
Özgür Kadın Hareketi (TJA), İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda ağırlaştırılmış tecrit altında bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için, "Tecrit kaybedecek, özgürlük kazanacak" şiarıyla başlattıkları kampanyanın startını İstanbul'da açıkladıkları deklerasyonla verdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl binası önünde yapılan açıklamada, "Tecrit kaybedecek özgürlük kazanacak, Wê tecrîd têk biçe, azadî bi ser bikeve" pankartının yanısıra "Heqîqet Ocalan'e, Ocalan jiyana azad e", "Direne direne tecridi kıracağız", "Hakikat Öcalan'dır, Öcalan özgür yaşamdır" dövizleri taşındı.
Barışın anahtarı Öcalan'dır
Eylemde ilk konuşan HDP Milletvekili Feleknas Uca, Öcalan'ın komplo sonucu tutsak edildiğini söyledi. Uca, "Bugün 6 buçuk milyon insan Önder Apo'yu, önderi olarak görüyor. 6 buçuk milyon insan Öcalan'ın özgürlüğü için imza atmıştır. Bugün İmralı'da uygulanan tecrit, milyonlara uygulanıyordur. Öcalan üzerinde uygulanan tecrit, barışa uygulanan bir tecrittir. Biz kadınlar kampanya başlatıyoruz. İmralı tecridi kırılmadıkça biz durmayacağız ve irademize sahip çıkacağız" diye konuştu. Kürt halkı üzerinde Türkiye'nin kuruluşundan bu yana imha politikası uygulandığını dile getiren Uca, "Ne olursa olsun biz mücadele edeceğiz. Nasıl ki 6 buçuk milyon insan 'Öcalan irademizdir' dediyse, bugün de onu diyoruz" dedi. Öcalan'ın tarihsel rolünün önemine değinen Uca, "Barışın anahtarı Öcalan'ın elindedir" dedi.
Öcalan bir halkın siyasi iradesidir
Daha sonra TJA üyesi Sebahat Erdoğan deklerasyonu açıkladı. Deklerasyondan bazı başlıklar şöyle:
“Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın uluslararası komplo ile Türkiye’ye verilmesi, 17 yıldır İmralı işkence sistemi ve son 2 yıldır mutlak bir tecrit altında tutulması uluslararası iktidar güçlerinin Kürt halkı ve Ortadoğu halklarını köleliğe ve savaşa mahkum etme planının bir sonucudur.”
“Ağır işgal ve baskı ortamında 6 buçuk milyon ‘Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan Siyasi İrademdir’ imza dilekçesini toplamış ve meclise sunmuştur. Sayısız serhildan ve eylemlerle Önderliğinin özgürlüğünü talep etmiştir. Kaderinin Önderliğinin kaderi olduğu bilinciyle köleliğe, işgale, eşitsizliğe karşı özgürlük mücadelesi kesintisiz sürüyor, sürecek. Çünkü Önderlik kurumu, bir toplumun düşünce, felsefe, politika ve kültürel yaşamının iradeye ve inisiyatife geçmiş örgütlülüğüdür. Önderliksiz bırakılmak, yaşatılmamak ve var edilmemek demektir.”
Tecrit kadın özgürlüğüne saldırıdır
“Mutlak tecrit Kürt halkını ölüme, köleliğe, esarete mahkum edip, yeni bir inkar ve imha planıyla Kürdistan'ı fethetme amacını ifade etmektedir. Mutlak tecrit Kürt halkının statü kazanımını, Kürt kadınlarının özgürlük öncülüğünü ve kazanımlarını engellemeye dönüktür. Halkların ve toplumların kurtuluşunu kadın özgürlüğü ilkesine dayandıran Sayın Öcalan’a yönelik mutlak tecrit kadın özgürlük mücadelesine saldırıdır. Kadın uygarlığı anlayışına dayalı olarak özgün ve özerk kadın sistemini geliştiren, eş başkanlık, eşit temsiliyet ilkesini hayata geçiren, yaşamın her anında kadın devrimini geliştiren Sayın Öcalan, tarihsel kadın yoldaşlığını temsil etmektedir."
Ülke İmralı sistemine dönüştürüldü
“Tecrit ve kadın hareketini tasfiye planı kadın özgürlüğüne dayalı Kürdistan ve Ortadoğu devrimini boğma amaçlıdır. DAİŞ ile Rojava devrimine saldırı, Şengal kadınlarını kaçırma ve köleleştirme soykırımı, OHAL ile Kuzey Kürdistan'da tüm kadın örgütlerini kapatma ve aktivistlerini tutuklama yöntemi bir karşı devrim ittifakı temelinde uygulanmaktadır. Önderliksel kadın kurtuluş çizgisi yok edilmek istenmektedir. Bu anlamda Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit, Kürt kadınlarını tecrit ile kuşatmaya almaktır. Kürt sorununu inkar ve imha, kadın sorununu köleleştirme konsepti ile ele alan AKP hükümeti darbe mekaniği, sivil darbe, OHAL sistemini hayata geçirerek tüm ülkeyi bir İmralı işkence sistemine dönüştürmüştür. Halklar, kadınlar, aydınlar, demokratik güçler, her farklılık yaşamın tamamında bir tecrit saldırısı altındadır.”
‘Tecrit kaybedecek, özgürlük kazanacak'
“Faşizmin temel nedeni, Kürt varlığını inkar-imha siyaseti ve İmralı işkence sistemidir. Güncel siyaset bu hakikati temel çözüm gündemi yapmadığı takdirde Türkiye bu faşizm gerçeğinden asla kurtulamayacaktır. Bu temelde demokrasi mücadelesinin temeline Kürt sorununun demokratik çözümünü ve Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü almak tek kurtuluş yolu olmaktadır. Eşitlik, özgürlük ve adalet için İmralı işkence sistemine karşı mücadele bir varlık ve yokluk sorunudur. Tecrit, savaş ve ölüm kararını veren faşizmin ilk uygulamasıdır. Demokrasi, barış ve kardeşlik için tecride karşı direnişe geçelim. Kadın özgürlüğü için tecride karşı mücadeleyi yükseltelim. Tecride karşı mücadele, faşizme karşı direnişin biricik yoludur. Önderliksiz yaşamı asla kabul etmeyecek ve bunun dışında bir yaşamı asla kabul etmeyeceğiz. Ya özgür yaşam, ya özgür yaşam. ‘Tecrit kaybedecek, özgürlük kazanacak’ diyoruz.”
4 ay sürecek
4 aylık bir süreci kapsayacak olan kampanyada kadınlar, ev toplantıları, konferanslar, paneller, söyleşiler ve şölenler ile hem Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki görüşme yasağına dikkat çekmek hem de özgürlüklerine sahip çıktıklarını göstermek amacıyla bir dizi çalışma yürütecek. Kentin üç ayrı bölgesinde oluşturulan koordinasyon ile yürütülecek çalışmalara HDP ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisleri'nin yanı sıra çok sayıda kadın örgütü ve siyasi oluşum da destek veriyor.
İSTANBUL