JÖH, PÖH, HÖH ve KÖH

KÖH’ü ben ekledim, JÖH, PÖH ve HÖH’ün fiili vazifesi KÖH’tür. JÖH, PÖH ve HÖH’ün amacı KÖH yani KATLİAM ÖZEL HAREKETİ’dir. Osmanlı’nın son demlerinde şehr-i İstanbul’da bizim baba erenler gece vakiti fukara haliyle bir meyhanenin önünden geçesiymiş! Aniden bir gürültü, bir şamata kopmuş ki, meyhaneden çıkan külhan beyleri naralar atarak, sendeleyerek, yalpalayarak, racon kesip, baba erenlere omuz çakarak geçmişler. Bizim fukara tökezleyip düşmüş. Külhanbeyleri geçip gidince bizimki toparlanıp kalkacak, bir hayırsever tutuvermiş elinden. Baba erenler “Bunlar kim ya hu?” deyince, yardımsever; “Tanımıyor musun? Bunlar padişahın kulları.” Demiş. Bizimki, başını gökyüzüne kaldırıp “Ey Rabbim, bir padişahın kullarına bak. Bir de kendi kuluna bak!” deyip iç geçirmiş. Ee JÖH, PÖH ve HÖH de Sarayın kullarıdır. Vazifeleri külhanbeyliği yapıp racon kesmek, nara atmak, sarayın nüfuzunu, emir ve fermanlarını cemi cümle ahaliye duyurmak, duymayanlara da haddini bildirmektir! Yoksa ahaliye cumhur babalık, reis babalık yapan saray hükümdarı niye beslesin ki bunca külhanbeyini?
Politika üretmekten, demokrasi projesi yapmaktan aciz, Ece Ayhan’ın deyimiyle SOSYAL BÜROKRAT CHP, habire yolsuzluk dosyaları, Man Adası havaleleri ifşa edip duruyor da bir aklı başında AKP’li (Şükür aklı başında olan AKP’li de yok ya!) çıkıp da demiyor ki; “Ey Kılıçdaroğlu, ey CHP’liler, insaf edin! Ne ikide bir YOLSUZLUK, HIRSIZLIK deyip duruyorsunuz? Sarayımızın yüce reisi çalıp, çırpmasa bunca JÖH, PÖH, HÖH’ü nasıl besleyecek? Bin bir odalı sarayında, BİN BİR GECE ANSIZIN Kürtlere, Alevilere, Ermeni, Süryani, Rumlara, sınır dışındaki cümle küffara, Kudüs’e, Avrupa’ya ve dahi Amerika’ya sefer hazırlığı yapan yüce Reis Hükümdarımız çalıp çırpmasın da ne yapsın zavallı?!”
AKP’de “Reisim çok yaşacı” çalıntı mal, mülk, para, gemi, han, rezidans, AVM, arsa, arazi kırıntılarından faidelenmek gayesindeki geleneksel devlet zihniyeti şöyledir; “Hele bir deyin! Devletimiz Yedi Düvelle, iç ve dış düşmanlarla, Kürtlerle, dinen kafir olanlarla, gomünislerle, bölücü ve yıkıcı mihraklarla uğraşmaktan vakit buldu da mı demokrasiyi tesis etmedi? "Ee bu tehlikeler mevcud ise haliyle JÖH, PÖH, HÖH gibi Müesses nizamın teşkilatları da olacak değil mi yani? Baksanıza adlarını da kolayca ezber edelim diye tekerleme misali JÖH, PÖH, HÖH yaptı devletimiz! Daha ne istersiniz bre gafiller!”
Hangi birini sayalım?! JİTEM, 4 Şubat 2010’da İl İdaresi Kanunu ile askerin, polisin yeterli olmadığı durumlarda valilerin toplumsal olaylara müdahalesi için "Emniyet-Asayiş-Yardımlaşma" teşkilatı EMASYA! Hizbullah, Kontra Gerilla, Gladyo, bu cani teşkilatların 1960/70’lerden bu yana yaptığı nice katliamlar! 90’lı yıllarda Dolaksızoğlu Süleyman Sami Gündoğdu namı diğer Çoban Sülü, Amerika patentli Çiller, Tak şak Paşa Doğan Güreş, Bin Operasyoncu Mehmet Ağar’ın bin bir gece OPERASYONLARI ve 17 bin faili belli katliamı! Teşkilat-ı Mahsusa! Topal Osman’ın Koçgiri’de Arnavut devşirmesi Sakallı Nurettin Paşa (Ki aynı zamanda Dersim katili umum müfettiş Abdullah Alpdoğan’ın kayın pederi) ile yaptığı kızılca katliamdan sonra Ankara’nın tetikçisi olduğu! Topal Osman’ın Mustafa Kemal’in mahiyetinde “Faili meçhul” cinayetler işleyip Trabzon Mebusu Şükrü Bey dahil, katlettiklerini Dikmen sırtlarındaki Mühye Köyü yakınlarına gömmesi! Tabi bu çetelerin işi bitince tasfiye edildikleri, Topal Osman’ın Ankara Papazın Bağı’nda kıstırılıp öldürülmesi sonra da KAHRAMAN ilen edilip Giresun Kalesinde anıt mezara defnedilmesi…!!!
Bütün bu gayrı meşru çete teşkilatların kökeni İttihat ve Terakki döneminde Pan Türkist Enver Paşa marifetiyle oluşturulan “İttihat Terakki Fırkasının Paramiliter Gençlik Kuruluşları”na (Erol Akcan Türk Tarih Kurumu Yayınları) dayanır. Yeni Enver Reis olma niyetindeki Sarayın Reisi belli ki Osmanlıyı iyi çalışmış. Bakınız İttihat Terakki dönemindeki “Gençlik Kuruluşları” ne kadar benziyor günümüzün Reis Enver’inin teşkilatlarına! Osmanlı Genç Dernekleri Teşkilatı, Türk Gücü Heyet-i Merkeziyesi, Güç Dernekleri Gürbüzleri ve şubeleri, Türk Gücü Erkanı, Telkin-i İntikam, Elaziz Dinçleri Bölüğü… Ziya Gökalp, Ahmet Cevat, Mehmet Emin Yurdakul ve Vedat Örfi’nin bular için yazdığı "Bir Türk Dünyaya Bedel" misali marşlar!.. İşin çarpıcı yanı kitabın yazarı Erol Akcan diyor ki; "Türk, Alman siyasi birliği üzerine kurgulanan bu projenin dayanağını oluşturan geçici kanun yürürlükte kalmış (…) Cumhuriyet Türkiye’sinde oluşturulması düşünülen “Bozkurt Teşkilatı” ve “İnkılap Gençleri Derneği” her defasında kanun taslağı olarak kalmış(…)Tespit edebildiğimiz kadarıyla Osmanlı Genç Derneklerinin yasal dayanağı olan geçici kanunu yürürlükten kaldıran bir başka kanun çıkarılmadığı için bugün bu geçici kanun hala yürürlükte gözükmektedir.” Yani aslına bakarsanız amaç KÖH ise Reis’in zahmet edip JÖH, PÖH, HÖH için kanun çıkarmasına bile lüzum yoktur!
