8 MART: Öz savunmayla özgürlüğe! - 5


Kürt kadınının özgürlük direnişi, güçlü bir tarihe sahiptir.  Bu direnişle kadınlar, askeri, siyasi, ekonomik, toplumsal birçok alanda örgütlülük kurdu. Kadın direnişinin sembolü ve öncüsü konumuna gelen Kürt kadınının mücadelesi, bugün Rojava Devrimi’yle ise zirveleşmiştir. Bu direniş bugün dünyada egemen zihniyete, sisteme güçlü meydan okuyacak ve geriletecek düzeye gelmiştir.

Egemen erkek sisteminin başlamasıyla köleleştirilen ve kapitalist sistemde de metalaştırılan kadının özüne tekrar kavuşması, iradeli bir duruş kazanması, kimlikli güç haline gelmesi, Önder Apo’nun kadın özgürlüğüne dayalı sınırsız çaba ve emekleri ile gelişmiştir. Baskıcı sistemler tarafından hiçleştirilmek istenen kadının kendini yeniden var etme  mücadelesi, aynı zamanda egemen sisteme verilmiş en büyük cevaptır. Bugün kapitalist sistemler, kadının gelişen örgütlülüğü karşısında büyük bir korkuya kapılmış durumdadır. Çünkü kadın özgürlük mücadelesi gittikçe büyüyor ve tüm cinsiyetçi sınırları zorluyor. Bilinçlenen ve güçlenen kadını kendisi açısından en büyük tehlike gören egemen erkek zihniyeti, sistemi, kadına karşı gittikçe daha fazla pervasızlaşan saldırılar geliştirmektedir.  Geliştirilen tüm baskılara karşın gittikçe güçlenen ve örgütlenen kadınlar, aynı zamanda devrimlerin öncü güçleri olduklarını da kanıtladılar.  


8 Mart direnişi...

Kadın direnişinin sembol günlerinden biri olan 8 Mart,  kadın emeğinin günüdür. New York’ta bir fabrikada çalışma şartlarını protesto eden kadınların direnişi, bugün bütün dünyaya yayılmış durumdadır. PKK Hareketi’nin gelişmesinden sonra 8 Mart, Kürdistan’da bir direniş günü olarak karşılanmaya başlandı. PKK, çıkışından itibaren başta kadın emeği olmak üzere kadının tüm değerlerini güçlü sahiplenerek bu alanda mücadele tutumu içinde oldu. Kürt kadını, bugün gösterdiği direnişle 8 Mart 1857’de yaşamını yitiren 129 kadın işçinin intikamını alıyor, onların emek ve direnişleriyle ördükleri kavgaya güçlü öncülük ediyor. 

Kürt kadınının özgürlük mücadelesinin ürünü olarak ortaya çıkan Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğu gün geçtikçe kanıtlanıyor. Genelde Kadın Özgürlük Mücadelesi özelde Rojava Devrimi’nde gösterilen direniş, kadının köhnemiş, baskıcı sistemleri nasıl yerle bir ettiğinin göstergesidir. Bugün dünyadaki birçok kadın hareketi tarafından da desteklenen Kürt kadınının özgürlük mücadelesi, ezilmiş tüm kadınların umudu olduğunu her gün bir kez daha gösteriyor. Oluşturulan birçok kurum ile toplumda egemen erkek zihniyet tarafından baskıya uğrayan kadınların iradeleşmeleri konusunda bir mücadele veriliyor. Askeri, siyasi, toplumsal, kültürel, ekonomik birçok alanda kadınlar, devrimin öncüleri olduklarını kanıtladılar.  Rojava Devrimi’yle birlikte kadın, evden çıkıp birçok kurumda, mecliste, komünde öncülük rolü üstlendi. Gelişen devrimle birlikte erkeğin de kadına bakış açısında büyük değişiklikler oldu. Kadın sadece evine, çocuğuna bakmak zorunda olan bir varlık olmaktan çıkıp toplumsal sorunların çözümünde önemli roller üstlendi. Tüm bu kazanımlar, kadın özgürlüğü açısından önemli ve kapsamlı incelenmeyi hak eden gelişmelerdir. 


Kadın örgütlülüğünün sembolü: Yekîtiya Star

Suriye ve Rojava’da demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir toplum yaratmak amaçlı kurulan Yekîtiya Star, özgürlük temelinde eşitlik ilkesine uyulması için mücadele eden güçlü bir kadın örgütlülüğüdür. Kadın iradeleşmesinde önemli bir rolü olan Yekîtiya Star, sadece Kürt kadınlarının değil aynı zamanda Arap, Süryani, Ermeni gibi birçok kadının kendini bulduğu,  mücadelesini anlamlılaştırdığı bir örgütlülüktür. Bugün ortaya çıkan direnişte de görülmüştür ki, Yekîtiya Star öncülüğünde, kadın yaşamı konusunda hem kültürel hem siyasal hem askeri alanlarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bu gelişmelerin meydana gelmesinde güçlü bir kadın örgütlülüğünden bahsetmek mümkündür. Yekîtiya Star, kadının kendi kararlarını alabilme gücünün yine kendisinde olduğunun en büyük kanıtıdır. Alanda bulunan tüm kadınların ortak çatı örgütü olan Yekîtiya Star, özgür kadınla demokratik uluslaşmayı gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Yeniden yapılanma çalışmalarını bu anlayış ve yaklaşımla geliştirmektedir. Buna bağlı olarak gelişen kurum ve örgütlenmeleri de ayrı ayrı incelemek, Rojava’daki kadın devriminin kodlarını anlamak açısından faydalı olacaktır.


Özgür Kadın Akademisi

Rojava Devrimi ile birlikte en temel çalışmalarından birisi eğitim çalışması oldu. Özgür kadınla özgür toplumu geliştirme amaçlanarak Özgür Kadın Akademisi kuruldu. Şimdiye kadar birçok eğitim devresi geliştirdi. Rojavalı birçok kadını eğitti ve eğitmeye de devam ediyor. Akademilerde verilen eğitimler sonucunda toplumda gözle görülür değişikliklerin olması, kadın akademilerinin önemini bir kez daha ortaya çıkarıyordu. Kadınlar tarafından da büyük bir talep ve ilgi ile yaklaşılması, olumlu sonuçlar doğurması üzerinde etki etmiştir. Devletçi sistemin eğitim politikalarına alternatif gelişen eğitim politikaları, özgür yaşam ve demokratik sistemi geliştirme temelinde gelişiyor. Bu eğitimlerde kadınlar, kendilerini, tarihlerini ve kimliklerini daha iyi bilince çıkarabiliyor. Kadın tarihinin başlangıcından günümüze kadar ele alındığı, erkek egemen zihniyetin sorgulandığı bir eğitim sistemiyle dersler veriliyor. Önderliğimizin kadın sorununa çözüm gücü olarak inşa ettiği jineoloji temelinde kadın özgürlük dersleri veriliyor.   Kadının tarihsel toplumsal ilişkilerdeki rolü, tarihin ve toplumun yaşadığı değişikliklerle birlikte kadının da statüsünde ne gibi değişiklikler yaşandığı gibi temel konular üzerinde duruluyor. Kadınlar hem bilinçleniyor hem de yaşadıkları sorunları hiçbir baskı, korku hissetmeden rahat ortaya koyabiliyor. Acılarını, zorluklarını ortaklaştırarak ortak çözüm oluşturmaya çalışıyor. Bu nedenle alanda kadınların en büyük ilgi odağı haline geliyor.


En büyük kazanım: Kadın Bakanlığı

Demokratik bir ailenin kurulması, kadına yönelik şiddete karşı mücadele edilmesi, kadını mülk olarak görme anlayışının kadına yapılan en büyük hakaret olduğu anlayışıyla kurulan Kadın Bakanlığı, en temel toplumsal cinsiyetçiliğe karşı kadın mücadelesini büyütmeyi esas almaktadır. Demokratik bir aile oluşturulması amacıyla çalışmalar yapılıp bu çerçevede kadınlara ilişkin projeler üretilmesi için teşvik edici faaliyetler yürütülüyor. Kadının toplumda aktif bir rol alması için çalışmalar yapılıyor. Ekolojik, demokratik, kadın özgürlükçü bir toplum oluşturmak için Kadın Bakanlığı, üzerine düşen tüm görevleri yerine getirme çabasındadır. Şiddete çözüm bulmak, demokratik bir ailenin kurulması için çalışmalar yapmak, Rojava kadınları olarak uluslararası alanda diplomasi faaliyetleri geliştirmek, sistemi tanıtmak için çalışmalar yürütmek amacıyla birçok çalışma yürütülüyor. Yine ailede kadın ve erkeğin eşitliğini sağlayıp çocuk haklarını da koruma altına almak, haklarının ne olduğunu anlatmak, haklarını korumalarına yardımcı olmak hedefleniyor. Köyler dolaşılıp ailelerin yaşam tarzları, kadının ailedeki konumu üzerine genel araştırmalar yapılıyor; buna uygun projeler hazırlanıyor. Toplumdaki kadınları tanımak, ne tür sorunlarla baş ettiklerini anlamak ve bu çerçevede çözüm sunmak için çalışmalar yürütülüyor. Kadınların devrimde nasıl çalışma yürütecekleri, nasıl yer  alacaklarına yönelik idari, siyasi alanlarda eğitim devreleri açılıyor.


Demokratik bir hukuk için...

Kadın Yasama Komitesi tarafından daha demokratik  bir aile kapsamında kanun maddeleri çıkartıldı. Kadın erkek arasındaki hak eşitliğinin sağlanması, çok evliliğin yasaklanması, küçük yaşta evliliklerin yasaklanması, iş hakkı ve ücrette kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadın-erkek tanıklığının eşit olması gibi birçok kanun maddesi çıkartılarak uygulandı. Bu çerçevede kadının hem kendini güvende hissetmesi hem de yaşama daha güçlü katılması sağlandı. 


İlk Kürtçe kadın dergisi çıkartıldı

Rojava Devrimi’nde birçok ilki başaran kadınlar, ilk Kürtçe kadın dergisini de çıkarttı. Ambargodan dolayı zorlu koşullarda çıkarılan dergi, kadının sesi olmada önemli yer ediniyor.   Kadınların duygularını, ağıtlarını, seslerini Kürtçe dile getirebildiği dergi, karanlık tarihe bir mesaj oldu. Asoya Jinê isimli dergi, sadece Kürt kadınlarının değil birçok halktan kadının duygularına cevap olma özelliğini kazandı. Kadın sorunları kadar kadın çalışmalarını da değerlendiren dergi, bilinçlenme çalışmalarına önemli bir katkı sağlamaktadır. Zorlu koşullarda bütün kadın renklerini bir araya getirmesi açısından önemli bir adım oldu.


Jineoloji

Rojava’daki toplum yapısını araştırarak kadının toplumdaki yerini incelemek, nasıl yaşadığını ve hangi zorluklarla karşılaştığını araştırmak amacıyla kurulan Jineoloji Merkezi, bugüne kadar yaptığı araştırmalarla önemli bir veritabanı oluşturdu. Bu temelde değişik broşürler çıkardı. Ayrıca Önderliğimizin savunmalarının toplumun en geniş kesimlerine ulaştırılıp okutulması, anlaşılır kılınması ve özümsetilmesi amacıyla da Savunmalar’dan derlenen broşürler çıkardı. Bu şekilde halkın daha çok araştırma, inceleme, fikir üretimine sahip olabilmesi de sağlanıyor. Cinsiyetçi toplumun sorunlarına dönük geliştirilen araştırmalarla toplum, cinsiyetçiliğin ne olduğu ve çözümü konusunda düşünmeye ve yapmaya yöneltiliyor. Ayrıca Jineoloji Merkezi, özgür yaşam, özgür eş ve evlilik nedir; toplumumuzda aile nedir, nasıl olmalıdır; kadın hakkı nedir; kadın hukuku nedir gibi sorulara cevap aramak amaçlı birçok çalışmayı merkezine alıyor. En temel olarak ise toplumun sosyal, psikolojik gelişimini güçlendirmeyi hedefliyor. Toplum bilimini de kadına yani topluma dayalı geliştirmeye çalışıyor. Yeni bir çalışma olması itibariyle Rojava’da farklı kimliğe sahip olan birçok kadın örgütünün, şahsiyetinin de dikkatini çekiyor, ilgi uyandırıyor.    


Rojava’nın ilk kadın asayiş güçleri 

Devrim öncesi evinden çıkamayan kadın, devrim sonrası yaşamın tüm alanlarında örgütlü güç haline geliyor. Bu örgütlü gücünün kendisini yapılandırdığı bir alan da kadın asayişleri oluyor. Kadın Asayişleri, en fazla etkilenen ve etkileyen kurumların başında gelmektedir. Kadının öz savunma gücü olarak örgütlenen Kadın Asayişleri, toplumsal cinsiyetçilik temelinde kadına karşı gelişen şiddet gibi birçok saldırı karşısında temel savunma ve mücadele kurumudur. Kadına karşı gelişen her türlü saldırı yaklaşımı karşısında öz savunma örgütlülüğünü geliştiren Kadın Asayişleri, aynı zamanda kentlerin iç güvenliğinden de sorumludur. Bu kuruma bağlı gelişen kadın trafik polisleri, önemli bir etkileme durumuna yol açmıştır. 


Şiddetle aktif mücadele...

Kadına yönelik şiddete karşı aktif mücadele için demokratik, özgür, ekolojik bir toplum yaratma temelinde kadın derneği, asayişleri, öz savunma birlikleri, eğitim ve bilim merkezi gibi örgütlülükler oluşturuldu. Bu temelde kurulan en büyük örgütlenme ise kadın öz savunma birliği Yekîneyên Parastina Jinê (YPJ) oldu. Egemen sistemlerin örgütleyip devrime saldırttığı faşist yapılanmalar, özellikle kadın iradesini yok etmek istedi. Kadının iradesini kırınca tüm amaçlarına ulaşacaklarını bilen ve bu temelde hareket eden bu faşist yapılar, kadına yönelik her türlü tecavüz, baskı ve zorbalığı uygulamış, kadının şahsında tüm toplumu kırmak, yok etmek istemiştir. Buna karşın YPJ güçlerinin direnişi sonucu tarumar olan bu sistemlerin hazin sonu, bir kez daha kadının güçlü iradesi önünde hiçbir gücün duramayacağının göstergesi oldu.   Bugün YPJ birlikleri, dünyada tanınan ve saygı duyulur bir duruma gelmiştir. Tabi tüm bu durumlar, tarihsel bir geçmişi olan Kürt kadınının özgürlük mücadelesine dayanıyor. YPJ, örgütlülüğüyle tüm kadınlara öz savunma alanında temel bir çözüm iradesi ve gücü sunuyor.


Neolitik yaşam canlandırılıyor

Kadın meclisleri ve komünleri de oluşturulan diğer örgütlülükler arasındadır. Bu örgütlülükler de kapitalist modernitenin toplumda yarattığı bireyciliğe karşı komünal yaşamı esas almak amacıyla oluşturulmuştu. Bu şekilde ailelerin birbirleriyle yardımlaşmaları, paylaşımları, birbirlerinden haberdar olmaları sağlanıyordu. Toplumu birbirine kırdırtan, yabancılaştıran sömürgeci kapitalist sistemin tüm çabalarını boşa çıkarmak, kadın şahsında tekrar toplumun özüne dönmesi için çalışmalar yapmak için oluşturulan komünlerin rolü, zamanla kendini gösteriyor. Kadının paylaşımcı komünal ruhu, kendisini tüm toplumda gösteriyor ve artık insanlar birbirlerinin acılarını, sevinçlerini paylaşır konuma geliyor. Neolitiğin anaları yine iş başında. Sömürgeci, baskıcı sistemin kendisinden çaldığı ilkelerini tekrar almak için yaşamın doğal otoritesi olma yolunda yürüyorlar. Bu sefer kaybeden, tarihin en büyük hırsızları oluyor. Kadın şahsında gösterilen büyük direniş ile bu zihniyetler kaybediyor; kadın emeği, onuru tekrardan kazanıyor. Kazanan, kadın şahsında demokratik, özgür toplumsallık oluyor.   

Kürt Kadın Özgürlük Devrimi’nin getirdiği büyük sonuçlarla artık 8 Mart daha anlamlı hale geldi. Kürt kadınları şahsında gelişen direniş, tüm dünyada 8 Mart’ı bir kutlama gününün ötesine geçirdi, ona kadın devrimi ruhu kazandırdı. Artık yılın tüm günleri kadın günü oldu ve bu direniş tüm dünyada ses bulan enternasyonalist bir noktaya ulaştı. Direniş çizgisinde ilerleyen kadınlar, bugün devrim gerçekleştirdi. Bu devrim, New York’ta katledilen 129 kadın ile mevziden mevziye fırlayıp ülkesini savunan Kürt kadının ortak özgürlük çığlığıdır. 8 Mart kutlu olsun!  BİTTİ


NERGİZ BOTAN/QAMIŞLO