Diyarbakır Kadın Akademisi'nde yaklaşık 8 aydır Pazartesi ve Cumartesi günleri bir araya gelen kadınlar, yürütülen tartışmalarla jineoloji üzerine bilgi ediniyorlar. 

Üniversite öğrencisi Sevim Sonay, tartışmalara yıl başından itibaren dahil olduğunu belirterek, "Genç bir Kürt kadın olarak bu konuda ne yapabilirim, Ne alabilirim?" sorusu üzerinden tartışmalara katıldığını ifade etti. Jineolojinin kadınlar için çok önemli olduğunu ve bunun alt yapısının yeni yeni oluşturulduğunu ifade eden Sonay şunları söyledi: "Oluşturulan yeni teori ve kuramlar ile birlikte özellikle Kürt kadınlar için büyük bir nokta olacaktır. Buradaki buluşmada sadece kadın değil, tüm toplumsal alandaki değişiklikler, yaşanan tüm güncel olaylar, günümüz ya da geçmişte yaşanan tüm tarihi olaylar hakkında ilişkilenmeler yarattık. Bu ilişkilenmeler doğrultusunda tartışmalar yaptık."


Feminizmle karşılaştırılmamalı

Jineolojinin kadının tüm evrenle buluşmasını kolaylaştırıcı bir etken olabileceğine dikkat çeken Sonay, her kesimden kadınların tartışmalara katıldığını aktardı. "Jineoloji ile ilgili olarak ne yapabiliriz?" ve "Nasıl geliştirebiliriz?" noktaları üzerinden tartışmalar yürütüldüğünü dile getiren Sonay, jineolojinin kadının toplumdaki etkisini açığa çıkaran bir bilim olduğunu söyledi. Sonay, jineolojinin sadece Kürt coğrafyasında değil, dünya tarihi için de büyük bir adım olduğunu kaydetti. 

Jineoloji ile feminizm arasındaki bağa da değinen Sonay, bu konuda bir karşılaştırılma yapılmaması gerektiğinin önemine vurgu yaparak, jineoloji ile feminizmin birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini dile getirdi. Feminen düşüncesi olmayan bir kadının jineoloji tartışmalarında ya da çalışmalarında yer alamayacağını belirten Sonay, "Kadınların, siyasal ve toplumsal alanların tümünde jineolojiden yararlanması gerektiğini düşünüyorum. Bütün kadınların buluşma noktası olduğunu inanıyorum" dedi. 


Kadınlığın yeniden inşası tartışılıyor

Tartışmalara katılan kadınlardan Sur Belediyesi Meclis Üyesi Naşide Buluttekin Can ise, katıldıkları tartışmalarda kendilerini tanımlamakla birlikte, sosyal bilimler başta olmak üzere var olan bilimleri yeniden tartışıp yerine alternatiflerini sunduklarını söyledi. Mitolojiden başlayarak kadın meselesi ve kadınlığın yeniden inşası üzerine tartıştıklarını belirten Can, "Kendi adıma söyleyecek olursam, yaklaşık 15 yıldır sahada kadınlar ile birlikte çalışıyorum. Ama burada hem kendimi hem de kadın meselesini yeniden masaya yatırıp yeniden onun üzerinde konuşmak ve tartışmak, 15 yıl içinde edindiğim deneyimi 8 aydır yaptığımız bu çalışmada çok daha farklı bir noktaya getirdi. Ve farklı düşünmemi sağladı. Bundan sonra ne yapacağımızla ilgili başta pozitif bilimler ve sosyal bilimler olmak üzere bilimin aslında bize ne kadar taraflı, dayatıcı olduğunu anlayarak ve bunun üzerinden giderek bu paradigmaları tartıştık" diye belirtti.


Kadınlık meselesini sorgulamalı

Feminizmin bugüne kadar getirdiği birçok birikimin olduğuna dikkat çeken Can şunları aktardı: "Bu birikimleri bir kenara koymamakla beraber daha kapsayıcı, toplumun inşasına yönelik çalışmalarımız var. Sonuçta iddiamız büyük. Sadece kadının değil, toplumun yeniden inşasından bahsediyoruz. Aslında kadınlık bilimi diyoruz. Yani teori üzerinden gidiyoruz ama bunun pratiğine yönelik kendi kadınlığımızdan yola çıkarak kendimizi sorgulayarak, bizi bu duruma ne getirdi? Biz nerdeyiz? Niye buradayız? sorularını her kadının sorgulaması gerektiğine inanıyorum. Her kadın kendinden başlayarak bu süreci, kadınlık meselesini sorgulamalı." 


Sunulan hayat gözden geçirilmeli

Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi üyesi Ayşe Bakır ise, jineoloji kavramı ile ilk karşılaştığında sarsıldığını belirterek, algısını açan ve kendisini derin bir geri dönüşe sürükleyen kavram olduğunu söyledi. Şimdiye kadar öğrendiklerinin erkek egemen zihniyet ile kurgulandığı ve önlerine sunulduğunu dile getiren Bakır, "Jineoloji kavramı bu noktada ön açıcı oldu. Şimdiye kadar yazılan, sunulan hayatın bir de kadın algısı, kadın zihni, dünyaya, doğaya bakışı ile tekrar gözden geçirilmesi gerektiğinin fikri ortaya çıktı. Yine kadının yok sayıldığı, ötekileştirildiği, düşürüldüğü noktaları derinlemesine kadın eliyle analiz edip, şu anki sisteme sunmak gerekiyor. Jineoloji bende bunu çağrıştırıyor" diye belirtti. 


Heyecan verici

Bakır, kadının kendine yabancılaştırıldığı bir dünyada yaşadıklarını dile getirerek, dünyaya ve geleceğe dair umut, algı ile isteklerinin açığa çıkartan bir ortam bulduklarını söyledi. Kürt Kadın Hareketi içerisinde bir kadın olarak durabilme ve var olabilmenin çok önemli ve özel olduğunun altını çizen Bakır, feminist hareketin taşıdığı değerler ile kadın kazanımlarında ciddi değişim ve dönüşüm elde edildiğini söyledi. Bakır, "Kendi özelimde de bunu söyleyebilirim. Bana kalırsa jineoloji önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracaktır. Bir akım, belki bir bilim dalı olarak yerini alacak diye düşünüyorum. Ve bunun öncülülüğün hakikaten Kürt kadınlarının yapıyor oluşu çok heyecan verici diye düşünüyorum" dedi. 


MELTEM OKTAY/DİHA/AMED