
Adı Şehit Rüstem Mülteci Kampı olarak değiştirilen, Mexmûr Mülteci Kampı’nda, demokratik ve komünal sistem bünyesinde çalışmalar yürütülüyor. Birçok kurumun çalışma yürüttüğü kampta, kadın kurumları önemli sorumluluklar üstlenmiş durumda. Vakıftan, okul çalışmasına kadar birçok konuda sorumluluk üstlenen kadınlar, toplumsal sorunlarını çözme çabasındalar. Bu kurumlardan Şehit Jiyan Kadın Akademisi, 2009 yılından itibaren çalışma yürütüyor. Akademi İştar Kadın Meclisi’nin aldığı karar gereğince kuruldu. Ve bugüne kadar akademi bünyesinde 16 eğitim devresi gerçekleştiren kadınlar, bilinçlenmede önemli bir gelişme düzeyi yakaladı.
Akademi Koordinasyonu’nda yer alan Ruken Sêrt, önümüzdeki süreçte eğitim çalışmalarını daha da yaygınlaştırarak mahallelerde de sürdüreceklerini söylüyor.
Program birlikte hazırlanıyor
Sêrt ‘’Eğitim demokratik-komünal sistemimizin temel çalışması. Ayrıca, akademi bünyesinde araştırma gurupları oluşturarak, Mexmûr’lu kadınların tarihi, kadın özgürlük mücadelesindeki yerleri, yaşadıkları düşünsel, sosyal ve siyasal sorunlara ilişkin bir broşür hazırlamayı öngörüyoruz” diyor.
İlk dönemlerde 2 aylık ve 45 günlük verilen eğitim devreleri düzenlenirken, günümüzde 1 ay veya 15 gün süren devreler düzenleniyor. Devrelerin süresi ihtiyaca, katılımcıların özgünlüğü ve eğitimin içeriğine göre değişiyor
Ruken Sêrt, eğitim devrelerinin ders programlarını kadınların ihtiyaçlarına göre belirlediklerini söylüyor. Sêrt “Öncelikle bir eğitim taslağı çıkarıyoruz. Daha sonra bu taslak hem İştar Meclisine sunuluyor. İştar Meclisi de görüşlerini ifade ediyor. Daha sonrasında mahallelerdeki kadınlarla tartışıyoruz. Eğitim programını sunuyor, görüş ve önerilerini alıyoruz. Bunlar sonucunda eğitim programlarını geliştiriyoruz” diyor.
Birçok konuda ders veriliyor
Kadın akademisinin toplumsal cinsiyetçilikten kadın tarihine, kadın anatomisinden ekolojiye v.b. daha birçok konuyu kapsayan geniş bir ders programı var. Akademideki dersler kadınların ve toplumun hem tarihsel hem de güncel sorunlarını ele aldıklarını vurgulayan Sêrt şunları belirtiyor: ‘’İlk dersimiz Önderlik gerçeğidir. Çünkü şimdiye kadar kadına ve kadın özgürlüğüne en fazla emek veren Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dır. Politik ahlaki toplum, toplumsal cinsiyetçilik üstüne dersler var. Toplumsal cinsiyetçilik nedir, nasıl sorunlar yaratmıştır, bugün hangi aşamadadır? Bunlar üzerine araştırmalarımızı sunuyoruz ve tartışıyoruz. Demokratik konfederal sistem ve Kadının demokratik konfederal sistemi, kadın anatomisi, sağlığı gibi kadının kendi bedenini tanıması ve koruması için derslerimiz var. Yine ailenin demokratikleştirilmesi, özgür eş yaşam nasıl gerçekleştirilecek bunları tartışıyoruz. Bunların yanısıra, kapitalizm, ekoloji konularında dersler var. Bu konuların haricinde bilgisayar ve dil kurslarını da düzenliyoruz.”
Özgünlüklere dikkat ediliyor
Ders programlarında kadınların kesimlerinin özgünlüğünü dikkate aldıklarını ifade eden Ruken Sêrt,genç kadınlar ve işçi kadınlar için geliştirilen eğitim çalışmalarında ders programlarının daha özgün ele alındığını dile getiriyor. Sêrt şunları belirtiyor: “Mültecilik gerçeği ve topraktan kopuk olmak en fazla genç kadınları etkiliyor. Birçoğu Mexmûr’da doğup büyümüş. Feodal değer yargıları, Kürt özgürlük hareketinin ve buradaki örgütlülüğün geliştirdiği değerler, Güney Kürdistan’da yükselişe geçen kapitalizmin etkileri arasında sıkışıp kalıyorlar. Bu açıdan özgün bir eğitim ihtiyacı var. Yine işçi kadınlarda, iş koşulları gereği aslında eğitime en uzak kalan bir kesim. Özgün olarak, iş dünyasında kendi haklarını nasıl arayacakları, kadın ve emek, kadın emeği üzerine dersler veriyor ve tartışmalar yürütüyoruz.”
Film gösterimleri var
Eğitim devrelerinin sadece ders anlatımları ve tartışmalardan oluşmadığını, dersleri film ve belgesel izleterek daha güçlü ve çekici kıldıklarını anlatan Sêrt, ‘’Kürt Halk Önderliği’nin kadın aile sorununa ilişkin görsel çözümlemelerini izliyoruz. Eğitim devresi boyunca sportif faaliyetlerimiz oluyor. Bazen de bazı dersleri serbest bırakıp o gün ne üzerine eğitim çalışması ve tartışma yürütmek istediklerini soruyoruz. Konuyu onlar belirliyor” diyor. Sêrt bazı kadınların daha uzun süre akademide kalmak ve burada okumak-araştırmak istemiyle kendilerine başvurduğunu anlatıyor.
Yeni projeler var
Kadınlar eğitim devrelerinden aldıkları düşünsel güç ile, özgüven kazandıkları gibi, sosyal ilişkilerde ve paylaşımda da önemli bir değişim yaşıyor. Cins bilincinin gelişmesiyle de, toplumsal cinsiyetçiliğe karşı mücadele etmede gelişme kaydediyorlar. Yeni döneme dönük yeni projeleri olduğunu söyleyen Sêrt son olarak, “Öncelikle akademi çalışan sayımızı artırmak istiyoruz. Bu konuda başvurular alıyoruz. Ve başvuranları eğitimlerden geçirerek çalışan sayımızı büyütmeyi düşünüyoruz. Yine İştar Meclisi ve Halk Meclisi’nin mahallelerde başlattığı eğitim seferberliğine aktif katılıyoruz. Ve önümüzdeki süreçte bizde akademi olarak mahallerde özgün kadın eğitimleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Şimdiden bunların alt yapı çalışmalarını başlatmış durumdayız” diyor.
BÊRÎTAN SARYA / MEXMÛR