Askerlerin kendilerine hakaret ettiğini buna karşı çıktıklarında da 3-4 aya varan disiplin cezaları aldıklarını ifade etti. Kadın tutsaklar, askerin bu tür uygulamalarına idarenin de göz yumduğunu ve askerlerle birlikte hareket ettiklerini kaydetti.
350 kapasiteli cezaevinde 700 kişinin kaldığını aktaran kadınlar, söz konusu cezaevinin tamamına bir pratisyen doktorun baktığını, onun da 2 hafta da bir cezaevine uğradığını bildirdi. 2 haftada bir gelmesine rağmen pratisyen doktorun hasta tutuklulara yaklaşımlarının da çok farklı olduğunu söyleyen kadınlar, muayenenin de baştan savma yapıldığını şöyle aktardı: "Muayene için revire çıktığımızda pratisyen hekim bizlere, 'sen hasta değilsin, senin bir şeyin yok. Seni Avrupa'ya göndersem de iyileşmezsin, bu yüzden seni hastaneye sevk etmiyorum' diyerek üstün körü bir muayene yapıyor."
Cezaevinde kimi kadınların kanser, bel fıtığı, astım, mide ülseri, kadın hastalıkları, kalp gibi rahatsızlıkları olmasına rağmen tahlil sonuçlarının ve ilaçların verilmediğini belirten kadın tutsaklar, idareyle bu konuyu defalarca konuşmalarına rağmen bir çözüm üretilmediği ifadesinde bulundu. Kadınlar, ayrıca cezaevinin diş hekimi de olmadığını, özel hastanelerden bir doktorun hastaneye getirildiğini belirterek, "Cezaevinde diş doktoru yok. Sadece özel hastanelerden bir doktor gelip muayene ediyor. O da para alıyor. Devletin göndermesi gereken diş hekimi özelden geliyor. Normalde cezaevlerinde diş dolgusu için para alınmazken bu doktor yaptığı her dolgu için para alıyor" dedi.

Tutsaklara pişmanlık dayatması
Yine cezaevi idaresinin kimi zaman farklı yöntemlerle kadın tutsaklara pişmanlık yasasından faydalanmaları için baskı uyguladığını belirten kadınlar, yaşadıkları bir olayı şöyle anlattı: "5 aylık çocuğuyla birlikte cezaevinde bulunan Ş.K. adlı hükümlü bir anne revire çıkıyor. Cezaevi müdürü o esnada hükümlü anneyi görünce 'acil durum' diyerek yanına çağırıyor. Annenin yanında başka bir arkadaşımız da var. Anneyi yalnız bırakmıyor ve kendisi ile birlikte müdürün yanına gidiyor. Cezaevi müdürü anneye 'adlilerle ilgili bir yasa var ya, seni de kapsıyor. Ancak bu dilekçeyi imzalaman gerekiyor' diyerek önüne bir dilekçe koyuyor ve imzalamasını istiyor. Annenin yanındaki arkadaşımız da dilekçeye ısrarla bakmak istediğini belirtiyor ancak müdür tarafından engelleniyor. Bunun üzerine anne dilekçeyi imzalamadan arkadaşımızla birlikte odadan çıkıyor. Daha sonra müdür tekrar anneye 'örgütten ayrıl, pişmanım de, dışarı çıkarsın' diyerek pişmanlıktan yararlanmasını istiyor."

AMED