
HDP’nin seçim çalışmaları hafta sonu da tüm hızıyla devam etti.
HDP Amed milletvekili adayları kentteki yerel ve ulusal basın mensuplarıyla Kervansaray Oteli’nde bir araya geldi. Basının yoğun ilgi gösterdiği toplantıya, HDP ve DBP il eşbaşkanları ile belediye eşbaşkanları da katıldı. Amed Milletvekili 1. sıra adayı İmralı Heyeti Üyesi İdris Baluken, “AKP’nin hızlı düşüş yaşadığı bir dönemdeyiz. HDP de barajın 3 bent üstüne ulaştı“ dedi. 7 Haziran seçiminin iki önemli gündemi olduğunu belirten Baluken, “Birincisi, AKP’nin başkanlık sistemi; ikincisi ise HDP’nin barajı aşmasıdır. 81 illimizde Türkiye halkı, demokrasi ve barış gündeminden büyük bir heyecan duyuyor. Türkiye halkının yüzde 70’inden fazlası başkanlık sisteminden endişe duyuyor” dedi.
Can simidi milliyetçilik
AKP’nin seçim anketlerinde yaşadığı düşüşü, milliyetçi dil takınarak oy kazanmaya çevirmeye çalıştığını dile getiren Baluken, yaşananlara rağmen çözüm sürecini sürdürmeye devam ettiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir diyalog kapısının açık kalması üzerinde ısrarcı olduk. Devlet yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde de bunu dile getirdik. Seçim sürecinde ötelenmiş olan çözüm sürecinin bir an önce gündemleşmesi ve yol alınması gerekiyor. Devlet ve hükümetin yetkililerin pratik adımları ve takınacakları tutumu bekliyoruz.”
Hükümet provoke ediyor
“Gelişmeleri takip ettiğimiz kadarı ile umutvari bir hava içerisinde olduğumuzu söyleyemeyiz” diyen Baluken ekledi: “Hükümetin çözüm sürecini provoke edecek yaklaşımlar içerisine girdiğini görüyoruz. Roboskî ve sınır hattındaki hareketlilik devam ediyor. Yine bölge illerinde yoğun bir polis hareketliliği var. Batı illerinde ise HDP’ye yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor.”
Yolsuzluk çetesi!
Baluken, konuşmasında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun HDP’ye yönelik kullandığı ‘terör çetesi’, ‘bu ülkede tek millet var’ sözlerine de yanıt verdi: “Yolsuzluğu ortaya çıkan bir partinin genel başkanı, en büyük demokrasi hareketine bu şekilde hakaretlerde bulunuyor. Bunlar kabul edilemez. Başbakan’ın ‘Türkiye’de halklar değil bir tek millet vardır’ söylemi de aslında milliyetçi hezeyanında geldiği boyutu göstermesi için de önemlidir. Türkiye de tüm halklar ve inançların bir arada yaşaması ve haklarının yaşabileceği demokratik cumhuriyeti inşa etmeye çalışıyoruz. Başbakanın bu söylemini kaygıyla karşılıyoruz.”
Amed’den 400 karpuz
Bağlar ilçesindeki seçim irtibat bürosu açılışına da katılan Baluken, AKP için 400 milletvekili isteyen Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’a şöyle seslendi: “Diyarbakır halkı sana diyor ki; 400 vekil falan sana yok. Eğer ille 400’e takıldıysan sana 8 Haziran’da 400 Diyarbakır karpuzu göndereceğiz. O 400 karpuzdan birini de 8 Haziran’da, Başkanlık hırsıyla sersemlemiş olan kafanda çatlatacağız ki kendine gelebilesin.”
Sonuna kadar Öcalan’layız
İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan ise Iğdır adaylarının tanıtım mitingindeydi. Miting öncesi adaylar, binlerce araç konvoy eşliğinden Digor ilçesi kavşağında karşılandı, Tuzluca’da tur attıktan sonra Tuzluca ilçesinde çarşı merkezinde halkı selamladı. DBP il binası önündeki mitinge katıldı. Ağrı’daki saldırıya işaret ederek provokasyonlara karşı halka duyarlılık çağrısında bulunan Buldan, “Bu süreci bozmak isteyebilirler, ama biz Sayın Öcalan’ın arkasında olduğumuzu bu sürecin sonuna kadar onunla birlikte hareket edeceğimizi buradan ilan ediyoruz” dedi.
Rüyalarında da göremezler
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP için 400 vekil çabasına işaret eden Buldan, “Bu ülkenin Cumhurbaşkanı tarafsız olması gerekirken, şu anda il il dolaşıyor ve AKP’ye oy topluyor. 400 milletvekili istiyor. 400 milletvekili onlara rüyalarında bile göstermeyeceğiz. Kabusları olacağız, rüyalarına gireceğiz, asla bu isteklerini gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu. İktidarın başkanlık sistemini anayasayı tek başlarına değiştirmek için istediğini belirten Buldan, “Ama buradan halkımıza söz veriyoruz. Başkanlık sistemi bu ülkeye gelmeyecektir. Bu halk buna izin vermeyecek” dedi.
İzleme Kurulu ilk olacaktı
İmralı Heyeti Üyesi ve DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ise önceki gün Mersin’de konuştu. Bir türlü oluşturulamayan İzleme Kurulu’na işaret eden Dicle, “İmralı’da, İzleme Kurulu’nun önünde müzakereler yapılacaktı. Dünyaya da örnek olacaktı. Çünkü dünyada bu tür sorunların çözümünde hep uluslararası arabulucular olur, ancak ilk defa ezilenlerin sözcüsü ve devlet yetkileri bir arada olacaktı. Ancak AKP bu süreci sabote etti” diye konuştu.
Erdoğan sabote etti
Dicle, esas sorumluluğun ise Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’da olduğunu söyledi: “Cumhurbaşkanı Erdoğan önce kalkıp ‘Ben İzleme Kurulu’nu doğru bulmadım’, ‘Dolmabahçe’de sağlanan mutabakata karşıyım, doğru bulmadım’ diyor. Ancak kendine bütün bu bilgiler veriliyordu. Açık açık devlet yetkilileri bize diyordu, ‘Burada yaptığımız bütün görüşmeler iki saat sonra başbakan ve cumhurbaşkanının masasında oluyor’ diye. Bu açıkça bu süreci sabote etmektir, şu anda süreç bozulmuştur ve bunun da sorumlusu cumhurbaşkanıdır.”
AKP’nin HDP’yi Ağrı’da ve Roboskî’de olduğu gibi çeşitli provokasyonlar ile geriletmek istediğini kaydeden Dicle, “Tek amaçları bu süreci sabote etmek. Eğer güçleneceklerse HDP’yi baraj altında bırakarak, 70-80 milletvekilini yanlarına çekip, Türkiye’yi tek başına diktatörlüğe götürecek bir sitemi inşa edecekler. Ondan sonra da içte ve dışta bir savaşı kışkırtacaklarından kimsenin şüphesi olmasın” dedi ve ekledi: “Verilecek oylar ile ya HDP barajı aşarak, AKP’yi geriletecek yada Türkiye bir savaş girdabına sürüklenme noktasına gelecek.”
HABER MERKEZİ