Davayı kazanan İzmir Barosu avukatlarından Ayten Ünal, dava sürecinde birçok çevrenin de desteğini kazandı. Şu anda evlenmeden önceki soyadını kullanan Ünal, kadınların „metazoriyi“ yani „Kendilerine sorulmaksızın evlenme ile doğum soyadını kaybederek, kocasının soyadını almak zorunda bırakılmasının“ ve her evlenme boşanmada bunu yaşayarak bir değişikliğe zorlanmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını dile getirdi. Kadınların erkeğe bağlı kalarak soyadlarını değiştirmek zorunda bırakılmasının ayrımcılık olduğunun altını çizen Ünal, bu durumun da kadınların günlük hayatında birçok sıkıntıya neden olduğunu ifade etti. Kadınların bundan dolayı her defasında kredi kartı ve resmi evraklarını değiştirmek zorunda kaldıklarının altını çizen Ünal, bunun değişmesi için de hukuki mücadelenin sürdüğünü dile getirdi.
Kadınların kendi soyadlarını kullanmaları yönündeki taleplerinin hayata geçirilmesi için İzmir Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nda faaliyetler yürüttüklerini kaydeden Ünal, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması için yasa tasarısı hazırlayacaklarını dile getirdi. Kanun teklifi ile konuyu yeniden gündeme getireceklerinin altını çizen Ünal, bu konuda bir farkındalık yaratmak istediklerini söyledi.

Soyadı öyküleri kitaplaşıyor

Eşlerinin soyadlarını kullanan kadınların başından geçen ilginç öyküleri toplayıp kitaplaştırma çalışması başlattıklarını ifade eden Ünal, bu konuda ilginç öyküsü olan kadınların, öykülerini izmirbarosoyadi@gmail.com adresine gönderebileceklerini ifade etti. Toplanan öykülerin bazılarını kısa film olarak çekeceklerini ifade eden Ünal, ayrıca konuya ilişkin afişleri de bilbordlara asacaklarını belirtti. Ünal, ayrıca konuya ilişkin pilot davaların da açılmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

DİHA/İZMİR