Jineoloji dergisinin 12’nci sayısı “Kadın Direniş Yöntemleri II” başlığıyla çıktı.
3 ayda bir okuyucuyla buluşan bilim kuram dergisi Jineoloji’nin 12’nci sayısı, bir önceki sayının devamı olarak kadınların deneyimine, mücadele örneklerine ve yöntemlerine odaklandı.
Derginin bu ayki ilk yazısı gazetemizin de yazarı olan Nagihan Akarsel’den. Akarsel, “Varoluşun Erdemli Duruşu; Direniş” isimli yazısı ile direnişin paradigmasal bir kavrayış olduğunu, bu kavrayışın yaşamla bütünleştiği zaman bir anlama bürüneceğini hatırlatıyor ve direnişin ne olabileceğine dair kapsamlı bir çerçeve çiziyor. Deleuze’un “İktidar hayatı hedef aldığında, hayatın kendisi iktidara direniş olur” sözünü hatırlatarak, hayatın kendisini bir direniş alanına çevirmenin öneminden bahsediyor.
İranlı kadınların zorlu yolu
Derginin bu sayısında Sophia Essmat da, İran’dan kadınlara ses veriyor. Sophia, “İran’daki Kadın Hareketi ve Kadın Direniş Yöntemleri” yazısıyla bireysel direnişlerin küresel direnişlerle buluştuğu, İran şeriatı altında kadınların ülkelerini terk etmek zorunda kalsalar dahi mücadeleyi başka alanlarda yürüttükleri zorlu yolu anlatıyor.
Hindistan ve Cezayir
Jineoloji Enternasyonel Kolektifi ise, “Hindistan’dan Cezayir’e Kadın Direniş Ağları” yazısında sömürgeciliğe karşı kadınların geçmişten günümüze verdiği mücadelelerini gözler önüne seriyor. Hindistan’da kadınların sahip olduğu köklü animistik inançların bugün pembe sopalı kadınların mücadelesinde yaşadığını, Cezayirli savaşçı kadınların hem kendi toplumlarındaki ataerkiye hem Fransız sömürgeciliğine verdiği muazzam mücadelenin detaylarını aktarıyor.
ZAD’da kadın mücadelesi deneyimi
Camille, Fransız kadınların verdiği mücadeleyi “ZAD’da Kadın Mücadelesi Deneyimi” yazısı ile paylaşıyor. ZAD’larda; yani ‘savunulması gereken bölge’de kadınların oluşturduğu bir yerel örgütlenme modeli örneğinde Camille, bir havaalanı yapımına karşı çıkanların, inşaat olarak belirlenen bölgede yeniden toprağa dönüşlerini ve “ellerini bahçeye dikenlerin” emeklerini anlatıyor yazısında.
‘Küresel düşün, yerel mücadele et’
Rojda Yıldız, ise Kürt Kadın Hareketi’nin 90’lardan günümüze gelen mücadele örneğini pratik süreçler ve zihinsel dönüşümleriyle beraber aktarıyor. Bir yandan devlet şiddetinin en çıplak haliyle yüz yüze kalan Kürt kadınların diğer yandan kendi toplumlarındaki ataerkiye karşı radikal mücadeleler yürüttüklerini ve toplumsal birçok eril kodun yıkılmasını “küresel düşün, yerel mücadele et” söylemi ile devam ettirdiklerini aktarıyor.
Türkiye’de üç kampanya
Türkiyeli feminist Filiz Kerestecioğlu, Gülnur Savran ve Ayşe Günaysu, “Yolda yürürken öğrenen, öğrenirken öğreten” deneyimlerini bütün sadeliğiyle buluşturuyor okuyucuya. Feminist hareketin örgütlediği üç kampanya ve bu kampanyanın geliştiği süreçler “Dayağa Karşı Yürüyüş”, “438 Yasasına Hayır”, “Arkadaşıma Dokunma” yazılarında ele alınıyor.
Rümeysa Çamdereli ve Şefika Özer ise Müslüman kadınların örgütlenirken yaşadıkları zorlukları kendi deneyimleri üzerinden kronolojik bir sıralama ile sunuyor.
Kadınların Afrikası’nda
Viktoria Krieger, “Kadınların Afrikası’nda Direniş Güncesi için Notlar” isimli yazısında Afrikalı kadınların tarihini sömürge öncesi, sömürge dönemi ve sömürge sonrası olarak üçe ayırıyor, ana kadın kültürünün yaşatıldığı bu topraklarda kadın direnişlerine dair kesitler sunuyor ve kadınların güçlü olduğu bir toplumda toplumun da özgür olduğu hakikatini gösteriyor.
Dört duvara sığmayan kadınlar
Elif Kaya, “Dört Duvara Sığmayan Kadınlar” isimli yazısı ile artık bu ülkenin bir gerçekliği haline gelmiş cezaevlerinde bulunan kadınların direnişini anlatıyor. Elif, yıllardır iktidarın bir “terbiye mekânı” olarak kurduğu bu alanların nasıl işkencehanelere dönüştüğünü, kadınların tacizlere-tecavüzlere rağmen içeriyi dışarı ile bir kılma mücadelelerini anlatıyor.
Mücadele stratejileri
Bu sayıda Fatma Koçak, “Başka Bir Medya Mümkün mü?” sorusuyla gazeteci kadınların mücadelelerini, Haskar Kırmızıgül, geçtiğimiz aylarda Frankurt’ta Kürt kadınların çağrısı ile bir araya gelen kadınların gerçekleştirdiği konferanstaki izlenimlerini, Claudia Corol da, 21. yüzyılda kadınların mücadele stratejileri üzerine fikirlerini aktarıyor.
Derginin son yazısı ise, Şirin el Arac ile yapılan “Filistin’de Kadın Direnişi” konulu söyleşi. Filistin deneyiminin nerelerden nasıl geldiğini, kadınların yıllardır bu direniş içerisinde neleri başarıp neleri başaramadığını ve kendilerini nasıl değiştirip dönüştürdüğü konuları üzerine duruluyor.
Dergi’nin gelecek sayısında ise eğitim ve kadın ilişkisi üzerinde durulacağı belirtiliyor.
İSTANBUL