabilecek adımlar kapsamında ise şu somut öneriler yapıldı:
* Bireylerin, özellikle de yurt dışında yaşayan bireylerin kendi hukuki durumlarını öğrenebilecekleri bir 'Başvuru Birimi'nin kurulması önerisi getirildi. Bu durumda olan yaklaşık 2 milyon insanın varlığından söz edildi.
*  Sürecin gelişip ilerlemesi ve başarıya ulaşması bakımından bugün atılabilecek en önemli sivil adımlardan birinin, Türkiye kamuoyunun sürecin sonraki evrelerine hazırlanması olduğu ve bugün bir araya gelen bizler için en önemli işlevin bu olması gerektiği ifade edildi.
*  Nepal örneğinde, 'taraf olmadan müzakerenin tıkanıklıklarını aşan, kolaylaştırıcı bir komisyon'un sivil toplum kimliğini kaybetmeden hükümetle birlikte çözüm için çalışması anlamında bir 'barış mimarisi'nin önemi vurgulandı.
* Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile uyumlu biçimde genel bir ademi merkeziyetçi yapının yerleştirilmesi ve Kürt coğrafyasında bölgesel düzeyde de Kürtlerle Türklerin karşılıklı bağımlılığının artmasının barış için önemi de dile getirildi.
* Sürece ve çözüme taraf olanların beraberce adım atmasının gerekliliği konusunda genel bir eğilimin belirginleşmesi oldu.

ANF/İSTANBUL