HÜLYA EMEÇ / ZÜRİH
Rojava’da yaşamın kadın eliyle yeniden örüldüğünü belirten Foza Yusif, “Tarihten silinen kadınlar Rojava’da kendi tarihini ve mücadelesini yaratıyor” dedi.
Kuzey Suriye Federasyonu’nda yaşanan gelişmelere dönük İsviçre’nin Zürich kentinde panel düzenlendi. Beritan Kadın Meclisi, Kasama ve Medico tarafından düzenlenen etkinliğe çok sayıda kişi katıldı. Panelde Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Foza Yusif, Rojava’daki demokratik süreci ve bu süreçte kadının rolünü değerlendirdi. Yusif sözlerine Rojava devriminde yer alanları selamlayarak başladı. Rojava’daki kazanımlara ilişkin Yusif “Kadınlar çok önemli bir misyon üstlenerek yaşamı organize ediyor. Bunun yanı sıra çok ciddi hak ihlalleri de yaşanıyor. Türk devleti ve çeteler tarafından siviller tehdit ediliyor ve yaşam hakları ihlal ediliyor” dedi.
Statükocu güçler anlaştı
Efrîn’deki sivillerin tehlike altında olduğunun altını çizen Yusif “Efrîn’de bir soykırım var. Göç eden insanlara rejim tarafından Arapça okuma dayatılıyor. Kürt çocuklarının kendi dillerinde eğitim almalarına engel olunuyor. Halkların kazanımları rejim ve diğer çeteler tarafından saldırı altına alınarak ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Statükocu güçler Rojava’daki kazanımların önüne geçmek için anlaşmaya vardılar” şeklinde konuştu.
Yüzde 30 temsil edilmiyor
DAİŞ’e karşı Dêrazor’da ciddi bir savaşın devam ettiğini aktaran Yusif, bu savaşın görmezden gelindiğini söyledi. Kuzey ve doğu Rojava’da özerklik gruplarının kurulduğunu belirten Yusif, “Bütün meclisleri bir araya getiren çatı bir meclis oluşturuldu. Kuzey ve Doğu Rojava’nın idari sorunlarını gidermeye dönük kurulan bu meclis, Suriye hükümetiyle bazı diyaloglar kurmuştu. Ama şu an durduruldu. Rejim gerici ve merkezi bir sistem dayatıyor. Bizim hiçbir yerde temsilcimiz yoktur. Suriye’nin yüzde 30’u dışarıda temsil edilmiyor. Hala Kürt halkı dışlanmaya ve ötekileştirilmeye devam ediliyor. Hangi güçlerden diyalog talebi gelirse görüşmeye hazır” şeklinde konuştu.
3 temel ilkede buluşuyorlar
Rojava’daki sistemin 3 temel ilke üzerine kurulduğunu anlatan Yusif bu ilkelerin “demokratik toplum, ekoloji ve kadın özgürlüğü” olduğunu belirtti. Yusif, kadın temsiliyetinin önemine vurgu yaparak şu bilgileri paylaştı: “Her alanda akademik eğitim ve asayiş oluşturuluyor. Böyle yaparak yerelin kendi kendini yönetme iradesini sağlıyoruz. Tüm özgürleştirilen yerlerde kurulan meclislerimizde eşbaşkanlık sistemi var. Tüm azınlıklar kendi temsiliyetini buluyor meclislerimizde. Temel ilkelerimiz arasında kadınların yüzde 50’sinin tüm kurumlarda yer alması ve temsiliyet kazanması var. Bunun yanı sıra bir de tüm inançlara temsil hakkı sunuyoruz meclislerimizde. Bazı yerde kadınlar daha fazla yer alıyor. Kürtçe okulların açılmasıyla birlikte en aktif görev alanlar kadınlar oldu.”
Kadınlar kendi tarihini yazıyor
Rojava’da kadınların askeri alanda olduğu gibi eğitim ve yaşamda da aktif rol aldığını belirten Yusif “Bir de kadın kanunu oluşturuldu. Suriye rejimi tarafından kadınlar çok ciddi adaletsizliğe maruz kaldı. Kadınlar Rojava’da oluşturulan sistemle kendi hakkını arama ve çözüm bulma konusunda gelişim kat etti” diye konuştu.
Rojava Üniversitesi’nde Jineoloji Fakültesi açıldığını ifade eden Yusif, “Tarihten silinen kadınlar Rojava’da kendi tarihini ve mücadelesini tartışıp araştırıyor. Kadınlar için köy kuruldu. Bu köyde kimsesiz kadınlar değil, kendi sorunlarını çözen ve ekolojik demokratik bir yaşamı kuran kadınlar kalıyor” diye belirtti.
Bedel verilerek yaşanan değişim
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Rojava’da erkeğin dönüşümünde büyük bir rolü olduğuna da değinen Yusif “Her yerde olduğu gibi Rojava’da da erkeklerin feodal rolle büyütülmesi ciddi bir problemdi. Ama Önder Apo’nun felsefesi ile erkekler değişim ve dönüşüm geçirerek kadınların yoldaşı oluyor. Başta eşbaşkanlık sistemi erkekler tarafından kabul edilmedi ve tartışıldı. Bu değişimler büyük bedeler verilerek yaşandı. Biz hem kendimizle hem de statükocu güçlere karşı mücadele veriyoruz” diye konuştu.