Kadınlar olmadan demokrasi mümkün değil
Kadın Haberleri —

İran rejim baskı
- Savaş ve baskı arasında kalan İran ve Rojhilat kadınları, “Jin Jiyan Azadî” şiarıyla direnmeye devam ediyor. Aktivist Sarina Esmaili, “Kadınların mücadeleye katılımı, gerçek bir demokrasinin sağlanması için hayati önemdedir” dedi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a dönük başlattığı saldırılar 40 günü aşarken, ABD ve İran arasında iki haftalık ateşkes ilan edildi. Rejim baskısı ve savaş tehdidi altında yaşayan İran ve Rojhilat halkı ise direnişini sürdürüyor. Özellikle kadınlar, 1979’dan beri özgürlük ve hakları için verdikleri mücadeleyi elden bırakmıyor. Bu mücadelenin simgesi haline gelen “Jin Jiyan Azadî” sloganı, tüm İran’a ve dünyaya yayıldı.
Henüz 16 yaşındayken İran ve Rojhilat’tan tüm dünyaya yayılan eylemlere katılan Sarina Esmaili MA’ya konuştu.
Kadın mücadelesinin 1979’da devrilen Şah rejiminden günümüze dek sürdüğünü belirten Sarina Esmaili, “Rejim devam ederse siyasi baskı sürer. Savaş veya çatışma durumu sürerse, ekonomik ve toplumsal zarar artar. Kadınların mücadeleye katılımı, gerçek bir demokrasinin sağlanması için hayati önemdedir” dedi.
İdeolojik sınırlar aşıldı
Molla rejiminin kuruluşuyla birlikte kadınlar üzerinde doğrudan baskı arttı. Zorunlu başörtüsü, hukuki ayrımcılık (tanıklık, miras, velayet), eğitim ve iş hayatında kısıtlamalar, kadınların geleneksel ev ve anne rollerine hapsedilmesi gibi politikalar hayata geçirildi. Sarina Esmaili’in, “Kadınlar en başından bu kısıtlayıcı yasalara karşı eylemler yapmaya başladı” dedi. Kadınların her zaman özgür bir toplumsal zemin oluşturduğunu ifade eden Sarana Esmaili, şunları ekledi: “Kürt kadınlar her türlü otoriteye ve baskıya karşı durdu ve bu direniş günümüze kadar devam etti. Önemli bir nokta ise kadın mücadelesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal olmasıdır. Bu nedenle ideolojik sınırlar aşıldı. Kürt hareketinin içinden doğan ‘Jin Jiyan Azadî’ sloganı yalnızca Kürt kadınlar ve Kürt toplumu için değil, tüm İran ve hatta dünya için bir mücadele sembolüne dönüştü.”
‘Jin Jiyan Azadî’ etrafında birleşildi
Kadınların verdiği mücadeleyle eğitim ve iş hayatında ilerleme kaydettiğini söyleyen Sarina Esmaili, “Bugün zorunlu başörtüsü sistemi de kadınlara dönük devlet şiddeti de hala devam ediyor. 2022 yılında Jîna Emînî’nin devlet tarafından öldürülmesi, yeni bir mücadele dalgasını ve geniş çaplı protestoları tetikledi. Bu protestolar Rojhilat’dan başlayarak Tahran’a, Avrupa’ya ve hatta Avrupa Parlamentosu gibi uluslararası kurumlara kadar yayıldı. Kadınlar başörtülerini çıkarıp yaktılar, gençler güvenlik güçleriyle karşı karşıya kaldı. Binlerce kişi yaralandı veya tutuklandı ancak mücadelelerini sürdürdüler. Farklı toplumsal kesimler arasında dayanışma oluştu ve ‘Jin Jiyan Azadî’ sloganı etrafında birleşildi. Kürdistan’da kadınlar, hak ve özgürlükleri hatta halkların kurtuluşu için erkeklerle omuz omuza mücadele veriyor” diye belirtti.
Savaş ve rejim arasına sıkıştırıldı
Halkların rejim ve savaş arasında sıkıştırıldığına dikkat çeken Sarina Esmaili, “Bilgiler sınırlı olsa da bazı gerçekler açık. Aileler korku içinde yaşamaktadır. İnternet erişimi kısıtlanmakta ya da kontrol edilmektedir. Hane gelirleri düşüyor. Güvenlik hem otoriter bir İslami rejim hem de milliyetçi baskılar tarafından tehdit ediliyor. Baskı arttıkça direniş ve ayaklanma, kaçınılmaz bir toplumsal gereklilik haline geliyor. Daha düşük gelirli insanlar ise kentlerini terk edemiyor. İşlerini kaybeden çok insan oldu. Kadınlar ve çocuklar en fazla zararı görenlerin başında geldi” dedi.
Örgütlenme ve dayanışma gerekli
Rejim değişikliğinden sonrası yaşanabilecek değişikliklere değinen Sarina Esmaili, şöyle devam etti: “Eğer rejim değişirse daha fazla özgürlük mümkün olabilir, kadın hakları güçlenebilir ancak bunlar olasılık. Ancak zorlu bir geçiş süreci yaşanacak ve tüm toplumsal kesimlerden kadınların güçlü örgütlenmesi ve dayanışması gerekiyor. Eğer rejim devam ederse, siyasi baskı sürer. Ancak yine kadın mücadelesi devam eder. Savaş veya çatışma durumu sürerse, ekonomik ve toplumsal zarar artar. Kadınlar ve gençler daha fazla zarar görür. Göç artar.”
Kadınların katılımı hayati önemde
İran’da verilen kadın mücadelesinin bireysel olmaktan çıkıp, kolektif bir hale geldiğini vurgulayan Sarina Esmaili, sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınlar, özgürlük, adalet, insan onuru, toplumsal eşitlik evrensel kavramlar gibi temel mücadelelere öncülük etti. Bu mücadelenin geleceği; siyasi, ekonomik ve toplumsal koşullara, ayrıca kadınların yönetimin tüm alanlarına katılım düzeyine bağlıdır. Kadınların mücadeleye katılımı, gerçek bir demokrasinin sağlanması için hayati önemdedir.” HABER MERKEZİ













