Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yasaların varlığının tek başına yeterli olmadığını belirten hukukçular, “Kadına yönelik şiddet insanlık suçudur, bu suçlarda zamanaşımı kabul edilmemelidir” dedi.

Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artarak devam ediyor. “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”nun verilerine göre; Türkiye’de 2018 yılında 440 ve 2019 yılının ilk 8 ayında 294 kadın öldürüldü. Yıllardır hukuk alanında kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden hukukçular da hayatın her alanında yapılacak mücadele ve düzenlemelerin önemine dikkat çekti.

İnsan hakları ihlalidir

 

Habibe Yılmaz Kayar

 

Kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olduğunu belirten  Kadınlara Hukuki Destek Merkezi Derneği (KAHDEM) Başkanı Avukat Habibe Yılmaz Kayar, “Toplumdaki kadın erkek eşitsizliği şiddetin kaynağıdır. Sorunun çözümü ise kadını her alanda güçlendirmekten geçiyor. Aksi halde soruna kalıcı çözüm mümkün görünmüyor. Gündemdeki vahşet, kadınların yaşam güvencelerinin sağlanmadığı ve sözleşme gereklerinin yerine getirilmediğinin göstergesidir” diye belirtti.

 Sözleşmeler doğrudan uygulanmalı 

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde yasaların yetersiz kaldığını söyleyen Kayar, kadına yönelik erkek şiddetinin önlenmesi için bir takım yeni yasal düzenlenmelerin yapılması gerektiğini ifade etti. Var olan yasaların uygulanmaya konulmadığı sürece bir yararının olmayacağını belirten Kayar, “Hak ve özgürlüklere ilişkin taraf olduğumuz sözleşmeler iç hukuk normudur ve doğrudan uygulanması lazım. Devlet her aşamada bu sözleşmelerin amacını ortaya koyacak şekilde topluma yön vermelidir” ifadelerini kullandı.

Zaman aşımı kabul edilmemeli

Kadına yönelik şiddetin, sistematik şiddetin sivil biçimi olduğunu vurgulayan Kayar, “Kadına şiddet insanlık suçudur. Bu suçlarda zamanaşımı kabul edilmemelidir” dedi. Kadına yönelik şiddet yasalarının genel anlamıyla yeterli olduğunu dile getiren Kayar, ancak bu yasaların uygulamasında sorunların yaşandığını vurguladı. Kayar, “Bu nedenle eğer yasal düzenleme yapılacaksa sözleşmenin tamamının gereklerinin ele alınarak yerine getirilmesi ve öncelikle çocukların şiddete tanık olmaları halinde; İstanbul Sözleşmesi madde 46/a uyarınca, sözleşmede öngörülen suçların bir çocuğa karşı veya çocuğun huzurunda işlenmesi, ağırlaştırıcı sebep olarak göz önünde bulundurulmalıdır” diye konuştu.

Sadece kadın meselesi değil

Kadına şiddetin önlenmesi için güçlü ve sürekli bir irade oluşturulması gerektiğini ifade eden Kayar, “Bu gerek yürütme, gerek yasama gerek ise yasa uygulayıcıları bakımından sürekli gündemde tutulmalıdır. Kadına şiddet sadece kadın meselesi değildir. İnsan hakları sorunudur. Bu anlamda kadının güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu tarihsel eşitsizliği ortadan kaldıracak bir irade ile mümkündür” şeklinde konuştu.

Yargı mensupları eğitilmeli

Mersin Barosu’ndan Avukat Sebahat Gençtarih de yargı mensuplarının kadına yönelik şiddet konusunda eğitimler alması gerektiğini ifade etti. Şiddet konusunda eğitimin olmazsa olmazı olduğunu belirten Gençtarih, “Kadına yönelik bir insanlık suçu olarak görülmelidir. Bu konu hakkında hem kadın örgütleri hem de kadın siyasetçilerin üzerinde önemle durması gerekiyor. Eğitim sisteminde ise çocuklara dönük şiddet eğitimleri verilmeli. Kadın ve erkeğin çocuk yaşta bu şiddet eğilimine karşı duyarlılığın arması gerekiyor. Toplumsal cinsiyet konusu mutlak bir şekilde işlenmelidir” dedi.

Her alanda eşit temsiliyet 

Gençtarih, kadın erkek eşitliğinin somut bir şekilde görülmesi için yaşamın her yerinde kadının söz sahibi olması gerektiğini bunun içinde özelliklede devlet yönetimlerinde eşbaşkanlık sisteminin yaygınlaşması gerektiğinin de altını çizdi. AKP hükümeti ile kadına yönelik şiddetin ciddi rakamlara ulaştığını da sözlerine ekleyen Gençtarih, “AKP iktidarı kadını eve kapatan politikalar üreterek kadını kamusal alandan siyasetten yaşamın her alanından uzaklaştırıp, sadece çocuk doğuran ve yemek yapan bir kadın tipolojisi hedeflemektedir. Cinsiyetçi, milliyetçi ve militarist söylemler üreten AKP bunun en önemli nedenidir.”

Yargıda reform 

Kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için yargıda reform yapılması gerektiğini belirten Gençtarih, “Cezaların caydırıcı olması gerekiyor ama hakim karşısına çıkan erkekler katliam yapmış ya da kadına karşı suç işlemiş erkekler buna pişman olduklarını söylediklerinde ceza indirimi alıyor. Bu tür durumların ortadan kalkması gerekiyor. Tabii her şeyden önce ülkede demokrasi ve barışın tahsisi gerekir. Yoksa bütün bu sorunlar kaldığı yerden devam eder” ifadelerini kullandı.

 

MA/İSTANBUL/MERSİN