Dünya Bankası tarafından yayınlanan son donelere göre, 2013 yılı itibariyle 7,2 milyarlık dünya nüfusunda erkeklerin oranı yüzde 50,41 olurken, kadınlar yüzde 49,41’e geriledi. Bununla dünya üzerindeki erkek nüfusunun kadınlara göre 60 milyon daha fazla olduğu ortaya çıkıyor.

Böylelikle son 50 yılı aşkın sürede kadın-erkek nüfus dengesi büyük oranda erkekler lehine değişmiş oldu. 1961 yılında kadınlar ile erkek nüfusu arasındaki fark yüzde 0,009 ile neredeyse eşit düzeydeydi.

Kadın-erkek nüfusu arasındaki dengesizlik devam ederken, dünyanın bazı bölgelerinde bu fark daha büyük oranlara ulaşıyor. Dünya nüfusunun yüzde 35’inin yaşadığı Çin ve Hindistan’daki nüfus dengesizliği buna en iyi örnek olarak gösteriliyor. Çin’de erkek nüfusu kadınlardan 50 milyon daha fazla iken Hindistan’da 43 milyonu buluyor.


Erkek çocuk tercih ediliyor

1,4 milyara yakın nüfuslu Çin’de son dönemlerdeki doğumlarda erkek çocuklarının oranının oldukça yüksek olduğu görülüyor. Çin’de her 100 kız çocuğuna karşılık 110 ile 120 erkek çocuğu doğuyor. Erkek çocuklarının doğumundaki artışın ilk nedeni olarak ‘tek çocuk uygulaması’ nedeniyle ebeveynlerin erkek çocuklarını tercih etmesi ve bu amaçla sayısı yılda 13 milyonu bulan kürtajlar gösteriliyor.

Benzer şekilde Hindistan’da da evliliklerde çeyiz ve başlık parasının kız çocuklarının ailesi tarafından ödenmesi geleneği nedeniyle erkek çocukları tercih ediliyor. Çin ve Hindistan’daki doğumlarda kız çocukları aleyhine yaşanan dengesizliğin dünya üzerindeki kadın nüfusunun düşmesindeki payının büyük olduğu görülüyor.


Göç alan ülkelerde kadın oranı düşük

Göç alan ülkelerde ise nüfus dengesi yine erkekler lehine değişiyor. Ortadoğu’nun petrol zengini ülkelerinde alt yapı ve inşaat sektörlerinde çalışanların büyük çoğunluğu Güney Asya ülkelerinden gelen erkek göçmenlerin sayısı oldukça yüksek. Örneğin, nüfusunun yüzde 40 kadarı göçmenlerden oluşan Katar’da kadınların toplam nüfusa oranı dörtte bir oranında kalıyor.

Doğumlarda kız-erkek çocuğu dengesinin birbirine en yakın olduğu ülkelerin varlığına rağmen, kadın-erkek nüfusu dengesi kadınlar lehine sadece ileri yaş gruplarında gözleniyor. Bu ülkelere en önemli örnek olarak Rusya gösterilirken, alkol ve sigara kullanımı nedeniyle erkeklerde ortalama yaşam süresi 63-64 yaş civarında iken, kadınlarda bu 75’e kadar çıkıyor. 

Benzer şekilde, Rusya, Brezilya, Çin, Hindistan başta olmak üzere gelişmekte ve ya yükselmekte olan ülkelerdeki çalışma koşullarının ağırlığı erkeklerin yaşam süresinin kısalmasına yol açıyor.


En dengeli doğum oranı Afrika’da

Doğumlarda kadın-erkek dengesinin en olumlu olduğu kıta olan Afrika’da ise savaşlar nedeniyle ileri yaşlardaki erkek nüfusunun kadınlara oranla gerilediği biliniyor.

Afrika kıtasında uzun süredir doğan her 100 kız çocuğuna karşılık 103 erkek çocuğu dünyaya gelirken, dünya üzerindeki en dengeli oranlar olarak dikkat çekiyor. Kimi uzmanlara göre, Afrika kıtasındaki ekvatoryal iklim ile kadınlardaki dengesiz beslenmenin eril fötüslerin ölümüne yol açtığı tahmin ediliyor.

Çoğunluğu Avrupa kıtasında olan 15 gelişmiş ülkeden 13’ünde kadın ve erkekler arasındaki yaşam süresi farkının kapanması sayesinde nüfus dengesi neredeyse eşit durumda. 


BEDRAN DENİZ/ANF/AMSTERDAM