Kadının öz savunması toplumsallıkla başlar

Forum Haberleri —

28 Kasım 2022 Pazartesi - 07:30

.

.

  • YJA Star ve YPJ güçleri sadece DAİŞ ve AKP gibi sömürgeci güçlere karşı savaşmıyor, aynı zamanda 30 yıldır büyük başarılara yaratan Kadın Özgürlük felsefesini toplum içerisinde daha fazla pekiştiriyor.

ZELAL MAWA  

Faşist Trujillo diktatörlüğüne karşı direnen Dominikli Mirabel kız kardeşler tecavüz edilerek katledildi. Kadınlar büyük direnişle ve bedeller ödeyerek adlarını tarihin sayfalarına altın harflar ile yazdırıyor. Mirabel kardeşlerin mücadelesi, faşistlerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştı. Direnen ve mücadele eden bir kadın şahsında tüm kadınlar haklarını elde etmek için büyük bedelleri göze aldılar. Günümüzde halen faşist iktidar zihniyeti kendinde ısrar etse de, kadınlar bugün kadına karşı şiddeti protesto etmek, verilen bu bedellere layık olmak için sokağa çıkıp bütün Dünya’ya biz buradayız diyorlar.  

Bugün İran’da Jîna Amînî’nin katledilişi ve kendine ahlak polisi diyen zihniyetin kadınlara saldırmasını salt tekil bir olay olarak görmek, öyle ele almak gerçekçi değildir. Bu bir zihniyettir. Bunun karşısında başta kadınlar olmak üzere tüm duyarlı kesimler hem direniş ve sahiplenme ile hem de protesto eylemleriyle çıktı. Çünkü bu coğrafya da din, feodallik, ahlak adı altında bir toplumu hiçe sayma gerçeği yaşanıyor. Kadınlar egemen zihniyete ve bu zihniyetin mimarı olan diktatör devletlere karşı direniyor. 

Kadınlar sistem tarafından derin bir köleliğe mahkûm edilmek isteniyor. Toplumsal gerçekliğimizde şiddet daha çok fiziksel boyutta; yani dövme, tecavüz, taciz biçiminde ele alınmaktadır. Bu fiziksel şiddet biçimlerinin meşruluğunu sağlayan ise erkek egemenlikli zihniyettir. Erkek cinsinin üstünlüğünü sağlamak amacıyla tarih yazımından tutalım, dinler, hukuk, felsefe, müzik, edebiyat, kültür, bilimler gibi tüm alanlarda kadın ikinci cins olarak küçümsenmiştir. 

Dolayısıyla fiziksel şiddet öncelikle yapısal şiddetle sağlanan bir meşruluğa kavuşturulmuştur. Yani yapısal şiddetin kodları dinlerden tutalım, hukuka kadar kadına karşı söz ve yazımda bulunmaktadır. Hepsi kadına yönelik ayrımcı ve dıştalayıcı yaklaşır. 

Kadınlar, köleliğin nedenlerini irdeledikçe ve özgürlüğün mümkün olduğunu gördükçe daha fazla direniş ile buluşmuştur. Yüzyılın hesaplarının görüldüğü ve kadınların egemenlerin hesabını bozmak için yola koyulduğu özgürlük zamanlarını karartmak isteyen kapkara bir faşizmle karşı karşıyayız. Rojava devrimiyle başlayan, bütün Kuzey Doğu Suriye’ye yayılan kadın devriminin erkek egemen sistemi bu denli korkutması normal.

Kadına yönelik şiddeti sadece bir erkeğin bir kadına uyguladığı şiddete indirgemek de tamamen düz bir düşüncedir. Bu şiddetin aslında bir kadına yapılırken toplumsal özgürlüğe yapıldığı görülmediği sürece konu hep yasal çerçevede ya da günlük eylemlilikler ile ele alınacaktır. Reber Apo’nun çıkışıyla Kadınların özgürlük için örgütlenmesi toplumsal değişim-dönüşüme yol açarak, kadına yaşam alanı açtığı gibi, paralel etkisi ise demokratik toplumsal tüm ilişkilerin kökenine kadın özgürlükçü yaşamın sirayet etmesi olmuştur. 

Rejimin tüm cinsiyetçi ve eril zihniyete dayalı sömürgeleştiren politikalarına rağmen Kürt kadınları ve bütün dünyadaki kadınlarda derin bir özgürlük istemi ve yaşam biçimi mevcuttur. 

Kadınların tarihin seyrini belirledikleri şu günlerde öz savunmayı askeri savunma mantığıyla ele almak da yüzeysel bir yaklaşım olur. Kadının en belirgin öz savunması kendi öz örgütlüğüdür, yani özgürlük için örgütlenmesidir. Erkek gücünü kaybetmekten korktuğu için kadına saldırdığı gerçeğini doğru okumadığımız sürece şiddet normalleşerek devam edecektir. 

Artık kadınlar hiçbir yerde şiddete karşı sessiz ve çığlıksız değil. Kadınların kimliği, eylemi, dili, savunması direniştir. Tüm dünyada artık kadınlar şiddet sarmalının çemberini yarıyor, mücadeleyi ortaklaşıyor. Kürdistan’da bu mücadelenin kadın hareketi öncülüğünde örgütlü ve kolektif gelişmesi, temel olarak öz savunmayı oluşturur. 

Kadın gerillaların olağanüstü direniş̧ kültürü giderek Bakur, Rojhilat, Başûr ve Rojava’da toplumsallaşmaktadır. YJA Star ve YPJ güçleri sadece DAİŞ ve AKP gibi sömürgeci güçlere karşı savaşmıyor, aynı zamanda 30 yıldır büyük başarılara imza atan Kadın Özgürlük felsefesini toplum içerisinde daha fazla pekiştiriyor. 

Bugün dağlarda binlerce kadın öz savunma gücü olarak, kendini ve toplumunu koruyor YJA Star gerillaları dağlarda bir irade haline geldiler. Özünde YJA Star gücü bir örgütleme gücüdür. Kadının öz iradesinin bir arada olmasıdır. Dağlardan yükseltilen mücadele ile bu köhne erkek egemen zihniyet tarihten de silinip gidecek. Dağlardan sokaklara, zindanlara ulaşan bir köprü kuruluyor. Emekle ve kanla yazılan yeni tarihte buna özgülük köprüsü denecek.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2023 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.