
Avrupa Kürt Kadın Hareketi bileşenleri ‘Umut Kaynağa Dönüşte’ başlığıyla Ekonomi Çalıştayı düzenledi. Kooperatif ve ekonomi alanındaki komün örgütlenmelerin perspektifini oluşturacak çalıştayın ilk gününde mevcut ekonomi algısı ve alternatif ekonomik sistemler üzerinde duruldu.
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE) bileşenleri, 14 Mart Cumartesi günü Hollanda’nın Venlo kentinde Kadın Alternatif Ekonomi Çalıştayı gerçekleştirdi.
Fatoş Sağlamgöz Kadın Meclisi, Helin Kadın Vakfı, Utamara Kadın Buluşma Merkezi, Uluslararası Özgür Kadın Vakfı ve Newaya Jin gazetesinin organizesiyle Kasteel de Berckt konutunda yapılan çalıştay iki gün sürdü. ‘Umut Kaynağa Dönüşte’ başlığını taşıyan çalıştaya, ağırlıkta Avrupa’da bulunan Kürt Kadın Meclisleri olmak üzere 70 TJKE üyesi katıldı.
Çalıştay, DAİŞ çetelerine karşı Rojava’nın Til Temir kasabasını savunurken şehit düşen MLKP savaşçısı Ivana Hoffmann ve Kobanê’de fedai eylemiyle adını tarihe yazdıran Arîn Mîrkan şahsında tüm Kürdistan şehitleri anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Algıyı değiştirmek istiyoruz
Açılışı Utamara Kadın Buluşma Merkezi aktivisti Sultan Öger yaptı. Öger, çalıştayın amacını “Birikimlerimizi paylaşmak istiyoruz. Paylaşmaktan öte kapitalizmi bizde yarattığı algıları değiştirmek istiyoruz” şeklinde özetledi.
Toplantının ilk oturumunda kadının ekonomiden dışlanma süreci ele alındı. Moderatörlüğünü TJKE üyesi Berivan Yiğit’in üstlendiği bölümün konuşmacıları; Gazeteci Hacer Altunsoy, bölgesel ekonomik kalkınma, alternatif ekonomiler ve özerklik konularında araştırmaları bulunan İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Öğrencisi Azize Aslan ve TJKE aktivisti Diren Şiyar Pir idi.
Kapitalizm hırsızlar şebekesidir
İlk sözü alan Hacer Altunsoy ekonominin siyaseti, sosyal yaşamı, kültürü, ekolojiyi, bilimi yönlendiren temel faktör olduğunun altını çizdi. Ekonominin ‘ev yasası’ (eko-nomos) anlamına geldiğini belirten Altunsoy, doğal toplumda yaşamın kadın etrafında örüldüğünü, gelinen aşamada ise kadınların ‘nomos’ adı altında katledilir duruma geldiği süreci görsel efektler kullanarak anlattı.
Toplantıya Skype üzeri katılan Azize Aslan ise kapitalist modernitenin doğa ve toplum üzerindeki uygulamalarını değerlendirdi. Kapitalizm için “erkeklerin egemen olduğu bir hırsızlar şebekesidir” tespitini yapan Aslan, ekonominin kadının elinden alıp erkeğin eline verildiğini söyledi.
Aslan, “Kadın ekonominin öznesi olmaktan çıkarılmıştır” tespitinin yanlış olduğunu belirterek, “Öznesidir fakat görülmüyor. Kadın ekonomisi piyasada ücretlendirilmiyor. Kadınlar, kötü koşullara sahip işlerde, güvencesiz koşullarda çalıştırılıyor. Aynı işi yaptıkları hallerde bile eşit ücrete tabi tutulmuyorlar. Tacize, cinsel saldırıya, mobinge uğruyorlar. Kadının dışarıda çalıştırılmamasının gerekçesi bu şekillerde yaratılıyor. Ev işleri de kadının üzerine yıkılarak emeğinin ucuz hale getirilmesine zemin sunuluyor” dedi.
Toplumsallaşmaya inanmalıyız
‘Vazgeçilmezlerimiz nasıl görünmez oldu?’ başlıklı sunumu yapan TJKE aktivisti Diren Şiyar Pir ise konuşmasına “Doğadaki tüm varlıklar ancak toplumsallıklarıyla var olabilir, kendilerini tarif edebilirler” diyerek başladı.
“İnsanlığın ilk kutsalları doğa, toplum ve kadınken nasıl kılıf değiştirdi ve nasıl bir zihniyet yapısına büründük? Nerede ve nasıl kaybettik?” sorusunu soran Pir, kapitalizmle zirveye ulaşan süreci şöyle değerlendirdi: “Tarihin hiçbir döneminde tanık olunmayan toplumun bir ele geçiriliş oyunu vardır. Sadece ekonomik gücün değil, tüm siyasi, askeri, dini, ahlaki, bilimsel, felsefi, sanatsal, tarihsel, maddi ve manevi tüm kültürel gücün ele geçirilişidir aslında.”
Buna karşı alternatif mücadeleyi geliştirirken her şeyden önce emek kavramına doğru yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Pir, “Emek-değere doğru yaklaşmadan güçlü bir zihniyet devrimini de başlatamayız. Toplumsallaşmaya inanmalıyız” dedi.
İtalya’da alternatif projeler
Alternatif ekonomi arayışları ve deneyimlerin ele alındığı ve Bahar Uçar’ın moderatörlüğünde gerçekleşen öğleden sonraki oturumda ilk sunumunu Utamara Kadın Buluşma Merkezi’nden Sandra Kreil yaptı.Kreil, tarihte gerçekleşen bazı alternatif komünal ekonomi arayışları ve deneyimlerini masaya yatırdı. Oturumun ikinci sunumunu yapan Akademisyen Barbara Benedetti ise feminist ekonomi anlayışı ve İtalya özelinde yaşanan deneyimleri anlattı. İtalya’da feministlerin marksizm ve feminizm düşünce anlayışı temelinde örgütlendiğini kaydeden Benedetti, ‘toplumsal mülkiyet mi, bireysel mi? Yoksa her ikisi birlikte mi‘ sorularına cevaplar aradıklarını söyledi.
İtalya’da ilk etapta eğitim ve kültür boyutunda projelerin geliştirildiğini belirten Benedetti, daha sonra kadın akademilerinin oluşturulduğunu, ev işlerinin ortak işbölümü temelinde örgütlendirildiğini ve kadınların özgün bir şekilde yaşamlarını örgütledikleri kadın komünlerinin oluşturulduğunu aktardı.
Benedetti son olarak şunları söyledi: “Ekonomik alternatif projeler gerçekleştirebilmek örgütlü, ideolojisi ve felsefik ilkeleri güçlü bir kadın hareketiyle mümkündür. Kapitalizmle mücadele etmek için güçlü bir kadın hareketi gereklidir.“
Komünal düşünce ve örgütlenme
Oturumun son sunumunu Bağlar Kadın Kooperatifi yöneticisi Saniye Varlı yaptı. Skype aracılığıyla katılımcılara seslenen Varlı, Kooperatif’in 10 yıllık deneyimini anlattı. “İnsanları kapitalizmin vazgeçilmezlerinden arındırmak istiyoruz“ diyen Varlı, yaşamı komünleştirmeyi ve devrimci rekabeti esas aldıklarını söyledi.
Varlı, sözlerini “Komünal ekonomiyi esas alan bir yaşamı oturtmak, şehitlerimize ve halkımıza verdiğimiz sözün bir gereğidir. Kobanê gerçekliği bize gösterdi ki halklar ahlaki, sosyal yaşamı ortaklaştırmazlarsa sonları bitiştir, yok oluştur. Biz Kobanê ruhuyla komünleşmeyi, komünal yaşamı ve komünal düşünmeyi esas alıyoruz. Kendimize öncülük rolü biçiyoruz. Birlikte yapacağız, birlikte yaratacağız, birlikte kurtulacağız“ diyerek noktaladı.
Sonrasında kooperatiflerin toplum yaşamındaki yeri ve işleyişinin dünyada ve Kürdistan’daki örnekleriyle anlatıldığı bir sinevizyon izlendi.
Konferansın ilk günü ikinci oturum tartışmaları ardından saat 19.00’ sularında sona erdi.
SOZDAR DERSİM/VENLO