Aralarında HDP'li milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Sebahat Tuncel, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akyol, KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse, SES Genel Başkanı Gönül Erden, Barış İçin Kadın Girişimi'nden Züleyha Gülüm, TTB Merkez Konseyi Üyesi Filiz İncekara, insan hakları temsilcileri, gazeteciler ve avukatların bulunduğu 25 kişilik kadın heyeti, dün Xabur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.

Kadınlar iki günlük ziyaretlerinde gittikleri  Zaxo, Duhok, Laleş, Hewlêr, Rojava ve Mexmûr'da savaş nedeniyle göç eden yurttaşların yaşadıklarına, sağlık sorunlarına dair bilgiler aldı.

'Anadilde eğitim dahi engelleniyorsa geri dönemeyiz'

Ziyaret kapsamında Mexmûr'a giden kadınlar, Mexmûr Belediyesi Eşbaşkanı Bermal Hakkari ile bir araya geldi. Burada konuşan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, partisinin çözüm sürecine dair iyi niyetli olduğunu ifade ederek, buradaki gözlemlerine ilişkin de rapor hazırlayacağını belirtti.
Eşbaşkan Bermal Hakkari ise, heyetin ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Mexmûr'da yaşanan son saldırılara ilişkin bilgi verdi.
Türkiye’ye dönüşe ilişkin de konuşan Hakkari, 2009 yılında yayınladıkları 11 maddelik deklarasyonu hatırlatarak, birinci şartın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu söyledi. Hakkari, Türkiye'de anadilde eğitim için yapılan okullara bile tahammül edemeyen bir zihniyetin varlığına işaret ederek, “Burada dört bin öğrenci ana dilinde eğitim görüyor. Bizim anadilde eğitimimizi engelleyen bir zihniyet bize dön deme cesaretini göstermemelidir. Anadilde eğitim ve kimliğimiz tanınmadığı sürece Türkiye’ye geri dönüşü düşünmeyiz. Bizi her şeyimizle kabul ederseniz, neden dönmeyelim” dedi.

'Savaşın etkileri hala bilinmiyor'

Heyet, daha sonra Mexmûr'da kadınların oluşturduğu savunma güçlerini ziyaret etti. Burada bir konuşma yapan Milletvekili Ayla Akat Ata, savaşın çocuk ve kadınlar üzerindeki etkilerinin ne olduğunun hala bilinmediğini belirtti. Sadece Kürtlerin ve Êzîdî Kürtlerin değil, Şii, Türkmen, Asuri, Süryani ve Keldaniler'in de sesine ses vermeye geldiklerini ifade eden Akat Ata, "Bugün hepsi zulüm altında. Biz ziyaretimizden sonra Maxmur Savunma Güçleri'ni ziyaret etmek istedik. Çünkü ‘herkes biz kaçalım’ dedi ama YJA Star ve HPG öncülüğünde ardından da peşmergenin destek vermesiyle siz bu toprağı kurtardınız. Bu bizim için her şeyden önemli" dedi.

‘Bütün halkların savunma gücüyüz’

Maxmur Savunma Güçleri adına da Sîdar Botan konuşma yaptı. Botan, kadın heyetinin ziyaretinden memnun olduklarını ifade ederek, "Burada yaşanan savaşı herkes gördü. Hala da savaş devam ediyor ve şehitler verdik. Bizler hangi halk ve inanç ve kültür saldırı altındaysa, biz o saldırıyı kendi onurumuza yapılmış görüyoruz ve kendimizi onların da savunma güçleri olarak görüyoruz. Bu nedenle Mexmûr'dan Şengal'e kadar, Kürdistan'ın dört parçasında ve dünyada nerede olursa olsun kadınlar için mücadele vermek bizim için esastır. Bu esasla hareket edip şehitlerimize verdiğimiz sözü yerine getiriyoruz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından savunma güçleri ile selamlaşan kadın heyeti, Hewlêr'e dönerek 2 bin 500 Süryani'nin sığındığı Aziz Yusuf Manastırı'nı ziyaret etti. Heyet temaslarını tamamlayarak Federal Kürdistan'dan gece saatlerinde ayrıldı. Heyette yer alan kadınlar, izlenim ve bilgilerini kendi kurumlarıyla paylaşarak raporlar hazırlayacak.

JINHA/HEWLÊR