7 Ocak Çarşamba günü saat 12:30 civarında derginin yazıişleri toplantı halindeyken maskeli ve silahlı iki kişi saldırdı; 12 kişi öldürüldü.
Dergi eleştirel mizahı nedeniyle islami çevrelerden yıllardır tehditler alıyordu.
Charlie Hebdo kara mizah dergisi; yalnızca eleştiriyordu...
Türkiye'de bazı gazeteler "Peygamber efendimiz'e hakaret eden dergiye saldırı" başlıklı haber ve tweet'ler atarak "E haketti ama" demeye getirdiler.
Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi yayın kurumu katliam için aynı gün "Rüzgar eken fırtına biçer" dedi. Türkiye'nin bir çok gazete, iktidar ve yazar benzer açıklama ve yazılar kaleme aldılar.
Kimisi "Batılı güçler ve İsrail, İslam'ı dünyaya kötü göstermek için yaptı" derken; kimisi de "Radikal İslam yoktur" dedi.
Diyorlar ki, "Bunu Müslümanlar yapmadı çünkü İslam bu değil".
Türkiye'deki bütün partiler ve iktidar çevreleri, birçok yazar-çizer ve aydın katliamı kınarken ikinci cümlede İslamofobi'ye dikkat çektiler.
İşin dikkat çeken yanı, katliamın olduğu gün İslami terör organizasyonları da benzer sözler ettiler;
El Kaide, Hizbullah ve IŞİD ortak bir bildiri ile "Batının yükselttiği İslamofobi'yi kınıyoruz" dediler.
Yapılan her eleştiriye İslamofobi dersen işte böyle kirlenir ve vücudu mikrop kapar. Bu katliamlar İslamofobi olduğundan yaşanmıyor; katliamlar İslamofobi'yi yaratıyor ve besliyor.
Charlie Hebdo kara mizah dergisi; yalnızca karikatür çiziyordu. Hiç kimse bu katliamı İslam'ın dışında yorumlayamaz.
İslam'ın kendi içinde yüzleşmesi lazım. İslam toplumunun, medyasının ve aydınının aynaya dönüp kendine bakması lazım.
Hemen kalkıp bunda batının politikalarını sorgulamak, eleştirmek ucuzluk olur.
Bakınız İslam coğrafyasını kan götürüyor. El Kaide, IŞİD, El Nusra, Hamas ve onlarca terörist örgüt. Hepsi Müslüman. Hepsi "Hz. Muhammed'in yolundayız" diyor ve hepsinin binlerce militanı var. Hepsinin halk desteği var.
"Bir savaş sırasında Peygamber'e arkadaşlarından biri şöyle sordu: 'Ya Resulallah! Evlere yapılan gece baskınlarında, müşriklerin kadınları, çocukları da öldürülüyor, ne dersin?'
Peygamber şöyle yanıtlar: "Onlar da öbürlerindendir. (Kadın ve çocuklar da onlardandır.)''
Bu tür sahih olmayan hadisler her hutbe'de, her taziye evinde imamların dilinden düşmüyor.
Dolayısıyla İslam teologlarının, aydınları ve idarecilerin İslam tarihi ve teolojisi ile ciddi yüzleşmesi ve bu anlayışlardan temizlemesi gerekiyor.
Kara mizah dergisine yapılan saldırıyı İslam toplumundan, İslam dininden ve onun gelişiminden ayrı düşünemeyiz.
Charlie Hebdo kara mizah dergisi 12 can verdi; eleştirici bir nesil yok olsun istediler. Bunu yapanlar da ''İslam adına'' yaptığını söylüyor.
Saldırıda hayatını kaybeden derginin genel yayın yönetmeni Stephanie Charbonnier, 22 Ekim 2014'teki yazısında; ''Suriye'deki Kürtler sadece Kürtler için değil, bütün insanlık için karanlık güçlere karşı savaşıyorlar. Hayatlarını, ailelerini, ülkelerini koruyorlar.
Sadece 'fanatik İslam'a karşı değil, barbar çeteciliğe karşı da hepimizi savunuyorlar" diyordu.
Ve maalesef, fanatik İslamcı teröristler ve barbar çeteler gelip Stephanie'nin ve 11 arkadaşının canını Paris'te aldılar.
Stephanie ve 11 arkadaşının canını alan çeteciliğe ve terörizme karşı Kürt-Arap, Şii-Sünni kadın ve erkekler adil ve özgür bir dünya için savaşıyorlar. Eleştirel ve özgür bir nesil yok mu oluyor yoksa!