Ankara, İzmir ve İstanbul’da Kadın Meclisleri, cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra intihar süsü verilerek katledilen Şule Çet’in ölümüne sessiz kalmayacaklarını söyledi.

Ankara’nın Çankaya ilçesinde 29 Mayıs günü bulunduğu bir plazanın 20. katından atlayarak intihar ettiği öne sürülen Şule Çet’in, intihar süsü verilerek katledildiği ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen otopsi raporu, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Çet’in 9 parmağının tırnak altında bir erkeğe ait dokular (deri kalıntısı) ve DNA bulguları tespit edildi. Çet’in kanında “Uyumayı tetikleyen uyarıcı madde” ile vücudunda boğuşma izlerine de rastlandı. Erkeğe ait doku örnekleri ve DNA bulgularının katil zanlısı Çağatay A.’ya ait olduğu belirlendi.

Çet’in ölümüne ilişkin bir numaralı şüpheli konumunda olan Çağatay A. ve Berk A., 2 kez gözaltına alındıktan sonra her ikisinde de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, cinayetin ortaya çıkması üzerine iki zanlının yeniden gözaltına alındığını duyurdu.

Çet’in yakınları ve kadın hakları örgütleri, genç kadının cinsel saldırıya uğradığını ve öldürüldüğünü savunuyordu.Kadınlar Şule Çet’in ölümünün aydınlatılması için sosyal medyada kampanya başlatılmış ve özellikle kadın hakları örgütleri tarafından protesto gösterileri düzenlemişti.

Son gelişmeler üzerine Kadın Meclisleri’nin çağrısıyla kadınlar, Çet’in yaşamını yitirdiği plaza önüne karanfil bıraktı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Ayşen Ece Kavas, “Biz bu tabloyu ilk defa görmedik. Bu ülkede adalet, ya erkekler ya parası olanlar ya da egemen olan toplumsal bir sınıf için tecelli gösteriyor. Ama biz adaletin tecelli etmesi için toplandık. Bu olayın üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz. Her gün bir kadının katledildiği bu ülkede adım atılması gerekiyor. Artık Kadın Bakanlığı gerekiyor. Eğer Kadın Bakanlığı yoksa ve erkekler için adalet varsa burada ki kadınlar ve Türkiye’nin her yerinde mücadele eden kadınlar var.”

Neden Çağatay’ı korudunuz?

İzmir ve İstanbul’da kadınlar, Çet’in ölümüne sessiz kalmayacaklarını söyledi. İstanbul Beşiktaş’ta bir araya gelen kadınlara, birçok sivil toplum kurumu ve siyasi parti ve Çet’in aile bireyleri katıldı.

İstanbul Kadın Meclisleri’nden Fidan Ataselim, Şule’nin intihar ettiği yönündeki iddiaların en baştan beri şüphe barındırdığını belirterek, Şule’nin arkadaşına gönderdiği,  “Buradan çıkamıyorum, adam bana takmış. Bırakmıyor, keşke gelmeseydim” mesajının bunun bir kanıtı olduğunu söyledi. Ataselim, şüphelilerin ancak önceki gün gözaltına alındığını hatırlatarak, bu kararın geç kalmış bir karar olduğunu belirtti. Savcının çok geç hareket ettiğini söyleyen Ataselim, “Neden şimdiye kadar tutuklanmadı? Kimi koruyorsunuz? Neden Çağatay’ı korudunuz? Yargıda erkekler için bir süreç işletirseniz, kadınları rahatça katledebiliyorlar. Erkekler kendilerinde güç bulabiliyor. Bunların hesabını kim verecek? Bunun hesabını bütün yetkililer verecek. Soruşturma aşamasındayken dahi ortaya çıkan ihmallerin hesabını vereceksiniz” sözleri ile tepki gösterdi.

Peşini bırakmayacağız

 Şule’nin ağabeyi Şenol Çet de olayın en başından itibaren kafalarında soru işaretleri olduğunu söyledi. Savcıların olayın intihar olduğu yönündeki iddiaları ciddiye almadığını söyleyen abi Çet, “Kardeşimin intihar ettiğini düşünmediğimi en baştan söyledim. Bir kez daha söylüyorum bu bir cinayettir. Ama delil yok diye bu Çağatay’ı tutuklamadılar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz bunun peşini bırakmayacağız” dedi.

2017’de 29 şüpheli kadın ölümü

İzmir’de yapılan basın açıklamasında konuşan Funda Özdemir ise, “Kadın katilleri, cinayetlere intihar süsü vererek cezadan kaçmaya çalışıyor. Sadece 2017 yılında öldürülen 409 kadının yüzde 29’unun şüpheli bir şekilde öldürüldüğünü biliyoruz. Şimdi Şule’nin ölümü karşısında da sessiz kalmayacağız, intihar süsü verilerek işin içinden sıyrılmanıza izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ