Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Tüm kadınların 8 Mart gününü kutluyor, kadın özgürlük ruhunda özgür ve demokratik yaşam diliyorum. 

Kadını son 20 yılda görünür kılan, siyasal ve sosyal yaşamda etkili kılan Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Kürt kadınının örgütlülüğü ve yürüttüğü mücadele kadını Kürdistan'da etkili ve itibarlı hale getirmiştir. Artık kadın Kürdistan'da tüm yaşam ve mücadele alanlarında etkili hale gelmiştir. Kürt kadınının örgütlülüğü ve özgürlük ruhu dünya kadınlarının da takip etmesini sağlayacak düzeyde çarpıcı hale gelmiştir. Kürt kadınının örgütlülüğü, iradeli duruşu ve özgür yaşamda ısrarı Türkiye'de de kadınları etkilemektedir. Son yıllarda Türkiyeli kadınların da dinamik ve etkili hale gelmesinde Kürt kadınlarının tetikleyici rolü bulunmaktadır. Öyle ki, Türk devleti Kürt kadınının Türkiyeli kadınları etkilediğini görerek bunun önüne geçmek için kadınla ilgili yeni yaklaşım ve projeler devreye koymuştur. Böylece Kürt kadınının özgürlükçü ruhu ve karakterinin Türkiyeli kadınları etkilemesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Çünkü AKP iktidarı kadında gelişecek özgürlükçü demokratik ruhun en fazla da kendi erkek egemenlikçi otoriter hegemonyasına ve despotik iktidarına zarar vereceğini görmektedir. Kürt kadınının özgürlük mücadelesinin hem Türkiyeli kadınları, hem de devleti etkileyen güce ulaştığını görmek gerekmektedir. Bu çerçevede Türk devleti Kürdistan'da ve Türkiye'de gelişen kadın özgürlük çizgisine karşı bir özel savaş yürütmeye başlamıştır. 

Kürt kadınındaki özgürlük ruhunun gelişmesinin tarihi temelleri de vardır. Kadının insanlık tarihinde ilk etkili olduğu coğrafya da Kürdistan’dır. Kürdistan, neolitik toplumun coğrafyasıdır. Neolitik toplum ise kadın öncülüğünde toplumsallaşmanın, yani insanlaşmanın toplumudur. Dolayısıyla bu öncülük kadında bir kültür ve meleke haline gelmiştir. Her ne kadar erkek egemenlikçi kültür kadının bu kültürünü ve ruhunu bastırsa da, Kürdistan toplumunda kadının tarih içinde kazandığı değerler vardır. Bu özgürlük ruhu, demokratik karakter, ahlaki ve vicdani kişilik fırsatını bulduğunda canlanmaktadır. 

Kürt Halk Önderi, Kürdistan kadınındaki bu temeli görmüş, özgürlükçü ve demokratik bir lider olarak bu değerleri açığa çıkarma çabası içine girmiştir. Toplumda özgürlük ve demokrasi ruhunu zenginleştirip güçlendirmek için kadın özgürlük çizgisine önem vermiştir. Tarih, toplum ve kadın değerlendirmesi temelinde kadın kurtuluş ideolojisini oluşturmuş, bu kurtuluş ideolojisinin özgürlük çizgisini Kürdistan toplumu ve tüm Ortadoğu toplumunun özgürlük ve demokrasi çizgisi haline getirmek için kadın örgütlülüğünü ve mücadelesini geliştirmiştir. Kadının erkek egemenlikçi kültür karşısında güçlenmesi için örgütlenmesi ve mücadelesinin önünü sonuna kadar açmıştır. Hem örgüt, hem toplum içinde kadına güç ve destek vermiş, böylece bu topraklarda var olan kadın özgürlük ruhunu ortaya çıkarmıştır. Kürt kadınında özgürlük ruhunu, örgütlülüğünü ve mücadelesini geliştirmesi sadece Ortadoğu'da değil, tüm dünyada Kürt kadınlarının öncü konuma gelmesini sağlamıştır. 

Kürt kadını da büyük emekler vererek, çaba göstererek ve ağır bedeller ödeyerek bu öncülüğü fazlasıyla hak etmiştir. Her türlü zorluğa katlanarak örgütlenmiş, en zor koşullarda mücadele etmesini bilmiştir. Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde binlerce şehidinin olması bunun kanıtıdır. Erkek egemen kültürün hakim olduğu bir ortamda dağda, ovada, şehirde örgütlenmek ve mücadelenin öncüsü haline gelmek tabii ki kolay olmamıştır. Kürt kadınının bugünkü düzeye gelmesi bir destanın konusu olacak niteliktedir. Engelleri aşa aşa kadın özgürlük ruhunu Kürt halkının özgürlük mücadelesinin ruhu haline getirmiştir. 

Kürt kadınındaki özgür ve demokratik karakterin gelişmesi sadece Kürtlerin değil, tüm Ortadoğu halklarının özgür ve demokratik yaşama kavuşması için çok büyük rol oynayacaktır. Kadın özgürlük ruhunun gelişmesi sadece kadını özgürleştirip iradeli kılmamaktadır, tüm toplumu özgürlükçü, demokratik ve iradeli kılmaktadır. Bu açıdan kadın özgürlük mücadelesini sadece kadınla ilgili görmek dar bir yaklaşım olur.

Kadın özgürlük ruhu ve özgürlüğü gelişmeden toplumsal özgürlüğü sağlamak mümkün değildir. Bu açıdan kadın özgürlük mücadelesi tüm insanlığın özgürlük mücadelesidir. Tüm köleliklerin temelinde kadının köleleştirilmesi varsa, tüm özgürlüklerin temelinde de kadın özgürleşmesi vardır. Özgürlüğün şifresi de, anahtarı da kadın özgürlüğündedir. Demokrasinin şifresi de kadın özgürlük gücü ve iradesindedir; toplumsallaşma ve sosyalizm de kadın özgürlüğünde ve kadının toplumsallaştırma gücündedir. 

Sosyalizm her zaman kadının eşitliğine ve özgürlüğüne önem vermiştir. Ancak kadını eşit görmek yetmez, kadını örgütlü, iradeli temelde eşit kılmadan ne özgürlük gerçekleşir, ne de sosyalizm. Kürt Halk Önderi kadın özgürlüğünün ve bunun toplumun özgürlük ruhu haline gelmesinin önemini vurgulamak için, kadın özgürlüğünün öneminin anlaşılması için kadın özgürlüğünün sınıfsal özgürlükten de, ulusal özgürlükten de daha önemli olduğunu söylemiştir. Bu açıdan sınıfsal ve ulusal özgürlük mücadelesi verdiğini söyleyenlerin kadın özgürlüğüne öncülük ve önem vermesi gerekmektedir. 

Marks “toplumun karakterini üretim ilişkileri belirler” demiştir. Kadın özgürlüğü de toplumun karakterini belirlemede en az bu tespit kadar doğru ve gerçektir. Hatta bir toplumun karakterinin esas olarak ne olduğunu anlamak için kadın erkek ilişkilerine ve kadının toplum içindeki yerine bakmak gerekir.