Kadınların yeni yaşamda öncü rol üstlendiği Rojava'da, kurulan üniversitede Jineoloji Fakültesi açıldı. Türkiye ve dünyada kurulan Jineoloji atölyeleri ile kadının gizli kalmış tarihine ışık tutmayı hedefleyen kadınlar, kurulan fakülte ile bunun bilimsel ayağının oluşmaya başlayacağı konusunda da hemfikir. 

“Rojava Devrimi Türkiyeli ve Kürdistanlı kadınlar açısından da çok önemli bir noktada duruyor” diyen Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) İstanbul Sözcüsü Gülçin Aykul, Rojava'da kadın yanlı anayasanın yapıldığını, kadın komünleri ve özsavunma için birlikler kurulduğunu hatırlattı. Aykul, “Jineoloji Fakültelerinin kurulması da kadın alanının artık bilimsel olarak değerlendirilmesi de bizler için bir umut ışığı taşıyor. Rojava'dan Türkiye'ye, Türkiye'den Kürdistan'a kadın özgürlük mücadelesinin köprülerini atıyoruz. Bir bakıma Rojava Kadın Devrimi’nden öğrenerek, biz de kendi yaşadığımız kentlerde kadın özgürlük mücadelesinin adımlarını atıyoruz” dedi.


‘Türkiyeli kadınlar için model’

Fakültenin Türkiyeli kadınlar için de bir model oluşturabileceğini söyleyen Aykul, ileriki süreçlerde deneyimlerin aktarılması bakımından fakültenin sonuçlarını, eğitim alanını ya da bu alanda yaptığı adımların izlenip buna dair Türkiye’de adımların atılabileceğini söyledi. 

 

‘Kadın devrimi ideolojik olarak da benimsetiliyor’

 Özgür Genç Kadın (ÖGK) üyesi Özge Doğan ise, “Kurulan Jineoloji Fakültesi sadece silahla direnen kadınların, kadın devrimini aslında ideolojik olarak da bütün Rojava halkına benimsetecekleri anlamına geliyor. Çok ileri bir adım olarak görüyoruz. Buradan kadınlar olarak Rojava'daki kurulan Jineoloji Fakültesi'ni selamlıyoruz. Aynı ölçüde, aynı ileri düzeyde fakülteleri, kadın ideolojisini bu coğrafyaya getirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 

 

‘Kamusal alanın inşasına katkıdır’ 

Rojavalı kadınların, hemcinslerinin yüzyıllardır verdiği mücadeleyi yeni bir boyuta ulaştırarak tüm dünya kadınlarına önemli bir miras bıraktığını söyleyen Demokratik Kadın Hareketi (DKH) üyesi Kıvılcım Arat ise, “Erilliğin alabildiğine keskin olduğu bir coğrafyada savaşın en ön cephesinde bulunurken aynı zamanda kamusal alana dair üretilen söylemler, uygulanan pratikler, kamusal alanı kadın merkezli yeniden inşa etmesi yönünden yol gösterici durmaktadır. Kurulan Jineoloji Fakültesi’ne bu noktadan bakmak gerekiyor” dedi.

 

‘Büyük bir kazanım’

Fakültenin dünya kadınları için büyük bir kazanım olduğunu belirten Arat, devamında şunları söyledi: “Aynı zamanda kadının tarihini yeniden ve kendi penceresinden değerlendirecek olması, birikimin bir noktada toplanıp yayılması, müfredattan çalışılacak disiplinlere, tartışmalardan çıkacak akademik birikimden pratik uygulamalara kadar tüm sürecin kadın bilgisinden süzülerek gelecek olması, Ortadoğu karanlığını zorlayacak bir merkeze dönüşmesini sağlayabilir. Yine bu fakülteden mezun olacak kadınların Rojava'ya bağlı kurumlarda çalışmaya başlayacak olması da en değerli noktalardan biri. Zira kadınlar bu alanlarda yok sayılıyorlar ve inşa süreçlerinde var edemiyorlar kendini. Jineoloji Fakültesi’nde eğitim alacak olmaları kamusal yaşamda birbirinden cevval binlerce kadının açık, kapalı, dolaylı, örtük her türden eril şiddete karşı koymasını sağlarken, kamusal yaşamın daha eşit ilişkiler üzerinden düzenlenmesine olanak sağlayacaktır. Tüm dünya kadınları için iyi bir kazanım. İnanıyoruz ki zaman bu öngörümüzü doğrulayacaktır." 


MA/İSTANBUL