Kadının duruşuna tahammülsüz
Ekin Ceren Kadın Merkezi Sosyoloğu Ayşe Çaçan, kadın mücadelesinin güçlenmesiyle birlikte kadına yönelik baskı, şiddet ve insanlık dışı hak ihlallerinin daha fazla gündeme geldiğine dikkat çekerek, cezaevlerinde yaşananların bunun göstergesi olduğunu kaydetti. AKP iktidarının kadın tutsaklara yönelik saldırılarının özgür kadın duruşuna tahammülsüzlüğünü gösterdiğini belirten Çaçan, kadın mücadelesinin bu tür uygulamalar ile geriletilemeyeceğini vurguladı.
İnsanlık ayıbı
Kadınların evde, işyerlerinde ve yaşamın diğer tüm alanlarında şiddete maruz kaldıklarını belirten Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Gülay Tekin de, aynı bakış açısının cezaevlerine de yansıtıldığına dikkat çekerek, kadın tutsakların erkek gardiyanlar tarafından darp edilerek hakarete uğramasının bunun bir yansıması olduğunu ifade etti. Tekin, Muş Cezaevi’nde kadın tutsaklara yönelik şiddeti insanlık ayıbı olarak nitelendirdi.
AKP’nin sıkışmışlığıdır
Demokratik Özgür Kadın Hareketi aktivisti Neslihan Başak ise, cezaevlerinde kadın tutsaklara yönelik uygulamaları “AKP’nin sıkışmışlığı” olarak değerlendirdi ve mücadele eden kadınların iktidarları her zaman korkuttuklarını ifade etti. Kadınların birleşerek devrim yapabileceklerini, bunun en somut örneğinin Rojava Devrimi olduğunu belirten Başak, cezaevlerinde uygulanan şiddete karşı “tüm yasal ve yasal olmayan eylemlere gitmemiz gerektiğine inanıyorum” diye konuştu. Başak, “Anlayamadıkları şey şu ki; kadınların yürüteceği direniş mekanla ilişkili bir durum değildir. Kadınlar nerede olursa olsun o direniş olacaktır” dedi.
ZEYNEP KURİŞ/DİHA/AMED