Faşist Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal saldırısına karşı tepkilerini dile getiren kadınlar, saldırılar sona erene kadar her gün eylemde olacaklarını vurguladı.

PERVİN YERLİKAYA  / STUTTGART

İşgalci Türk devletinin gaspçı, tecavüzcülerden devşirdiği  çetelerle birlikte Kuzey ve Doğu Suriye halklarına yönelik 9 gündür sürdürdüğü soykırım saldırısına karşı Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerinde kesintisiz protesto eylemleri düzenleniyor. İşgal saldırılarına karşı 8 Ekim’den beri Stuttgart’ta kesintisiz düzenlenen görkemli eylemlerin öncüsü kadınlar ve çocuklar.

Eylemlere büyük bir öfke damgasını vuruyor. Zira Türk devleti savaş suçu işleyerek, hava saldırılarıyla özellikle sivilleri hedef alıyor. Zaman zaman ağlayarak, zaman zaman öfkeyle sloganlar atarak duygularını ifade ediyorlar. En sık atılan sloganlardan biri ‘Jin Jiyan Azadî.’ Zira Rojava Devrimi’nin önde gelen özelliği, bir kadın devrimi olması. Hafta sonu yapılan yürüyüşte bir grup, binalarına kocaman yazılarla işledikleri ‘Jin Jiyan Azadî’ pankartıyla kitleye destek vermişti.

Yolun kenarında kitleyi karşılayan bir grup Alman kadın da taşıdıkları, ’Kadın yaşamı, özgürlüğü bizim elimizde, Rojava ile dayanışma bizim elimizde, PKK yasağını kaldırmak bizim elimizde’ şeklinde Almanca yazılı dövizlerle destek veriyor.

Yürüyüş esnasında sohbet ettiğim kadınlar, “Çocuklarımız ölüyor, ciğerimiz yanıyor. Hasta da olsak, işimiz gücümüz de olsa işgal saldırısı sona erdirene kadar sokakları terketmeyeceğiz. Kadın devrimini yedirmeceğiz” diye kararlılıklarını ifade ediyor.

Birlik olursak düşmanın belini kırarız

   

65 yaşındaki Dora Hecî Mensûr, yaşadığı Dirbesiyê’den 3 yıl önce ayrılıp Almanya’ya gelmiş. Kenti şimdi ateş altında. Dora Hecî Mensûr, tepkisini şöyle dile getiriyor:

“Eğer birlik olursak, birbirimize destek olursak Rojava’da düşmanın belini kırarız. Zalim bir düşmanla karşı karşıyayız, yıllardır bizi bitirmeye çalışıyor. Ama gençlerimize inancımız tam. Kazanacaklar! Kürt’ler asla ama asla düşmez, korkmayın. Bir gencimiz şehit

düştüğünde anneler iki genç yetiştiriyor. Canımız, kanımızla Rojava’ylayız. Kimse gözümüzü korkutamaz.

Avrupa’daki Kürtlerin her biri direnişe kalkmalı. Bütün dünya Kürtlerin direnişi görmeli. Kızlarımız, oğullarımız yıllardır savaşın içinde. Sadece Rojava’da da değil. Kürdistan’ın dört parçasında süren bu savaş bitsin istiyoruz.”

Dünya harekete geçsin

   

Fehime Wasil (40) da Avrupa’da yaşayan Kürtler olarak, kendileri için varlık savaşı yürüten direnişçilerin sesini tüm dünyaya duyurana ve onları harekete geçirene kadar alanlarda olacaklarını söylüyor.

Kadınlar alanlardan ayrılmamalı

   

Zelal Nîzamedîn (17) adlı Hesekeli genç Rojava’nın bir ucundan diğer bir ucuna kadar savaşın olduğuna işaret ediyor. Faşist Türkiye’nin sivillere yönelik hava saldırılarından duyduğu kaygıyı dile getiriyor. Özellikle genç kadınların alanlardan ayrılmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Rojava’da çocuklar ölüyor

   

Eylemde çocukların haykırışı dikkat çekiyor. Kafasına sarı kırmızı yeşil poşi dolayan Dilara Mihemed de en önde. “Şu anda Rojava’da çocuklar ölüyor” diyen Dilara, buna bir son verilmesini istiyor.

Söz hükmünü yitirmiştir

   

Eylemde yerini alan Dersim İnşaa Kongresi Eşbaşkanı Hülya Yer ise Rojava’yı işgale soyunan Türk devletinin bataklığa saplanıp kalacağını söylüyor. Kürtlerin sadece işgalci Türk devleti ile değil emperyalizm ile savaştığının altını çizen Hülya Yer, Rojava’da halkların birlikteliğine dayalı konfederal bir sistemin hedef olduğunu belirtiyor.

Yer devamla, “Rojava Devrimi, Ortadoğu karanlığına doğmuş bir güneş gibidir. Rojava Devrimi kadın özgürlük karakterlidir. Bu işgal direkt bu özü hedefliyor. Bizler susmayacağız, belki öleceğiz, ezileceğiz ama dünyada kadın kazanımları kaybetmeyecek. Faşist gerici zihniyet Rojava’da bataklığa saplanacaktır” diye belirtti.

Avrupa’da milyonların ayağa kalktığını ancak gelmeyenlerin de elini vicdanına koyarak alanlara akmasını isteyen Yer, Rojava işgalini yeni bir Kerbela girişimi diye niteledi. “Neredeyse 1400 yıldır Yezid sürüsünün katlettiği Hasan, Hüseyinlerin yasını tutuyoruz. Bugün Rojava’da Hüseyinler ölüyor. Yeni bir Kerbela daha olmasın. Yeni ağıtlar yakmayalım. Söz hükmünü yitirmiştir. Rojava’daki işgal bitene kadar bir bütün sokaklarda eylemde olacağız” diyen Eşbaşkan, Alevi öğretisinde yer alan “Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır” düsturunu esas alarak, bütün Alevilerin eylemde yer alması çağrısında bulundu.

İnsan hakları evrenseldir

   

Yürüyüşte sadece Kürtler yer almıyor. Diğer halklardan dostları da her geçen gün daha da artan bir sayıyla eylemde yerlerini alıyor. Jasmin Achim de Rojava’ya saldıran Türk devletini protesto etmek ve Kürt halkının yaşam hakkını savunmak amacıyla eyleme geldiğini belirtiyor. Achim, “İnsan hakları evrenseldir, bu yüzden herkes eylemde yerini almalıdır” diyor.

 

Kimsenin evde oturmaya lüksü yok

   

Yürüyüşlere güçlü bir katılımın olduğunu belirten iki çocuk annesi Solmaz Nurhak da, “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı bu soykırım savaşını durdurmak için kimsenin evde oturmaya lüksünün olmadığını vurguluyor. Nurhak, “Gelin birlik olup bu soykırımı durduralım” diye çağrı yapıyor.

Safları sıklaştıralım

   

PYD temsilcisi Zozan Rojava, 8 yılın sonunda Türkiye’nin desteklediği çetelere karşı verilen savaşın kazanıldığını, bunu hazmedemeyen Erdoğan liderliğindeki faşist Türk devletinin, beslediği çeteler ve ordusuyla birlikte 9 Ekim’de işgal saldırısı başlattığını hatırlattı. Devrimin kadınlar öncülüğünde gerçekleştirildiğini ifade eden Zozan Rojava, hedef alınan Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hevrîn Xelef’in hunharca katledildiğini söyledi. Rojava şunları belirtti: “Özellikle DAİŞ çeteleri ve Türk devleti Kürt kadınlardan ve onun gücünden korkuyor. Çünkü Kürt kadını yaşamı şekillendiriyor, ideolojisiyle, savaşıyla, duruşuyla bütün dünya kadınlarını etkiliyor.”

Bütün dünya halklarına seslenen Zozan Rojava, “Bugün Rojava’da insanlık katlediliyor, işgal ediliyor. Bedeli kadınlar ödüyor. Unutmayalım ki bütün kadınların acıları aynıdır” diyerek, işgale karşı safları sıklaştırmaya çağırdı.