
7 Haziran seçimlerinde genelde olduğu kadar kadın temsili açısından önemli bir eşik yakalayan HDP'nin birçok kadın vekili, 1 Kasım'da halka dayatılan "gasp siyaseti" nedeniyle bu kez meclis dışında kaldı. 7 Haziran'da Meclis'e 32 kadın vekil taşıyan HDP, 1 Kasım genel seçimlerinde ise gösterdiği 228 kadın adaydan 23'ünü Meclis'e taşıyabildi.
Meclis dışında kalan HDP'li kadın milletvekiller durumu değerlendirerek, bundan sonra yürüteceği mücadele hakkında açıklamalarda bulundu.
'Kaybeden biz değiliz'
Vekil olma ya da bir makam elde etme mahiyetiyle mücadeleye başlamadıklarını vurgulayan HDP Bursa eski Milletvekili Asiye Kolçak, "Dolayısıyla bundan sonra da hiçbir bireysel kaygıya kapılmadan halkımızın özgürlük, demokrasi ve barış talebini kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Mücadeleye başlarken baskı, şiddet ve her türlü dayatmayı göze aldık. Parlamento bizim için bir amaç değil araçtır. Kaybeden biz değiliz. Biz mücadelemizi kime karşı, hangi ceberut sistem ve devlet anlayışına karşı yaptığımızı biliyoruz. Savaş politikalarına karşı sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
'Aktif kadın mücadelesi yürüteceğiz'
HDP Urfa eski Milletvekili Leyla Güven de 7 Haziran seçimlerinde toplumun demokratikleşmesine öncülük eden kadınların meclise girdiğini hatırlatarak, bunun da Türkiye parlamentosu açısından bir şans olduğunu kaydetti. 7 Haziran seçiminden sonra ise AKP'nin birçok insanı katlederek bir "seçim başarısı" sağladığını ifade eden Güven, elde ettiği "başarı" ile katliamlarını sürdüreceğini belirtti.
"AKP iktidarda olduğu sürece bu ülkeye huzur gelmeyecek" uyarısında da bulunan Güven, "Biz kadınlar yıllardır, alanlarda, sokaklarda yaşamın her alanında zaten mücadele veriyorduk. Bundan sonra da kadın mücadelesini en güçlü bir şekilde yürüteceğiz" şeklinde konuştu.
'Kaldığımız yerden devam edeceğiz'
HDP Dêrsim eski Milletvekili Edibe Şahin, mücadeleye özgün kadın hareketiyle başlayanlardan biri olduğunu söyleyerek, daha aktif olacağının altını çizdi.
HDP eski Mersin Milletvekili Çilem Öz de, "Biz mücadeleye, örgütlenmeye, var olmaya kaldığımız yerden devam edeceğiz. Siyaset yapma şeklimiz de buydu zaten" şeklinde konuşarak, siyasetin Ankara'dan değil, halktan Ankara'ya giden bir çizgide olması gerektiğini söyledi. Kadınlarla siyaset yapmaya devam edeceğini ifade eden Öz, "Halkın kadın iradesine ihtiyacı var" dedi.
'Kadınlar korkmamalı, dayanışmayı büyütmeli'
HDP eski İstanbul Milletvekili Beyza Üstün ise, kadın vekil sayısının parlamentodaki azlığının varolan kadın mücadelesini düşürmeyeceğini belirterek, kadın perspektifinden, tüm ilkelerin toplumsallaştırılması üzerinden mücadeleye devam edeceğini söyledi. "Parlamentoda olsun ya da olmasın her yerde öz örgütlülüğümüzü sürdüreceğiz" ifadelerini kullanan Beyza Üstün, şu vurguyu yaptı: "HDP'nin ana ilkesi kadın özgürlüğü üzerinden toplumu özgürleştirmektir. Kadınlar korkmayı bir tarafa bırakıp dayanışmayı büyütmeli. İktidarın, eril zihniyetin yanında durmak yerine kadın özgürlüğünü büyütmeye çağırıyoruz. Toplumuz özgürleştirmenin başka bir yolu olmadığını düşünüyorum. Kadın özgürlüğünü bu coğrafyada eşit hale getirene kadar çalışacağız."
Kadın meclislerinde yer alacağını söyleyen Üstün, "Tüm kadın arkadaşları da kendi meclislerine davet ediyorum. Öz iradeleriyle en küçük birim olan mahallere kadar her şeyi kendilerinin tartışmasını istiyoruz. Ben öyle yapacağım. Eminim diğer kadınlar da hayatı buradan özgürleştirecektir" dedi.
ANKARA