NÛDEM TÊKOŞER / JINNEWS/QAMIŞLO

Rojava Kadın Devrimi’ne emek vermek için 2017’de İspanya’dan ayrılıp bu topraklara gitti. Adını, 2015’te Kobanê’ye hakim Miştenûr tepesinde DAİŞ çetelerine karşı fedai eylem yapan Arîn Mîrkan’dan aldı. İlkin enternasyonal gruplarla çalışma yürüttü. Kısa sürede tecrübe biriktirdi. Dünyanın farklı ülkelerinden bölgeye gelen ziyaretçilerin tercümanlığını yaptı. Jineoloji çalışmalarının geliştirilip kurumsallaşmasında ve dünyaya duyurulmasında rol oynadı. Kadın devrimine ve jineolojiye ilişkin kitapları İspanyolcaya çevirdi. Faşist Türk devletinin 9 Ekim’de Rojava’ya işgal saldırısı başlatmasının ardından da ‘Kadınlar Rojava’yı savunuyor’ kampanyasında yer aldı.

Kadınlar irade sahibi

Rojava’da verilen özgürlük mücadelesinin İspanyalı kadınlar için olduğu kadar dünya kadınlar için de önemli olduğuna vurgu yapan Arîn Hêlîn, “Rojava Devrimi, kadın mücadelesi yürüten hareketlere, bireylere özgürlükçü bir model sunuyor. Bu yüzden de tüm feministler, kadın hareketleri bu sistemi korumalı. Burada karşılaştığınız kadınların ne kadar güçlü olduğunu görüyorsunuz. O kadınlar çok acı çekmişler, çok mücadele vermişler. Demokratik bir sistemin inşa edilmesi için yenilmez bir iradeye sahipler” diyor. Demokratik Özerk Yönetimin her mekanizmasında kadınların irade sahibi ve çözüm gücünde olduğunu belirtiyor.

Modeli herkese göstermeliyiz

Gerek Avrupa’da gerekse Ortadoğu’da erkek zihniyetinin hakim olduğunu, gücün tek merkezde toplandığını ve kadının iradesiz kılındığını hatırlatarak, “Süryani, Arap, Ermeni, Kürt kadınların ortak bir sistemde nasıl yaşadıklarını herkese göstermeliyiz. Bu kadınların gerçekleştirdiği bir özgürlük devrimidir. Bu devrim doğru anlaşılmalı ve doğru anlatılmalı” diye ekliyor.

 Anneler çok güçlü

Kuzey ve Doğu Suriye’de en çok annelerin duruşundan etkilendiğini dile getiren Arîn Hêlîn, “Onlar çok güçlü. Her şeyi büyük bir moral ve coşkuyla yapıyorlar. Çocukları şehit düşen anneler ağır acılar yaşamasına rağmen yine de moralleri her zaman çok yüksek. Yoksul olan anneler hiçbir zaman mağduriyet psikolojisi yaşamıyor. Ülkelerini özgürleştirmek için evde, dışarıda, kurumlarda en çok anneler emek veriyor. Demokratik sistemin Kuzey ve Doğu Suriye ve dünyaya hakim olması için emek veriyorlar. Bu bana ve dünya kadınlarına en büyük örnek” diyor.