YJA (Yekîtiya Jinên Azad) 4. konferansını, Medya Savunma Alanları’nda 100 delegenin katılımıyla gerçekleştirdi. “Kadın öncülüğünde, Önder Apo çizgisinde demokratik kurtuluşu ve özgür yaşamı inşa edeceğiz” sloganı ile gerçekleşen konferansa, Kürdistan’ın her parçasından ve yurt dışından delegeler katıldı. Konferansta delegeler, kadınların ve toplumun yaşadığı sorunları ve çözüm boyutlarını kapsamlı bir şekilde tartıştı.

Konferans, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından YJA Koordinasyon üyesi Fatma Adır açılış konuşmasını yaptı. Kürt halkı açısından tarihi bir dönemde yapılan bu konferansın çok anlamlı olduğunu belirten Adır, “Bu konferansı Önder Apo’ya, Rojava şehitleri şahsında tüm devrim şehitlerine, halkımıza ve yine hazır olan tüm yoldaşlara kutluyorum. En temel görevimiz, şehitlerimizin takipçisi olabilmektir. Öyle bir anda yaşıyoruz ki dört parça Kürdistan’da ağır ve görkemli bir mücadele yürütülmektedir. Bu mücadeleye en çok da kadın öncülük etmektedir” dedi.

Kendi sistemimizi inşa etmeliyiz

Rojava Devrimi’nin Kürdistan Özgürlük Mücadelesi açısından önemine dikkat çeken Adır şunları belirtti: “Bu topraklarda sınırların anlamı kalmamıştır. Çünkü Kürt halkının yüreği tüm parçalarda bir olmuş ve aynı amaç uğruna atmaktadır. Sürecin herhangi bir tıkanıklığa uğramaması için kadınlar olarak her zamankinden daha çok çalışmalı, kendi demokratik sistemini inşa etmeli, yine demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı inşa etme hamlesine sahip çıkmalıyız.”
Kadın örgütlenmesinin öneminin altını çizen YJA Koordinasyon üyesi Fatma Adır, “Toplumsal alanda yaşadığımız temel sorunlardan biri de kadınların örgütlenmesi sorunudur. Bu konferansta kadın örgütlülüğünü geliştirmek ve toplumsal sorunlara cevap olabilmek için çözüm geliştirme tartışmaları yürüteceğiz.”

Çözüm perspektifine ulaşıldı

Açılış konuşması ardından, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın savunmalarından konferans için derlenen değerlendirmeleri ve YJA ve tüm bileşenlerinin iki yıllık çalışma raporları okundu. Örgütsel durum değerlendirilmesi kapsamlı ve geniş bir biçimde ele alındı. tartışmalarda, kadınların ve toplumun örgütlenmesinin önemi ve bunun önündeki sorunlar öne çıktı. Toplumsal sorunların aşılmasına dönük derinleşen tartışmalar çözüm perspektifine de ulaşıldı.

Konferansın en önemli kararı

Konferansın diğer önemli bir gündem maddesi karar ve tasarılardı. Bu temelde YJA’nın örgütlü olduğu tüm çalışma alanları için plan ve programlar belirlendi. Konferansta alınan en önemli karar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanana kadar mücadelenin yükseltilmesi kararı idi. Kadın özgürlüğünün Öcalan’ın özgürlüğüyle mümkün olacağına da vurgu yapıldı. Konferansta, YJA sözleşmesi yeniden ele alınarak kapsamlılaştırıldı. Karar tasarılarında ise, demokratik siyasette kadın, toplumsal ekonomi ve kadın, çocuklara yönelik karar tasarısı, meclis ve komün ve kadına karşı şiddetle mücadele karar tasarılarına ulaşıldı.
Konferansın son gündem maddesi seçimdi. Konferans delegeleri, 7 kişilik YJA Koordinasyonu ile otuz dokuz kişilik meclisi seçti. 4. YJA Konferansı’nın sloganı ise, ‘Kadın öncülüğünde, Önder Apo çizgisinde demokratik kurtuluşu ve özgür yaşamı inşa edeceğiz” olarak belirlendi.

Yetersiz yoldaşlığı ortadan kaldırma iddiası

Konferansın kapanış konuşmasını ise YJA Koordinasyon üyesi Şafak Aryen yaptı. Aryen, bu konferansın Kürt Halk Önderi karşısındaki yetersiz yoldaşlıkları ortadan kaldırma iddiasını taşıdığına dikkat çekti. “Vardığımız kararlaşma düzeyiyle borcumuzu ödemenin çabasını vermeliyiz. Coşkulu moralli ve kararlı duruşun sahibi Sara arkadaş, güzel gülüşüyle Rojbin arkadaş, güçlü yaşam duruşuyla Rojin Gewda, genç yüreğiyle Ronahi Reşo ve Kürt kadın duruşuyla Viyan arkadaş, bu konferansta bizimleydi” diyen Aryen, şöyle devam etti: “Bizler onların takipçisi olarak bu konferansta onların mücadele amaçlarını başarıya ulaştırmanın sözünü yeniledik.”
YJA 4. Konferansı’nı tüm Kürt ve Ortadoğu kadınlarına kutlayan Aryen, “Konferansımız yalnızca Kürt kadınları için değil, tüm Ortadoğu kadınları için moral ve güç kaynağı olmuştur. Arkadaşlarımızın göstermiş olduğu sorumluluk anlayışıyla, iradeli bir duruş açığa çıktı. Bu konferans, nerede ve nasıl olursak olalım mücadelemizi aralıksız yükseltmenin kararlılığını bir kez daha ortaya çıkardı” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün kadın özgürlük mücadelesi açısından önemine vurgu yapan Aryen “Tüm gücümüzü demokratik özerkliği inşa etmeye seferber edeceğiz. Konferans şunu bir kez daha ortaya koydu ki demokratik özerkliğin inşası Önder Apo’nun özgürlüğü ile mümkün olacaktır” dedi.

Birlik zamanıdır

Konuşmasının sonunda tüm kadınların Öcalan’ın özgürlüğünü esas alarak sürece katılmaları gerektiğini belirten YJA Koordinasyon üyesi Şafak Aryen şunları söyledi: “An Önder Apo ile buluşma anıdır. Şimdi bir araya gelerek birlik olma zamanıdır. Konferansın ulaşmış olduğu başarı düzeyiyle bir kez daha konferansımızı Önder Apo’ya, tüm şehitlere özellikle de Rojava şehitlerine ve tüm kadınlara kutluyorum.”
YJA konferansı delegelerin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve kadına dönük sloganlar ve zılgıtlarıyla tamamlandı.

Sonuç bildirgesi açıklandı


Konferansın sonuç bildirgesi de açıklandı. Bildirgede alınan bazı kararlara ilişkin şunlar belirtildi: “Reber Apo’nun yaşamı, sağlığı, özgürlüğü halkımızın ve kadınların olmazsa olmazıdır. Bu temelde konferansımız şu ana kadar yapılamayanların özeleştirisini yapmakla birlikte Reber Apo’nun özgürlüğünü birincil hedefi olarak belirlemiştir. Bunu sağlayabilmek açısından demokratik inşanın öz iradeye dayalı gelişiminin zorunluluk olduğunu tespit eden konferansımız, Reber Apo’nun özgürlüğünü sağlayabilmenin ancak Reber Apo’nun sistemini inşa etmekten geçtiğini belirtmiştir. Buna göre her alanımızda hamlesel bir yaklaşımla halk iradesini örgütlemek ve bunu sisteme dönüştürmek gerekmektedir.”

Radikal örgütlenme politikası

Bildirgede toplumsal cinsiyetçilikle mücadele vurgusu da yer aldı ve şöyle denildi: “Demokratik ulusun ancak özgür kimlik gelişimi temelinde ortaya çıkacağını tespit eden konferansımız, toplumun özgürlük düzeyinin kadının özgürlük düzeyiyle bağlantılı olduğunu belirterek, toplumsal dönüşümün ne oranda sağlandığını tartışmıştır. Buna göre kapitalist modernitenin esas olarak dayandığı toplumsal cinsiyetçiliğin etkili olduğunu, bu temelde siyasal bir gelişim olmakla birlikte özgürlüksel gelişimin sınırlı olduğu gerçeği değerlendirilerek bu durumun aşılması için toplumsal cinsiyetçilikle daha fazla mücadelenin gereği ortaya konmuştur. Siyasal olarak ne kadar gelişim sağlansa da bunun özgürlüksel kişilik gelişimi sağlanamazsa hiçbir sistem kendisini kalıcı ve uzun vadeli kılamaz. Bu nedenle daha radikal ve dönüşümü esas alan bir örgütlenme politikası kararlaştırılmıştır. Buna göre şu ana kadar yürütülen örgütlenme politikamızın belli oranlarda sonuç almakla birlikte dönüşümü sağlamada yetersiz kaldığı, bu nedenle kişilik gelişimine dayalı bir politikanın esas alınarak gerilikle, feodal ya da modernite yaşam biçimleriyle uzlaşıcı, dolayısıyla gelişimi engelleyici tüm yaklaşımlar karşısında daha fazla mücadele kararına ulaşılmıştır.”
YJA, konferansta “gençler ve çocuklarla daha fazla ilgilenilmesi ve özgür kişiliğin temelde bunlara dayandırılması” kararına da ulaştı.

İnanç ahlaksal duruştur
Sonuç bildirgesinde ayrıca İslam’ın ve inancın siyasallaştırılmasının yaratttığı sonuçlara da dikkat çekilerek, “İnancı toplumun ahlaksal duruşu olarak değerlendiren konferansımız, bu alanı değerlendirerek, tüm inançların korunması ve yaşatılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Kapitalist modernitenin savaş aracına dönüşen iktidar islamı ve inancı siyasallaştırılması tehlikelidir, inançların, toplumsal ahlakın çökertilmesi anlamına gelmektedir. Bu temelde tüm alanlarımızda inancın toplumsal niteliğinin öne çıkarılarak bunu aşan yaklaşım ve duruşların aşılması için seferberlik ruhuyla mücadele edilmesi kararına ulaşılmıştır
Tüm bunları yapabilmek kadınlar ve halklar olarak özgürlük değerlerimizi kalıcılaştırmak ve savunmakla mümkündür. Buna göre evrensel bir hak olarak öz savunma ilkesi bir gerekliliktir" denildi.”

 ANF/BEHDÎNAN