
Nisêbîn, iki yıldan beridir kadın kenti unvanını taşıyan bir kent. Nisêbîn Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, kadın hareketi olarak belirledikleri pilot kentlerde kadın bakış açısıyla çalışmaları yürüttüklerini dile getirdi. Demokratik, özgürlükçü, kadın ve erkeklerin eşit düzeyde temsiliyetini sağlayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Gökkan, birçok projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. Gökkan, 4. Jeolojik Dönem’den kalan Çağçağ Deresi’nin temizlenerek, başta tifo olmak üzere birçok hastalığın kaynağının ortadan kaldırıldığına dikkat çekti. Yaptıkları çalışmalar sonucu derenin bir klima işlevi gördüğünü kaydeden Gökkan, projelerini gerçekleştirirken halkın da büyük destek ve anlayış gösterdiğini ifade etti. Projeler için 65 ev, 15 arsa ve 3 işyerini kaldırdıklarını söyleyen Gökkan, ortak yaşama açılan alanlarda şimdi yürüyüşler yapıldığını, çocukların oynadığını, kadınların da tandır evlerinde ekmek yaptıklarını belirtti.
Daha yaşanılır bir kent projesi
Kapitalizmin insanlığa doğal yaşam alanları bırakmadığına değinen Gökkan şöyle konuştu:“Kapitalist sistemde bir iş yapmak için önce makine, bilgisayar, masa, büro olması şart koşulur. Ancak doğal yaşamda üretim, mekan fark etmeksizin bütün alanlarda gerçekleşiyor. Örneğin; bir teşiyi düşünün; odun üzerinden gidiyor. Kadınlar, taşların üzerine oturarak da teşi kullanabiliyordu, yer önemli değildi. Hem işlerini yapıyor, hem de doğal bir ortamda kendilerini ifade ediyorlardı. Kapitalizm şimdi her şeyi fabrikalara sıkıştırdı. Rant için insanlar köleleştiriliyor. Doğal yaşam öyle değil. Biz kadınlar biz kendimize göre bir kent istiyoruz. Birilerinin zengin olması için değil. Daha yaşanılır bir kent için bu projeyi uyguluyoruz.”
Kadın yaşamın her alanında
Toplum içinde tüm bireyler arasında karşılıklı bir alışveriş olduğuna işaret eden Ayşe Gökkan, egemen görüşün aksine, kadının yaşamın her yerinde olduğunu dile getirdi. Kadınların da bir mücadele tarihi olduğunun ve tarih boyunca verdikleri emeklerin görülmediğinin altını çizen Gökkan, “Kadınlar hem devletin hem de toplumun yükünü sırtlıyor. Buna rağmen emekleri görülmüyor. Kadınlar kendi haklarında karar verme iradelerini göstermeli. Kadınlar ekmek yapıyor ama biz kadınların bir araya gelerek ekmeklerini yapmalarını ve sosyalleşmelerini istiyoruz. Biz kadınların geçtikleri yolların geniş olmasını, parkların, spor yapacakları alanların, erkek ve kadınların eşit düzeyde olmalarını istiyoruz” açıklamasında bulundu.
Amaç kadına yaşam alanı açmak
Nisêbîn Belediyesi Şehir Plancısı Şîlan Dalgın ise, 9 aydır üzerinde çalıştıkları “Kadın İmar Kenti” projesine dikkat çekerek, kadın bakış açısıyla analiz, derleme ve toplumsal cinsiyet politikalarını sorguladıklarını belirtti. Projenin temel amacının kadına özgün, bütün toplumu kapsayıcı bir kent yaratmak olduğunu vurgulayan Dalgın, Kadın İmar Kenti projesinin kadının kamusal alanda sosyalleşmesi anlamında kadın bakış açısıyla yapılması gerektiğine işaret etti.
Birçok alanın devlet tarafından kısıtlandığını ifade eden Dalgın, eğitim, çocuk bakımı, sağlık, sığınma evleri anlamında Kadın Kamusal Alanları adı altında özel bir planlama bölgesi yaratılabileceğini belirtti. Dalgın, “Bu bölgede kadın dayanışma evi, bakım evleri, kültür evleri, kültürel ve sosyal anlamda üretim alanları, semt pazarları yaratırsak kadının bir alanı olur. Kadınlar ev hapsinden çıkıp dışarıda kendilerini özgür hissedecek. Bu yüzden kadınının kamusal alanı diyoruz.
Kadın Kamusal Alanı projesinin Türkiye’de kesinleşmiş, planlanmış ve raporlanmış ilk proje olduğunu kaydeden Dalgın, projenin planlama aşamasının bittiğinin ve yapılaşma aşamasının da kadınlar düşünülerek gerçekleşeceğinin bilgisini verdi. Projede; kadın emzirme odaları, yaşlı ve engelliler için gündüz bakım evi ve kreşler de yer alıyor.
Ranttan ve moderniteden uzak
Proje dahilinde 13 tandır evi açtıklarını söyleyen Şilan Dalgın, ayrıca kadınlar için parklar açtıklarını dile getirdi. Dalgın, kadınların kendilerini açık alanlarda güvende hissetmeleri için parkların ve yeşil alanların artırılması çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.
Kadın İmar Kenti projesinin kadınlarla ortak yürütüldüğüne işaret eden Dalgın, tamamen ranttan ve moderniteden uzak, daha çok kadınların ve çocukların kendilerini rahat hissedebilecek ortamlar için ortaklaşmasının önemli olduğunu kaydetti. “Güvenli ve sağlıklı kentler oluşturmak istiyoruz” diyen Dalgın, “Bu planlama bittikten sonra önce ortak politikalarla hareket ettiğimiz belediyelerle, daha sonra Türkiye’deki belediyelerle projemizi paylaşacağız” dedi.
JINHA/MÊRDÎN